Refia

Refia
@Kendihalindebirsosyolog
while(alive): create()
tanıdığım birisine 5 yıl sonra icra davası açılmış yaşayan başka biri var mı? #kapatılanüniversiteler
1K
Reklam

Refia

, şu anda okuyor
%0 (1/225 syf.)
Orhan Gazi Ertekin
7.7/10 · 9 okunma
“İnsanlar, meşgul oldukları fenlerde fenâfi’l-fen olurlar.”
Evrimsel biyologlar, kullanılmayan uzuvların zamanla güdükleştiği ve bunların tevarüsle sonraki nesillere geçtiği iddiasına güya delil olarak, insandaki kör bağırsağı ve bademcikleri misal verirler. Kör bağırsağın ince bağırsak ile kalın bağırsak arasında yer aldığını belirterek, onun ot yiyen eski atalarımızdan kalmış ve güdükleşmiş bir uzuv ve dolayısıyla lüzumsuz olduğunu ileri sürerler. Aynı şekilde, bademcikleri de lüzumsuz görürler. Hâlbuki, bugün bademciğin, boğaz yoluyla vücuda girecek mikroplara karşı âdeta bir karakol, bir sigorta gibi çalıştığını ilim söylüyor.
Darvin’in hareket noktalarından biri olan benzerliği dair
Benzerliklerden hareket eden Darvin, insanlarda bulunan bir kısım hastalıkların hayvanlarda da bulunmasını, güya bir başka delil olarak değerlendirilir. "Tam tersine, bu hastalıklardan bir veya birkaçı farklı hayvan türlerinde görülebilmektedir. Meselâ, kronik amfizem atlarda, lösemi kedilerde ve sığırlarda, kas distrofisi tavuklarda ve farelerde, damar sertliği domuzlarda ve güvercinlerde, kan pıhtılaşması bozuklukları ve nefritler köpeklerde, mide ülserleri domuzlarda, anevrizma hindilerde, safra taşları tavşanlarda, karaciğer iltihabı köpek ve atlarda, böbrek taşları köpek ve sığırlarda, katarakt köpek ve farelerde görülür. Buradan hareketle, insanın fareden geldiğini, köpekten türediğini, sığırdan dönüştüğünü mü iddia edeceğiz?"