L Imperatrice

L Imperatrice
@5thelement
La musique- La littérature- "The happiness of your life depends upon the quality of your thoughts." -Marcus Aurelius
Reklam
Sen sorumlusun <3
Küçük Prens tilkiyi evcilleştirdi. Ayrılık saati yaklaşınca tilki: "Ah," dedi "gözyaşlarımı tutamayacağım." "Suç sende," dedi Küçük Prens. "Sana kötülük etmeyi düşünmemiştim, kendin istedin evcilleşmeyi." "Orası öyle." "Şimdi de gözyaşlarını tutamıyorsun." "Orası öyle." "Öyleyse bundan bir kazancın olmadı!" "Oldu, oldu," dedi tilki, "başak tarlaları meselesi..." ''... 'Git, bir daha bak güllere. Seninkinin eşsiz olduğunu anlayacaksın. Sonra gel, helalleşelim; sana bir sır vereceğim.' Küçük Prens, güllere bir daha bakmaya gitti: 'Siz benim gülüme hiç mi hiç benzemiyorsunuz. Şimdilik değersizsiniz. Ne sizi evcilleştiren olmuş ne de siz kimseyi evcilleştirmişsiniz. Tilkim eskiden nasılsa, öylesiniz. O da önceleri tilkilerden bir tilkiydi ama ben onu dost edindim. Şimdi dünyada bir tane o.' Güller güç duruma düşmüşlerdi. 'Güzelsiniz ama boşsunuz,' diye ekledi. 'Kimse sizin için canını vermez. Buradan geçen herhangi bir yolcu benim gülümün size benzediğini sansa bile o tek başına topunuzdan önemlidir. Çünkü üstünü fanusla örttüğüm odur, rüzgârdan koruduğum odur, kelebek olsunlar diye bıraktığımız birkaç tanenin dışında bütün tırtılları uğrunda öldürdüğüm odur. Yakınmasına, böbürlenmesine, hatta susmasına kulak verdiğim odur. Çünkü o benim gülümdür o.' '' ... Sonra tilkiyle buluşmaya gitti: “Hoşça kal,” dedi. “Hoşça git,” dedi tilki. “Vereceğim sır çok basit: İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir. Gerçeğin mayası gözle görülmez.” Küçük Prens unutmamak için tekrarladı: “Gerçeğin mayası gözle görülmez.” “Gülünü bunca önemli kılan, uğrunda harcadığın zamandır.” Küçük Prens unutmamak için tekrarladı: “Uğrunda harcadığım zamandır.” “İnsanlar bu gerçeği unuttular, sen unutmamalısın. Evcilleştirdiğin her şeyden her zaman sen sorumlusun. Gülünden sen
Tilki sustu uzun bir süre küçük prensi süzdü, "Ne olursun..evcilleştir beni!" dedi. "Çok isterdim, ama vaktim az. Dostlar edinmeli ve yeni şeyler tanımalıyım." "Yalnız evcilleştirdiğin şeyleri tanıyabilirsin," dedi tilki. "İnsanların onları tanımaya ayıracak zamanları yok artık. Aldıklarını hazır alıyorlar dükkanlardan. Ama arkadaş satan dükkânlar olmadığı için arkadaşsız kalıyorlar. Arkadaş istiyorsan beni evcilleştir işte.." "Evcilleştirmek için ne yapmalıyım?" "Çok sabırlı olmalısın," dedi tilki. "Önce benden biraz ötede, çimenlerin arasında oturacaksın. Şöyle ben seni göz ucuyla süzeceğim, sen ağzını açmayacaksın. Çünkü sözcükler yanlış anlama kaynağıdır. Her gün biraz daha yakınıma oturursun..."
''Hiçbir şey tam istendiği gibi olmuyor.'' dedi tilki içini çekerek.
"Evcil ne demek?" "Artık kimselerin umursamadığı bir geleneğin gereği. Bağlar kurmak demektir." "Bağlar kurmak mı?" "Evet. Sözgelimi sen benim için şimdi yüz binlerce oğlan çocuğundan birisin. Ne senin bana bir gereksinmen var ne de benim sana. Ben de senin için yüz binlerce tilkiden sadece biriyim. Ama beni evcilleştirirsen birbirimize gereksinme duyarız. Sen benim için dünyada bir tane olursun, ben de senin için." "Biraz biraz anlıyorum," dedi Küçük Prens, "bir çiçek var... galiba beni evcilleştirdi."
Reklam