Bugün burada yazınsal olarak ortaya koyacağımız olaylar, her birimizi kapsayan ama sadece bir bedende anıldığı şekliyle aktarılacaktır. Yani birinin gökyüzüne bakarken gördüğü şey, mevsimin de ötesinde belki sürüklenen bulutlara yüklediği anılarken; ötekinin gökyüzüne bakanı veya tanığı olduğu kişiye yüklediği anlam, aynı anlam ya da anlayış değildir. Bedenlerin ötesinde, duyumun insana yüklediği bu 'başka biriyim' inanışı, her çeşit olayın sonunda bereketli şekil, hareket ve yorumun önünü açıyordu. Ve bunun ismi en iyi görgü tanıklığıydı. En iyi izleri ise sorulan her soruda tanıklığa başvurulmuşçasına anlatma ihtiyacıydı.