7lucialilily

"...Ya sen ne olacaksın? Sen de beni o talihsiz başından atıp o ümitsiz ve kederli kalbinden çıkarıncaya kadar benimle beraber azap çekeceksin!.. Hâlbuki ben senin başından kolay kolay atılmayacağım!.. Hâlbuki ben senin yüreğinden kolay kolay çıkmayacağım!..Her gece sabahlara kadar seni uykusuz bırakacağım. Her gün akşamlara kadar seni tenha ve elemli yerlerde dolaştırıp güçsüz ve yorgun bırakacağım. Sana her dakika yetimler gibi ah ettirip seni her saat garipler gibi ağlatacağım!.."
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Bundan böyle benim hüznümün ve ümitsizliğimin mesiresi ıssız çöller, bundan böyle benim evim karanlık ormanlar olacak. Bundan böyle gece gündüz yas dadısının kucağında sakin sakin ağlamaktan başka bana yapacak bir şey kalmadı."
"Sevda -ki bir insanın yalnız gönlüne değil, akıl ve fikrine, iradesine, kısacası bütün duygularına, manevî kuvvetlerine hâkimdir- daima şüpheler ve kuruntular içinde bulunmaktan hoşlandığından, kulak ve göz her işittiği, her gördüğü şeyi onun mizacına göre işitip görmeye, akıl kuvveti her hükmünü onun arzusuna göre vermeye mecburdur."
"O dudaklarda bilinmez ne kuvvet vardı ki, nazik bir söz veya zarif bir tebessümle hareket etmeye başladığı zaman hasretli bakışlara türlü türlü manalar arz eder ve bu manalar insanda dayanma gücünü yakıp kavururdu."
"O bakışta bilmem ne hiddet vardı ki dikilip durduğu vakit yöneldiği gözlerden akıcı bir şimşek gibi nüfuz ederek ta ruha ulaşır ve olağanüstü güç ve ateşi karşısında yürekleri titretirdi."