Mendil Altında
Puan vermedi·208 syf.··
2026 2. kitabı
Kitap Adı : Mendil Altında Sayfa Sayısı : 245 Yazar: Memduh Şevket Esendal ''İçindekiler'' bölümünden sonra, kitabın ilk iki sayfası İstanbul doğumlu Memduh Şevket Esendal'ın hayatıyla ilgili temel bilgileri içeren biyografisine ayrılmış. Kendi kendine Fransızca, Farsça ve Rusça öğrenmesiyle dikkatimi çeken yazarımız müfettiş, büyükelçi ve milletvekilliği görevlerinin yanı sıra edebiyat alanında üstün başarılar sergilemiş; Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu'nca da okullara tavsiye edilen anı, mektup, hikaye ve roman tarzında birçok esere imza atmıştır. Kitabımızda yer alan hikayeleri henüz okumadan önce M. Sunullah Arısoy'un ''Edebiyatçılarımız Konuşuyor'' başlığıyla 1953 yılında Varlık Yayınları Cep Kitapları 73. sayı sayfa 5 ile 15 arasında Memduh Şevket Esendal'la yaptığı röportaj karşılıyor bizi. Bu röportajla birlikte Memduh Şevketi biraz daha yakından tanıyor bütün sorulara titizlikle verdiği yanıtlara, mütevazi kişiliğine, zarif nüktelerle süslediği keskin zekasına bire bir şahit oluyoruz. ''Nasıl yazarsınız?'' Diye sorunca Sunullah Arısoy ''İşte, oturur yazarım. Gecesi gündüzü belli olmaz. Ne zaman olsa yazarım'' diyerek cevap veriyor. Bir başka soruyla ise bugünkü edebiyat hakkındaki düşüncelerini öğrenmek istiyor. ''Hiç hüküm veremem'' diyerek söze başlıyor ve devam ediyor. ''Söyleyeceklerim tam olarak doğru olmasa da ben insanlara yaşamak için ümit, kuvvet ve neşe veren yazılardan hoşlanırım. İnsanları yuğunmuş mutfak paçavrasına çeviren ve yeise düşüren yazılardan hoşlanmam. Tam bir ferah içinde yaşamıyorken bir de karanlık ve kötü şeylerden bahsederse bize.. Onları okursak... Bu insanları bir havana koyup ezmeye benzer. Halbuki insanların içinde bir umut olmalı, yaşama umudu... Neşe vermeli insanlara okudukları. Ancak dediğim gibi
Edebiyat
Mendil AltındaMemduh Şevket Esendal · Bilgi Yayınevi · 2012847 okunma
plana sadık kal
8/10
·65 syf.··
2026 5. kitabı
Kitap, stratejilerin yanı sıra bilgelik, hikmet, hakikat ve sabır gibi evrensel konulara dair tespitler de yapmaktadır. Eserin ilk bölümü olan Hesaplama, bir savaşı mutlak kazanmanın beş yolundan bahseder. Bu şartlar sırasıyla gök, yol, komutan, kural ve mekandır. Yol, savaşta izlenmesi gereken stratejileri anlatırken Gök tabiri Tanrı’nın bir sembolüdür. Yer, savaşın yapılacağı mekan ve savaşta kullanılan silahları kapsar. Komutan ise savaşların en temel taşıdır. Çünkü komutan iyi bir plan yapamazsa, birlikte fikir ayrılıkları ortaya çıkabilir. İkinci bölüm olan Savaş’ta ise düşman ordusuna karşı hangi taktiklerin uygulanacağı anlatılır. Devamında Taktik Saldırı’dan bahseden eser, başarılı olan bir komutanın hem kendini hem de karşısındakini tanıması gerektiğini vurgular. Savaşların inceden planlanması gerektiğini sıkça ifade eden Sun Tzu, gizliliğin ve asker moralinin başarıya giden yolda ne derece önemli olduğunu belirtir. Başarılı bir Çin komutanı olan Sun Tzu, kitabında üstü kapalı bir biçimde aslında hayatın ne denli yollar ve varyasyonlar içerdiğini anlatmaktadır. Savaşta zafer olsa bile, geçen uzun zaman asker ve komutanları yıpratmakta ve psikolojik birçok hasar bırakmaktadır. Savaş’ta esas olan galibiyet değil, kaybedilen vakittir. Çünkü hem ekonomik koşullar hem de halk direnci, zamanla seyrin en önemli iki unsuru haline gelir. Orduyu iyi idare eden kişi savaş gücünü ülkesinden, ikmalini düşmandan sağlar. Akıllı komutan yiyecek teminatını düşmandan almalıdır. Eğer sefer uzaktaysa, halk yoksullaşır. İşgalin en başarılısı ise savaşmadan düşmana boyun eğdirmektir. Bu nedenle en iyi askeri strateji taktiksel saldırıdır. Askerlikte kural, “10 katıysan kuşat, 5 katıysan saldır, 2 katıysan dağıt, eşitsen yenmeye çalış, az isen çekil, zayıf isen savaşmaktan
Savaş SanatıSun Tzu · Karbon Kitaplar Yayınları · 201949,5bin okunma
Reklam
Puan vermedi·325 syf.··
2026 5. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 22:36
Muhsin Yazıcıoğlu'nun cinayeti dahil siyasetin karanlık yüzünü tek tek okuyacaksınız. Kitabın yayın yılına bakın derim çünkü acayip şeyler okuyacaksınız. Belgeleriyle, imzalarıyla.. 5-10 yıllık planlanmış karanlık bir geleceğin inşası. Bir çok fail-i meçhul kaynaklara ışık tutacaktır. (Emin olun faili bilinmeyen hiçbir siyasi eylem olmaz. Kimin işine yaramışsa faili orda aramamız gerekir.) Okurken yok artık buna da mı ucu dokunmuş demezseniz bir daha anlayarak okumanızı tavsiye ederim.
Derin Çeteye PusuAli Erkan Kavaklı · Nesil Yayınları · 201319 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2026 15. kitabı
Alegorik eserlere hep hayranlık duymuşumdur ama bu kitap bambaşka Hüsnü Aşktan beridir okuduğum en güzel kitap olabilir. Hikayesi basit simurga ulaşmak isteyen bir grup kuş Hüdhüd liderliğinde yola çıkmak isterler ama daha yolun başında hatta yola çıkmadan yolun zorluğuna meşgalesine katlanmak istemeyen kuşlar bahaneler bulmaya başlar gelmek istemezler. Kuş tasavvufta hatta halk edebiyatında bile ruhu temsil ediyor can kafeste durmaz uçar dünya bir han konan göçer... misali ruh edebiyatta kuşa benzetilir ki kitapta bahsi geçen kuşlar da aslında insanların ruhlarını temsil ediyor . Bülbül dünyevi aşka bağlanmış ruh , papağan tutsaklığı kabullenen ruh , Tavus Allahı değil cenneti mükafatı arzulayan ruh , keklik altın mücevher düşkünü ruh, hüma şanslı ve kibirli ruh, saka aciz ruh.... gibi . Aslında kuşlar dünyaya gelmiş ama geliş amacından uzaklaşmış ruhları temsil ediyor... Sonra yola çıkmayı göze alan kuşlarla Hüdhüd yola çıkar ama bu yol zor bir yoldur 7 zorlayıcı vadiyi geçmeleri gerekir ki bu vadiler 1) Talep vadisi 2) Aşk vadisi 3) Marifet vadisi 4) istiğna vadisi 5) Tevhid vadisi 6) Hayret vadisi 7) Fakr ve Fena vadisidir . Bu vadiler bol bol güzel hisseler alabileceğiniz kıssalarla anlatılıyor . Anlatım harika ötesi neyse derken yola devam eden 30 kuş vadileri geçiyor ve Simurga ulaşıyorlar ama o da ne kendilerinden başka bir şey yok (Si murg aynı zamanda 30 kuş demekmiş/ F. Attar burda söz oyunu yapmış Nefsini bilen Rabbini bilir misali ) Tam bir tasavvuf klasiği mutlaka okuyun
Mantıku't-TayrFerîdüddin Attâr · Sufi Kitap Yayınları · 20256,3bin okunma
95 Tez Endüljans
3/10
·84 syf.··
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 13:40
Merhabalar, bugün sizlerle beraber 95 tezi inceleyeceğiz. Ama önce yazarı olan Martin Luther'i ele alalım. 1483'te orta hâlli bir ailenin çocuğu olarak doğan Martin Luther; besteci, ilahiyatçı ve keşiş olarak hayatını sürdürmüştür. Yaptığı reform hareketleri ve yayımladığı 95 tez ile dünya tarihinde damga vurmuş isimlerin arasında kendisine hak kazandı. Yaşamı boyunca Papa'nın samimiyetsizlikle yaptığı endüljansı eleştirmiş ve her daim mücadele etmiştir. Bu metinde gerisine pek de değinmeye gerek yok. Zira bir zamanlar Papa'nın insanları nasıl kandırdığı apaçık ortada. O hâlde biz metini inceleyelim. Kitapta çoğu Papa'nın günahları bağışlamasının, özellikle para karşılığı ve samimi olmadan yapılan çıkar ilişkisinin, aşağılandığı barizdir. Ancak Papa'yı tamamen reddetmek değil onun yetkilerini kısıtlamayı seçer. Fakat kendi metininde bir o kadar çelişkili olduğu aşikârdır. Mesela ilk 10 tezde 6-8.p tezler arasına baktığınızda Papa'nın aracılığıyla Kutsal Ruh'un insanlara lütuf verdiğini söylerken, 30-35 tezler arasına baktığınızda Papa'nın insanları Tanrı'ya yaklaşırdığını söyleyenlerden kaçınılması gerektiğini ifade etmiştir. Bir yandan endüljansı reddederken öteki taraftan da Papa'nın lütuflarının her yere yayılmasını istiyor. Papa'nın insanları affetme konusunda samimi ve istekli olmasını isteyip son 5 tez de "lütuft"tan ve müjdeden kaçınılıp cehennem ve günahla insanları Tanrı'ya yaklaştırılması gerektiğini söyler. Bu kadar çelişkili ve üç maymuna oynayan bu metne verebileceğim puan ancak 3 olur. Bu metinden kalite beklemiştim ve açıkçası hayal kırıklığına uğradım. Martin Luther de Papa'dan farksız değilmiş o kadar. Aynı şeyin laciverti Neyse, Tanrıya emanet olun, ilimden başka kerametiniz olmasın.
Doksan Beş TezMartin Luther · İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,368 okunma
Puan vermedi·48 syf.··
2026 11. kitabı
"Para ölümü zehirlerse ölümden bir tek öfke çıkar" – məhz fransız naturalizminin atası Émile Zola-nın "Nasıl Ölünür" (Comment on meurt) kitabının ana ideyasını, ruhunu əks etdirir. Zola bu qısa, amma sarsıdıb insanı silkələyən əsərində olduqca çılpaq bir sual verir: Ölüm hamını bərabərləşdirirmi? Müəllif bu suala "Xeyr" cavabını verir. O, cəmiyyətin 5 fərqli təbəqəsindən (aristokrat, burjuva, xırda dükançı/esnaf, fəhlə və kəndli) olan insanların son nəfəslərini və sonrasını 5 qısa hekayədə təsvir edir. Zola göstərir ki, insan necə yaşayırsa, elə də ölür; sosial siniflər, kapital, pul və status insanın yalnız həyatını yox, onun ölüm döşəyini, tabutunu və arxasından tökülən göz yaşlarını da formalaşdırır. Kitabdakı 5 fərqli ölüm portreti təxminən belədir: 1. Aristokratın Ölümü (Qraf de Çalye): Ölüm tam bir teatr səhnəsidir. Hər şey protokollara, "soyadın şərəfinə" uyğun idarə olunur. Əsl kədər yoxdur, sadəcə cəmiyyətə nümayiş etdirilməli olan "alicənab bir yas" rolu var. 2. Burjuvanın Ölümü (Madam Guérard): Həyatı boyu rahatlıq və lüks içində yaşamış bu təbəqə üçün ölüm böyük bir qorxu, qəbul edilə bilməyən bir təhdiddir. Həkimlər, dərmanlar və pul tökərək ölümdən qaçmağa çalışırlar, lakin qaçış yoxdur. 3. Xırda Dükançının Ölümü (Madam Rousseau): Pul qazanmaq hər şeydən üstündür. Qadın yuxarıda can çəkəndə belə, həyat yoldaşı müştərilərə mal satmaq, qəpik-quruş hesablamaq məcburiyyətindədir. Çünki dükkanı bircə saatlıq bağlamaq maddi itki deməkdir. Ölüm yatağında belə pulun zəhəri var. 4. Fəhlə Ailəsinin Ölümü (Kiçik uşaq - Charlot): Yoxsulluq içində yaşayan fəhlə ailəsində ölüm bəzən "boğazın birinin azalması" kimi acı bir rahatlıqla qarşılanır. Çarəsizlik, tibbi yardıma çata bilməmək və ölümün gətirdiyi o soyuq, kimsəsiz reallıq bura hakimdir. 5. Kəndlinin Ölümü
Nasıl ÖlünürEmile Zola · Can Yayınları · 202024,3bin okunma
Reklam
Reklam