Araba Sevdası Sadeleştirilmiş Basım

6,8/10  (389 Oy) · 
2.434 okunma  · 
284 beğeni  · 
8.386 gösterim
Araba Sevdası, Tanzimat döneminde rastladığımız diğer roman denemelerinden apayrı, yazarını da benzersiz kılan bir romandır. Sultan Abdülaziz döneminde yaşanan trajikomik bir aşk hikâyesini, abartılı bir "alafranga züppe" karakterinin etrafında anlatan Araba Sevdası, Türkçe edebiyatın en özgün örneklerinden biridir. Daha sonra pek çok romanda benzer örnekleri yaratılacak, aşırı Batılılaşmış, özenti karakterlerin dramı, en yoğun olarak Araba Sevdası'nın kahramanı Bihruz Bey'in şahsında ete kemiğe bürünür ve bir klasik haline gelir. Bu sadeleştirilmiş basımda, Araba Sevdası'nın orijinalinde yer alan resimlerin yanı sıra romanın kaynaklarını ve göndermelerini belirginleştiren metinlere, haritalara ve resimlere de yer verilmiştir.

"Eğer Tanzimat romanına bir Batılılaşma romanı değil de bir modernleşme romanı olarak bakarsak, Araba Sevdası gerçek 
anlamda modern ilk romandır."
-JALE PARLA-

"Bu köksüz gölgeler kitabında asıl kahraman, Bihruz Bey'in parasını tam olarak ödemediği ve sonunda elinden aldıkları arabasıdır. O, kitabın sembolü ve fatalitesidir."
-AHMET HAMDİ TANPINAR-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2014
  • Sayfa Sayısı:
    311
  • ISBN:
    9789750516689
  • Yayınevi:
    Papersense Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Handan sarıcaoğlu 
08 May 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 6/10 puan

Türk Edebiyatının ilk realist eseri olan bu kitap; mirasyedi, batılılaşmaya yönelmiş ama bunun farkında bile olmayan kendi özünden bihaber gösteriş meraklısı bir karakter olan Bihruz Beyi ve onun büyük aşkını anlatır, tabi bu gerçek bir aşksa. .. Kitapta öyle tasvirler vardır ki Bihruz Beyin aşkına dair..ama asıl olan kalbi değil, gözüyle görüp, bilinçsizce inandığı bir gösteriş oyunudur. Hakikati öğrendiğinde ki tepkisizliğide buna kanıttır. Bazı kısımlar fazlaca uzatıldığı için sıkabiliyor ama konu itibarı ile bakıldığında ders çıkarılacak bir kitap olduğunu düşünerek tavsiye ederim..

Tesla 
10 Oca 17:39 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

"Bunca çaba bunun için miydi?" Kitabın son sayfasını kapatırken aklımdan geçen ilk bu cümle oldu. Eserin konusu güzel, kaleme alındığı dönemin sosyal ve aşk hayatını konu alıyor. Fakat yazar eseri ne amaçla böyle bitirmiş hiç anlam veremedim. Bihruz Bey'in aşkı; sevgisinden, emeğinden ve sadakatinden dolayı saygı duyulması gereken bir aşk olması gerekirken, Periveş Hanımın son derece anlamsız bir şekilde Bihruz Bey'i karşılıksız bırakması tarif edilemez bir duygu olsa gerek.

Son olarakta eserin dilinden bahsetmek istiyorum; yayınevi'nin beceriksizliğinden miydi bilmiyorum ama eseri çevirisini zahmet edip hiç çevirmemişler gibi. Yarısı eski Türkçe veya yabancı kelime yarısınıda Allah'tan zahmet edip çevirmişler. Çevirilerini parantez içinde belirtip her yeri parantezlerle dolduracaklarına adam akıllı çeviri yapıp öyle yayınlasalardı keşke.

Neyse sonuç olarak fok balıkları çok yanlız:) Eserin okunup okunmama tavsiyesi hakkında bişi söylemek istemiyorum, o okura kalsın, o derece belirsiz bir kitaptı.
Herkese keyifli okumalar...

Araba Sevdası benzeri kitaplar

TuĞba Nur 
 27 Eki 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Klasik ilk realist roman olarak bilinir.Donemin edebiyat ozellikleri goz onune alindiginda hak versemde asiri betimlemeleri can sikici olabiliyor.Turk edebiyati severler icin tavsiye edilebilir.

Bihruz Bey şık görünmeyi seven, valide parası yiyen tutarsız ve savurgan bir genç. İnsanların dış görünümüne önem verir. Kendi kendine gelin güvey olur.
Perviş Hanım Bihruz Beyin zengin bir hanım sanıp, gönlünü kaptırdığı kişi.
Keşfi Bey Bihruz Bey'e yalan söylemiştir. Şakacı bir yapısı vardır.
Mişel Bihruz Bey'in hizmetkarıdır. Her zaman kibar görünür ve Bihruz Bey gibi Fransızca ile karışık bir dil konuşur.
Andon Bihruz'un arabacısıdır.
Müsyü Piyer Bihruz Bey'e öğretmenlik yapan ona kitaplar getirip, okuyan orta halli profesördür.
Kondaraki Araba tamir fabrikasının müdürüdür. Bihruz Bey'in arabasını pek beğenmiş ve göz koymuştur.
Bir görüşte aşık olan Fransız hayranı savurgan bir şahsın, kendi kendine gelin- güvey olarak yaşadıklarını anlatmaktadır.

Meşrebi Kalender 
31 Tem 2015 · Kitabı okudu · 4/10 puan

Araba Sevdası, MEB cebri ile okutulan veya Türkçe kitaplarında kuş afedersinizi kadar özetleri bulunan kitaplardan biridir. Daha Vira Bismillah demeden, yazarın kitabı yazma nedenini açıklamasında “napayım mevsim uygun olsaydı, yazmak yerine bahçe kazardım” demesi, inşallah dedeciğim nüktedan bir yazardı, inşallah gerçek bir açıklama değildi, diye dua ettiriyor.

Kitabımız ; Susuzluk heeeeç bir şey, Ambalaj ise her şey görüşüne sahip olduğunu iddia ettiği, yeni nesile karşı , haddini bildirmek isteyen eski nesil temsilcisi tarafından, bir eleştiri romanı olarak yazılmış. Hiç de yabancı gelmedi değil mi ?

Yakın tarihimizde de , Kenarları sarı raptiyeli plastik araba nesli, atari neslinin; atari nesli, bilgisayar neslinin; Bilgisayar nesli, akıllı telefon neslinin; akıllı telefon nesli……. Ne kadar boş olduğundan bahsetti ve bahsedecek….

Acaba bu şikayetlerin temelinde, değişime ayak uyduramadığımızdan dolayı ortaya çıkan kaçınılmaz mutsuzluğa bir günah keçisi arıyor ve nedensizliğin, sebepsizliğin arafında kalmaktansa (gücümüz yetiyor ya) yeni nesile Allah ne verdiyse ağız burun girmeye çalıştığımızdan, temcit pilavı gibi hep aynı teraneye mi (içi boş gençlik, nerede o eski ramazanlar) devam ettiriyoruz…. ( Tam bu konuyla ilgili çok güzel bir film önerim var. Woody Allen filmleri genel olarak bana seslenmese de bu filmde konuyu çok iyi özetlenmiş amcam. http://www.imdb.com/title/tt1605783/ )

Acaba ; ateşi bulan kişilerden, daha önceki nesle ait olanlar, ateşin bulunduğuna mı sevindiler yoksa ilk yorumları “bu şerefsizler kesin biz yakacak” mı oldu ? …. Uzar bu muhabbet neyse….

Kitaba dönersek; İstanbul Anadolu yakasını bilenler mekanları rahatlıkla gözünde canlandırabiliyor. Yazar üçüncü kişi ağzı ile yalın ( aslında basit demek daha doğru olsa da tarihi değerinden mütevellit dilimiz parantez dışında varmıyor) bir dille anlatmaya çalışsa da aynı zamanda kitabın kahramanı Bihruz Bey’in ne kadar boş bir adam olduğunu gözümüze gözümüze sokmak da istediğinden; kahramanın konuşmalarının arasına sürekli Fransızca kelimeler iliştiriyor, Fransızca kelimenin anlamına bakayım derken kitabın sanki boğazınızı sıktığını hissetmeye başlıyorsunuz, sonucunda tam artık nefes alamadığınızı düşünüyorken, hemen ardından gelen, Fransızca kelimelerin söylenişlerinin, Türkçe kelimelere benzerliğinden ortaya çıkan espriler sonrasında ise fotosenteze başlıyorsunuz….

Kitap boyunca; herkes aldanıyor, üstüne üstlük herkes, herkesi aldattığını sanıyor. Bu da tanıdık geldi di mi ?

ayhan özköroğlu 
 30 Haz 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · 2/10 puan

Kitap yokluğunda mecburiyetten okudum itiraf ediyorum. Edebi yönden günün şartları göz önünde bulundurulursa çok fazla sözüm yok. Türk romanının emekleme döneminde bütün taklitleri elinin tersiyle itip iddiasız olarak böyle bir şeye girişmek ciddi bir özgüven işi. Yazarın kendi ifadesi de bu yönde zaten yapacak başka bir şey olsa onu yapardım diyor. Son derece basit bir hikaye inanılmaz mübalağalarla aktarılıyor bu roman denemesinde. Meb uzunca bir zaman kaynak eser olarak dayattı bunu halen okutuyorlar mı bilmem. Ama ben merhumu tanımak fırsatı bulsam abi keşke başka bir uğraş bulsaydın eziyet etmişsin kendine de bize de derdim.Ama resimlerine bakmak için olur...

Ayşe dorukcennet 
09 Haz 2016 · Kitabı okudu · 16 günde · Beğendi · 8/10 puan

bıhruz bey, osmanlı paşasının ogludur . zengin, sımarık buyutulmus , batılılasmayı yanlıs anlamıs bır genctır . sık elbıselerle ve guzel arabalarla kendını batılı sanan bır ınsandır . sırf gosterıs olsun dıye fransız hocasından ogrendıgı fransızca kelımelerı sokaktakı sıradan ınsanlarla fransızca konusmaya calısır. babası olunce buyuk mıras ona kalmıstır ve bu serveti bos seylerle harcamaya koyulur......

Yumurtalıktaki Limon 
18 Eki 2017 · Kitabı okudu · 6 günde · Puan vermedi

Kitabı bir solukta okudum diyemeyeceğim malesef. Hatta bitirmek için kendimle mücadele ettim resmen (: İçinde çok fazla Fransızca kelime ve cümle bulundurması bir yerden sonra konudan kopmama sebep oluyordu.
Bilmeyenler için kitabın konusu 2. Abdulaziz Dönemi'nin ardından Osmanlı'da yaşanan Batılılaşma rüzgarları ve günlük hayattaki değişimleri anlatıyor. Birde Bihruz beyin aşkını (:
Ana karakter olan Bihruz beyin babasından kalan mirası fütursuzca harcaması, konuşmalarının arasına bolca Fransızca kelimeler serpiştirmesi ve bunu dışardan bakılınca iyi birşeymiş gibi görmesi hala günümüzde "özellikle gençlerin" benimsediği özenti hayat tarzını da özetliyor gibiydi. Son olarak hayatı ve yasam tarzı yalan üzerine kurulu olan Keşfi beyin ise böyle bir hayat tarzı benimsemesinde yani karakterinin bu şekilde oluşmasında küçükken ailesinin ona karşı olan davranış şeklinin sebep olduğunuda dikkat çekilmişti. Sözün özü büyük bir hayranlıkla okumamısta olsam yinede o döneminin yasam tarzını anlama açısından okunulabilir bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Sevgiler (:

Hasan Bardak 
 25 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 8 günde · 4/10 puan

Günümüzün geldiği edebiyata göre kıyas mı desem yoksa roman gerçekten kusurlu mu desem kararsız kaldım. Hani edebiyatta derler ya "Tanzimat Dönemi romanları kusurludur" diye. Gerçekten de bu romanı okuyunca anladım. Elbette beğendiğim yerler de oldu ama ne yazık ki bu beğenmediğim yönlerini aşamadı. Kitabı okurken bayağı sıkılarak okudum. Daha öncesinde Namık Kemal'in "İntibah"ını okumuştum ancak o kadar da sıkıcı bulmamıştım. Sanırım bunda yazarın kalemi kullanma gücü aktif rol alıyor.
Elbette herkesin düşüncesi aynı değil. Ben okudum beğenmedim ama siz okursanız beğenmenizi umarak keyifli okumalar dilerim...

Berkay Türkgülsün 
30 Kas 2017 · Kitabı yarım bıraktı · Puan vermedi

Roman güzel fakat çok fazla Osmanlıca kelime var anlamlarını okucam diye ikide bir sayfa sonuna bakmak zor oluyordu. Bunu şuraya bırakıp kursa gidip geliom ben.

Kitaptan 102 Alıntı

Yunus Emre Dilsizmen 
19 Şub 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"İnsan mutlu olunca vakit nasıl çabuk geçiyor!"

Araba Sevdası, Recaizade Mahmut Ekrem (Sayfa 73 - Şule Yayınları)Araba Sevdası, Recaizade Mahmut Ekrem (Sayfa 73 - Şule Yayınları)
Tesla 
 10 Oca 15:00 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

"O da bir çiçek değil miydi?..
...Çiçek, çiçekten hoşlanır."

Araba Sevdası, Recaizade Mahmut Ekrem (undefined)Araba Sevdası, Recaizade Mahmut Ekrem (undefined)
Yunus Emre Dilsizmen 
26 Şub 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Sevda -ki bir insanın yalnız gönlüne değil, akıl ve fikrine elinde olan iradesine, kısacası bütün duygularına, manevî kuvvetlerine hâkimdir-

Araba Sevdası, Recaizade Mahmut Ekrem (Sayfa 160 - Şule Yayınları)Araba Sevdası, Recaizade Mahmut Ekrem (Sayfa 160 - Şule Yayınları)
Yunus Emre Dilsizmen 
22 Şub 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Onu seviyorum, seviyorum, seviyorum. Öyle ise ne yapmalı?.. Aramalı, bulmalı, yalvarmalı, arkasını bırakmamalı.

Araba Sevdası, Recaizade Mahmut Ekrem (Sayfa 114 - Şule Yayınları)Araba Sevdası, Recaizade Mahmut Ekrem (Sayfa 114 - Şule Yayınları)
A juez 
12 Ağu 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Sarışın hanımın yaşından söz etmedik, çünkü bilmiyoruz. Dişlerini betimlemedik, çünkü göremedik. Ancak tahminlerimizce silver, olsa olsa yirmi yaşını henüz bitirmiş olmalı . Dişler de elbette iki dizi incidir .

Araba Sevdası, Recaizade Mahmut Ekrem (Sayfa 33 - Morpa kültür Yayınları)Araba Sevdası, Recaizade Mahmut Ekrem (Sayfa 33 - Morpa kültür Yayınları)

Bağımlılığın her türlüsü sahibine türlü rezillikler ettirir. Özellikle aşk ve sevda, insanı hepsinden fazla maskara eder.

Araba Sevdası, Recaizade Mahmut Ekrem (Sayfa 41)Araba Sevdası, Recaizade Mahmut Ekrem (Sayfa 41)
11 /