Bir anneyi içten içe yoran evlatların 7 davranışı 1. Ses tonunu yükseltmek. Belli yaşa gelmiş bir evladın hâlâ annesine sert konuşması… tartışma değildir, kalbe dokunan bir kırılmadır. Çünkü çoğu zaman altında şu görünmez çekirdek inanç vardır: “Güçlü olmak için sesimi yükseltmeliyim.” 2. “Sen anlamazsın” demek. Hayatı senden önce yaşamış bir kadına bunu söylemek… sadece cümle değil, değerini yok saymaktır. Arka planda ise şu inanç çalışır: “Benden önce gelenlerin bilgisi değersizdir.” 3. Aramamak, sormamak. Günlerce, haftalarca aramamak… annenin içinde sessiz bir boşluk büyütür. Çünkü fark edilmeden şu inanç yerleşmiştir: “Sevgi, gösterilmeden de anlaşılır.” 4. Yaptıklarını sıradan görmek. Yıllarca yaptığı fedakârlıkları “zaten göreviydi” gibi görmek… en ağır haksızlıklardan biridir. Bunun kökünde genelde şu vardır: “Emek zaten verilmek zorundadır.” 5. Küçümseyen bakış ve sözler. Bazen bir bakış, bir kelimeden daha çok incitir… özellikle evladından geliyorsa. Çünkü içten içe şu inanç beslenir: “Değer, başkalarını küçültünce artar.” 6. Sorumluluk almamak, hâlâ yük olmak. Bir yaşa gelmiş bir evladın hâlâ annesine yük olması… onu sadece yormaz, içten içe tüketir. Bunun altında çoğu zaman şu inanç vardır: “Biri benim yerime taşır.” 7. Varlığını sıradanlaştırmak. Onu hep var olacak sanmak… değerini ancak yokluğunda anlamak… işte bu, bir anneyi en çok inciten şeydir. Çünkü zihin sessizce şuna inanır: “Sevdiğim insanlar hep benimle kalır.” Ve çoğu zaman konu davranış değil… o davranışı doğuran, fark edilmeden içimizde büyüyen çekirdek inançlardır.
SELİM GÜRBÜZER KİTAPLARI-KDY
ÖLÜRÜM TÜRKİYE’M SELİMGÜRBÜZER Uzun yıllardır hem Bayburt Postası, hem En Politik adlı internet sitesinde yayınlanan yazıları 2023 yılı içerisinde Ölürüm Türkiye’m adlı üçüncü eserimi Kitap Yurdu Doğrudan Yayıncılık’tan okuyucu ile buluşturmanın heyecanını yaşamak apayrı bir duygu seli olsa gerektir. Yayınlanan bu eserim 612 sayfa hacimli, 10 bölüm altında 100’e yakın makaleden oluşuyor: -Hayat öykümden Ölürüm Türkiye’m Sevda kareleri, -Ölürüm Türkiye’m Sevdama ruh katan Şahsiyetler, -Türkiye’m Sevdasını Tehdit Eden İç ve Dış Mihraklar, -Fitne Katilden Beterdir, -Hepimiz Aynı Kilimin Desenleriyiz, -Türkiye’m Sevdasından Yeni Türkiye Yüzyılına Doğru, -Kimlik Bunalımı, -Kültür Buhranı ve Medeniyet Ruhu, -Rol Model Arayışları, -Sivil Toplum-Sivil Katılım-Sivil İnisiyatif vs. adlı bölümlerden oluşan kitapta, ayrıca Lise çağlarımda matbaasında çalıştığım Bayburt Postası Gazetesinin kurucusu Osman Okutmuş’u da “Kop Tipisi Işığı: Osman Okutmuş” başlıklı yazısı ile yâd etmiş oldum. Kitabın önsözünde şu ifadelere yer verdim: “Ölürüm Türkiye’m ölümüne bir sevdadır. Çocukluğumuzdan gençliğe, gençliğimizden ihtiyarlığımıza ve ölene dek heyecanı hiç dinmeyecek sevda yüklü bir tutkudur bu. Hatta sevda yüklü bu tutku seli öyle derinlemesine ruh iklimimize işlemiş ki, geriye dönüp şöyle baktığımda hayat hikâyemin hemen her karesinde bunu görebiliyorum. Nitekim kaleme aldığım eser incelendiğinde Dede Korkut hikâyeleriyle doğup büyüdüğüm Bayburt’tan tutun da Dadaşlar diyarı Erzurum’da üniversite yıllarıma uzanan öğrencilik anılarımda, mezuniyet sonrası meslek hayatına başladığım Aziz İstanbul’un manevi ikliminde ve kuvayı milliye ruhunun merkezi Ankara’da meslek hayatımın devamında bir kısım
Reklam
Link paylaşımı
Link Paylaşımı academia.edu/resource/work/1... tek1bilinc.blogspot.com/2026/06/metapol... METAPOLİTERSİNİRMETAPOLİSPIRALHELEZONİKDEEPLYINFINITY: VAROLUŞUN TEKİL MİMARİSİ — NEDEN OKUNMALIDIR? TÜRKÇE Bu Makale Neden Okunmalıdır? 1. Çağımızın En Kapsamlı Ontolojik Sistemi Kuantum fiziği, kozmoloji, nörobilim, biyoloji, Doğu ve Batı felsefeleri, tasavvuf, Kur'ani kavramlar, sanat, dijital teknoloji ve toplumsal dönüşümü tek bir potada eriten eşsiz bir eser. Tek bir metin içinde, evrenin işleyişinden insan bilincinin derinliklerine, toplumsal dönüşümden dijital çağın pratik çözümlerine kadar uzanan bütüncül bir bakış açısı sunar. 2. Modern İnsanın En Büyük Sorunlarına Çözüm · Dijital Bağımlılık ve Algoritmik Manipülasyon: 7 Günlük Dijital Detoks, Mühürsüz Gözlem ve esnek uygulama modülleri (Mikro, Mini, Standart, Tam, Derin) ile dijital dünyanın tuzaklarından kurtulma yöntemleri. · Anlam Krizi ve Kimlik Bunalımı: "Mimar" kimliği ile insanı pasif bir tüketiciden, kendi varoluşunun aktif yaratıcısına dönüştürür. · Stres, Kaygı ve Tükenmişlik: Hazırlıksız Akış, Rezonans Pratiği ve 30 Günlük Zerone Günlüğü ile modern hayatın kaotik temposunda içsel dengeyi koruma rehberi. · Parçalanmış Toplumsal Yapı: Polilezonaktik Medeniyet modeli ile oy çokluğu ve hiyerarşinin ötesinde, uyum ve frekans birliğine dayalı yeni bir toplumsal düzen önerir. 3. Disiplinlerarası Derinlik ve Bilimsel Temel Dirac'ın tek elektronu, Higgs alanı, kuantum dolanıklık, karanlık madde/enerji (kozmolojik sabit Λ), nöroplastisite, epigenetik, 320 MHz gül frekansı, diferansiyel geometri (Metapolispiral, fraktal boyut D≈1.618) ile desteklenmiş, akademik ve pratik yaşam için geçerli bir sistem. 4. Pratik Uygulanabilirlik ve Dönüştürücü
Plana sadık kal! Plan: (Hatırla!) Hani Rabbin Ademoğullarının sırtlarından zürriyetlerini almış ve onları kendilerine şahit tutarak: "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" demişti. Demişlerdi ki: “Evet! (Sen bizim Rabbimizsin!) Şahit olduk." (Bu,) Kıyamet Günü: “Biz bundan habersizdik." dememeniz içindir. 7/A'râf, 172
Film şa-ha-ne bir şeydi...
Le Prenom/İlk İsim 2012 IMDB:7.3 Az oyunculu,sade tek mekanda geçen,fazlasiyla sahsi diyalogların olduğu ve kişilerin samimiyetinden sonra içsel hesaplaşmalarla dönen espirili sohbetin bir kisiler arasi hesaplaşmaya döndüğü tabiri caizse 'herkesin eteklerinde ne varsa döktüğü' bir aksam yemeğine döndü kimsenin yiyemediği bir akşam yemeği demek daha doğru olur. Bazen samimi bir ortam bile olsa bir birleri ile her anini paylaşan,yılların geçtiği bir ilişkiler bile olsa gizli kalmiş bir şeyler illaki oluyor. Dişariya çıkması ise hazmedilemeyecek bir durum olsa bile hayatın akışında olan bir durum haline gelebiliyor. Komedi dram aslında hayatımızın her anında var. Görmezden gelemeyiz. Bununla yaşayabilme sabrını, hatta bunlarla yaşamayı bilmeliyiz. Her ikili veya meclis ortamındaki ilişkilerde mukemmeli aramak yerine, ne kadar kaliteli doğru dürüst davranabildiğimizin öz eleştirisini yapabiliriz. Sanirim bu film biraz ayarlarınız ile oynayacak kesin ama kesin izleyin derim. Umarim.merak edip birisi izler. İzlerse çok sey kazanır izlemezsede bir sey kaybetmez farkındalığı daha az olir belki de o kadar.. Iyi seyirler sağlicakla kalin. Çok sey yazilir analiz edilir,eleştiri yapilir öyle bir film . Kitap gibi filmleri her zaman seviyorum... 📺->t.me/ordanburdantv/529
Dizi/Film
Okumadan geçme
10 dakikalık bir filmin yılın en iyi Kısa Film unvanı kazandığı ve sinemada gösterime gireceği açıklandı. Filmi merak edip izlemeye gelen büyük bir kalabalık toplandı. Seyirciler salona girdi ve film oynamaya başladı ama bir gariplik vardı. Film başlayalı 6 dakika olmasına rağmen ekranda aynı sahne vardı, kamera açısı sadece bir odanın tavanını gösteriyordu. 7.dakikada aynı sahnede bir değişiklik olmadan geçince seyirciler şikâyet etmeye başladılar ve bazıları zamanını kaybettiğini söyleyerek salondan ayrılmak istedi. Aniden kamera açısı tavandan yere indi ve omurilik felci, tamamen engelli yatağa uzanmış bir bayan görüldü... Ve şu cümle yazılıydı: “Bu engelli hanım kardeşimizin hayatının her saatinde gördüğü sahnenin sadece 8 dakikasını size sunduk ve siz buna 8 dakika bile katlanamadınız! Hayatınızın her saniyesinin değerini biliniz...
1000Kitap
Reklam
Reklam