Çünkü ülkemizin insanları daha yaşamanın acemisidir.Onlara insan gibi yaşaması öğretilmemiştir henüz. Nasıl yaşamak gerektiği de sezdirilmeden öğretilebilir onlara.Hayatın yaşamaya değer olduğu öğretilebilir.
Zorlu hayat mücadelesine ve imkansızlıklara karşı bir bilim adamının kendine ve toplumuna karşı taşıdığı sorumlulukları büyük bir ciddiyet ile yerine getirmesi, hayatını bilime adamanın getirdigi problemler ve hayatın nasıl zor bir yola girdiğini anlatan, bilimin – bilim insanının başarıya giden yoldaki imkansızlıklara göğüs germesi şeklinde incelenebilir
Aceleden, yeni kılıklar Batı'dan ithal edilirken, kafaların ithali unutulmuştu; ya da gümrüklerden çekilmemişti. Saçı ve sakalı uzun olan -biraz uzun tabii- şairler filozof sanılıyordu: tarih, dil, sosyoloji gibi konularda biraz fikri olanlar -ya da fikri varmış gibi görünenler- bilgin olarak saygı görüyordu.