Kişi, kendisi ya da kendi soyunun bireyleri için mal mülk edinirken, bir aile ya da devlet kurarken ve şan şöhret elde etmek için çabalarken ölümlüdür, ancak hakikat ile meşgul olurken ölümsüzdür ve ne değişimden, ne de beklenmedik olaylardan korkmasına gerek vardır.
‘Hayal denen şeyi biliyorum. Hayal mi kuruyor acaba şimdi? Gözlerini yere dikmiş, ama eminim baktığını görmüyor. Bakışı içe dönmüş gibi, kalbine çekilmiş. Sanırım hatalarına bakıyor, şu anda olmayan bir şeyleri görüyor.’