Araba Sevdası Sadeleştirilmiş Basım

6,8/10  (328 Oy) · 
2.154 okunma  · 
239 beğeni  · 
6.591 gösterim
Araba Sevdası, Tanzimat döneminde rastladığımız diğer roman denemelerinden apayrı, yazarını da benzersiz kılan bir romandır. Sultan Abdülaziz döneminde yaşanan trajikomik bir aşk hikâyesini, abartılı bir "alafranga züppe" karakterinin etrafında anlatan Araba Sevdası, Türkçe edebiyatın en özgün örneklerinden biridir. Daha sonra pek çok romanda benzer örnekleri yaratılacak, aşırı Batılılaşmış, özenti karakterlerin dramı, en yoğun olarak Araba Sevdası'nın kahramanı Bihruz Bey'in şahsında ete kemiğe bürünür ve bir klasik haline gelir. Bu sadeleştirilmiş basımda, Araba Sevdası'nın orijinalinde yer alan resimlerin yanı sıra romanın kaynaklarını ve göndermelerini belirginleştiren metinlere, haritalara ve resimlere de yer verilmiştir.

"Eğer Tanzimat romanına bir Batılılaşma romanı değil de bir modernleşme romanı olarak bakarsak, Araba Sevdası gerçek 
anlamda modern ilk romandır."
-JALE PARLA-

"Bu köksüz gölgeler kitabında asıl kahraman, Bihruz Bey'in parasını tam olarak ödemediği ve sonunda elinden aldıkları arabasıdır. O, kitabın sembolü ve fatalitesidir."
-AHMET HAMDİ TANPINAR-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2014
  • Sayfa Sayısı:
    311
  • ISBN:
    9789750516689
  • Yayınevi:
    Papersense Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Handan sarıcaoğlu 
08 May 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 6/10 puan

Türk Edebiyatının ilk realist eseri olan bu kitap; mirasyedi, batılılaşmaya yönelmiş ama bunun farkında bile olmayan kendi özünden bihaber gösteriş meraklısı bir karakter olan Bihruz Beyi ve onun büyük aşkını anlatır, tabi bu gerçek bir aşksa. .. Kitapta öyle tasvirler vardır ki Bihruz Beyin aşkına dair..ama asıl olan kalbi değil, gözüyle görüp, bilinçsizce inandığı bir gösteriş oyunudur. Hakikati öğrendiğinde ki tepkisizliğide buna kanıttır. Bazı kısımlar fazlaca uzatıldığı için sıkabiliyor ama konu itibarı ile bakıldığında ders çıkarılacak bir kitap olduğunu düşünerek tavsiye ederim..

TuĞba Nur 
 27 Eki 18:04 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Klasik ilk realist roman olarak bilinir.Donemin edebiyat ozellikleri goz onune alindiginda hak versemde asiri betimlemeleri can sikici olabiliyor.Turk edebiyati severler icin tavsiye edilebilir.

Meşrebi Kalender 
31 Tem 2015 · Kitabı okudu · 4/10 puan

Araba Sevdası, MEB cebri ile okutulan veya Türkçe kitaplarında kuş afedersinizi kadar özetleri bulunan kitaplardan biridir. Daha Vira Bismillah demeden, yazarın kitabı yazma nedenini açıklamasında “napayım mevsim uygun olsaydı, yazmak yerine bahçe kazardım” demesi, inşallah dedeciğim nüktedan bir yazardı, inşallah gerçek bir açıklama değildi, diye dua ettiriyor.

Kitabımız ; Susuzluk heeeeç bir şey, Ambalaj ise her şey görüşüne sahip olduğunu iddia ettiği, yeni nesile karşı , haddini bildirmek isteyen eski nesil temsilcisi tarafından, bir eleştiri romanı olarak yazılmış. Hiç de yabancı gelmedi değil mi ?

Yakın tarihimizde de , Kenarları sarı raptiyeli plastik araba nesli, atari neslinin; atari nesli, bilgisayar neslinin; Bilgisayar nesli, akıllı telefon neslinin; akıllı telefon nesli……. Ne kadar boş olduğundan bahsetti ve bahsedecek….

Acaba bu şikayetlerin temelinde, değişime ayak uyduramadığımızdan dolayı ortaya çıkan kaçınılmaz mutsuzluğa bir günah keçisi arıyor ve nedensizliğin, sebepsizliğin arafında kalmaktansa (gücümüz yetiyor ya) yeni nesile Allah ne verdiyse ağız burun girmeye çalıştığımızdan, temcit pilavı gibi hep aynı teraneye mi (içi boş gençlik, nerede o eski ramazanlar) devam ettiriyoruz…. ( Tam bu konuyla ilgili çok güzel bir film önerim var. Woody Allen filmleri genel olarak bana seslenmese de bu filmde konuyu çok iyi özetlenmiş amcam. http://www.imdb.com/title/tt1605783/ )

Acaba ; ateşi bulan kişilerden, daha önceki nesle ait olanlar, ateşin bulunduğuna mı sevindiler yoksa ilk yorumları “bu şerefsizler kesin biz yakacak” mı oldu ? …. Uzar bu muhabbet neyse….

Kitaba dönersek; İstanbul Anadolu yakasını bilenler mekanları rahatlıkla gözünde canlandırabiliyor. Yazar üçüncü kişi ağzı ile yalın ( aslında basit demek daha doğru olsa da tarihi değerinden mütevellit dilimiz parantez dışında varmıyor) bir dille anlatmaya çalışsa da aynı zamanda kitabın kahramanı Bihruz Bey’in ne kadar boş bir adam olduğunu gözümüze gözümüze sokmak da istediğinden; kahramanın konuşmalarının arasına sürekli Fransızca kelimeler iliştiriyor, Fransızca kelimenin anlamına bakayım derken kitabın sanki boğazınızı sıktığını hissetmeye başlıyorsunuz, sonucunda tam artık nefes alamadığınızı düşünüyorken, hemen ardından gelen, Fransızca kelimelerin söylenişlerinin, Türkçe kelimelere benzerliğinden ortaya çıkan espriler sonrasında ise fotosenteze başlıyorsunuz….

Kitap boyunca; herkes aldanıyor, üstüne üstlük herkes, herkesi aldattığını sanıyor. Bu da tanıdık geldi di mi ?

ayhan özköroğlu 
 30 Haz 15:35 · Kitabı okudu · 2 günde · 2/10 puan

Kitap yokluğunda mecburiyetten okudum itiraf ediyorum. Edebi yönden günün şartları göz önünde bulundurulursa çok fazla sözüm yok. Türk romanının emekleme döneminde bütün taklitleri elinin tersiyle itip iddiasız olarak böyle bir şeye girişmek ciddi bir özgüven işi. Yazarın kendi ifadesi de bu yönde zaten yapacak başka bir şey olsa onu yapardım diyor. Son derece basit bir hikaye inanılmaz mübalağalarla aktarılıyor bu roman denemesinde. Meb uzunca bir zaman kaynak eser olarak dayattı bunu halen okutuyorlar mı bilmem. Ama ben merhumu tanımak fırsatı bulsam abi keşke başka bir uğraş bulsaydın eziyet etmişsin kendine de bize de derdim.Ama resimlerine bakmak için olur...

Ayşe dorukcennet 
09 Haz 2016 · Kitabı okudu · 16 günde · Beğendi · 8/10 puan

bıhruz bey, osmanlı paşasının ogludur . zengin, sımarık buyutulmus , batılılasmayı yanlıs anlamıs bır genctır . sık elbıselerle ve guzel arabalarla kendını batılı sanan bır ınsandır . sırf gosterıs olsun dıye fransız hocasından ogrendıgı fransızca kelımelerı sokaktakı sıradan ınsanlarla fransızca konusmaya calısır. babası olunce buyuk mıras ona kalmıstır ve bu serveti bos seylerle harcamaya koyulur......

Yasemin Yılmaz 
18 Eki 20:47 · Kitabı okudu · 6 günde · Puan vermedi

Kitabı bir solukta okudum diyemeyeceğim malesef. Hatta bitirmek için kendimle mücadele ettim resmen (: İçinde çok fazla Fransızca kelime ve cümle bulundurması bir yerden sonra konudan kopmama sebep oluyordu.
Bilmeyenler için kitabın konusu 2. Abdulaziz Dönemi'nin ardından Osmanlı'da yaşanan Batılılaşma rüzgarları ve günlük hayattaki değişimleri anlatıyor. Birde Bihruz beyin aşkını (:
Ana karakter olan Bihruz beyin babasından kalan mirası fütursuzca harcaması, konuşmalarının arasına bolca Fransızca kelimeler serpiştirmesi ve bunu dışardan bakılınca iyi birşeymiş gibi görmesi hala günümüzde "özellikle gençlerin" benimsediği özenti hayat tarzını da özetliyor gibiydi. Son olarak hayatı ve yasam tarzı yalan üzerine kurulu olan Keşfi beyin ise böyle bir hayat tarzı benimsemesinde yani karakterinin bu şekilde oluşmasında küçükken ailesinin ona karşı olan davranış şeklinin sebep olduğunuda dikkat çekilmişti. Sözün özü büyük bir hayranlıkla okumamısta olsam yinede o döneminin yasam tarzını anlama açısından okunulabilir bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Sevgiler (:

Sultan Çelik 
 30 Eki 08:13 · Puan vermedi

Tanzimant edebiyatı kitaplarını sevmeme rağmen bu kitabı ilk okuduğunuz zaman sevemeyebilirsiniz Ama daha sonraki sayfalarda Bihruz beyin hiç tanımadığı bir kadına ne denli aşık olduğunu onun için nasıl günden güne süzüldüğünü görüceksinizdir. Kitapda fransızca kelimeler biraz fazla Ama günümüz kitap basımıyla kelimeler gayet iyi şekilde çevrilmiştir.

Özlem Ekici 
 22 Mar 16:39 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Yanlış batılılaşmanın gözler önüne serildiği bir eser. Osmanlı'nın son demlerinde yaşanan özenti batılılaşma çabası... Uçarı bir karakter ve onun etrafında dönen olaylar...Tüm bunlardan anlıyoruz ki, toplum ne batılı olabilmiş ne de şarklı kalabilmiş. Dili ağır olmasından dolayı yer yer sıkmasına rağmen o çağı anlamak için okunabilir bir kitap.

Necmiye 
05 Şub 2016 · Kitabı okudu · 19 günde · Beğendi · 8/10 puan

RECAİZADE MAHMUT EKREM- Bu romanında batı özenti,doğru dürüst Türkçe'si olmayan ,yarım yamalak fransızcasıyla,,babasından kalan mirası ile burjuvazi bir hayat sürdürmeye çalışan,içinde yaşadığı toplumun gerçeklerinden bihaber Bihruz Bey'in kim olduğunu ne olduğunu bilmeden gördüğü ve aşık olduğu bir kadına duyduğu safiyane aşkı anlatmış.

Busra uy. 
30 Eki 00:33 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"Kızım yaaa overload oldum, down oldum" derseniz şimdilerde plaza kadını eskilerde alafranga kadını olursunuz!!!!

Kitabı üniversite' nin birinci yılında okumuştum. Ilk başta şöyle Türk Klasiği, Osmanlı, şemsiye, mendil ve araba ne alaka ya filan olmuştum. Tabi o zamanlar kitap okuma alışkanlığım pek yoktu bolca yazı yazardım elimde defter olan biten ne varsa... Sonra aldım elime kitabı bir başladım güzelde oldu. Gelelim asıl konuya, eserin baş kahramanı Bihruz Bey'in aşkını anlatıyor. Lakin aşk deyip geçmeyin bu aşkta hem dönemi hem gençliği hem topluğu eleştirmeyi o kadar iyi yapmış ki bugün bile okusan pes doğrusu dedirtir bence adama. Dünün bugünden farklı olmadığını anlayacağınız bir kitap.

Kitaptan 48 Alıntı

Yunus Emre Dilsizmen 
19 Şub 22:43 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"İnsan mutlu olunca vakit nasıl çabuk geçiyor!"

Araba Sevdası, Recaizade Mahmut Ekrem (Sayfa 73 - Şule Yayınları)Araba Sevdası, Recaizade Mahmut Ekrem (Sayfa 73 - Şule Yayınları)
Yunus Emre Dilsizmen 
26 Şub 12:42 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Sevda -ki bir insanın yalnız gönlüne değil, akıl ve fikrine elinde olan iradesine, kısacası bütün duygularına, manevî kuvvetlerine hâkimdir-

Araba Sevdası, Recaizade Mahmut Ekrem (Sayfa 160 - Şule Yayınları)Araba Sevdası, Recaizade Mahmut Ekrem (Sayfa 160 - Şule Yayınları)
Yunus Emre Dilsizmen 
22 Şub 16:39 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Onu seviyorum, seviyorum, seviyorum. Öyle ise ne yapmalı?.. Aramalı, bulmalı, yalvarmalı, arkasını bırakmamalı.

Araba Sevdası, Recaizade Mahmut Ekrem (Sayfa 114 - Şule Yayınları)Araba Sevdası, Recaizade Mahmut Ekrem (Sayfa 114 - Şule Yayınları)

Bağımlılığın her türlüsü sahibine türlü rezillikler ettirir. Özellikle aşk ve sevda, insanı hepsinden fazla maskara eder.

Araba Sevdası, Recaizade Mahmut Ekrem (Sayfa 41)Araba Sevdası, Recaizade Mahmut Ekrem (Sayfa 41)
A juez 
12 Ağu 17:13 · Kitabı okuyor

Sarışın hanımın yaşından söz etmedik, çünkü bilmiyoruz. Dişlerini betimlemedik, çünkü göremedik. Ancak tahminlerimizce silver, olsa olsa yirmi yaşını henüz bitirmiş olmalı . Dişler de elbette iki dizi incidir .

Araba Sevdası, Recaizade Mahmut Ekrem (Sayfa 33 - Morpa kültür Yayınları)Araba Sevdası, Recaizade Mahmut Ekrem (Sayfa 33 - Morpa kültür Yayınları)

"Nazar et hal-i perişanıma bir kerre bemin Yanıyor nâr-ı firakınla serapta bedenim" (Şu perişan halime bir kerecik bak! Senin hasretinle yanıyorum.)

Araba Sevdası, Recaizade Mahmut Ekrem (Sayfa 71 - Karınca Kitabevi)Araba Sevdası, Recaizade Mahmut Ekrem (Sayfa 71 - Karınca Kitabevi)
A juez 
12 Ağu 17:06 · Kitabı okuyor

Sarışın hanım kısadan uzunca, uzundan kısaca, tam orta boylu, ince yapılı, yürürken birden durur, dururken birden bire kıpırdar, döner döner arkasına bakar, hani şu : "Ceylan, koşarken dikilip durmayı ve yine dönüp arkasına bakmayı senden öğrendi ." ünlü sözde tanıtılan, davranışı gönül aldatıcı bir güzeldi . Saçları, şimdiki boyların verdiği kızıl renkte değil , gayet açık doğal sarı, gözleri ise doğal ressamının, güzelliği uygun düşen bir yanılgısı sonucu olmak üzere, mavi değil de tahrilli koyu sarı, kaşları kumral, yüzü vücudunun inceliğine oranla dolgunca, burnu ise yüzün dolgunluğuna oranla pek ince denilen biçimde, ağzı şairlerin tasarladıkları sanal nokta* derecesinden beş on bin kez büyük, ancak yüne bayağı küçüktü .

Bu nitelikleriyle epeyce güzel denilen sarışın hanımın en büyük, en etkili güzelliği bakışıyla dudaklarıydı.

*gerçekte yeri olmayıp, zihinde tasarlanan .

Araba Sevdası, Recaizade Mahmut Ekrem (Sayfa 31 - Morpa Kültür Yayınları)Araba Sevdası, Recaizade Mahmut Ekrem (Sayfa 31 - Morpa Kültür Yayınları)
5 /