Araba Sevdası (Sadeleştirilmiş Basım)

·
Okunma
·
Beğeni
·
15.383
Gösterim
Adı:
Araba Sevdası
Alt başlık:
Sadeleştirilmiş Basım
Baskı tarihi:
Kasım 2014
Sayfa sayısı:
311
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750516689
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Araba Sevdası, Tanzimat döneminde rastladığımız diğer roman denemelerinden apayrı, yazarını da benzersiz kılan bir romandır. Sultan Abdülaziz döneminde yaşanan trajikomik bir aşk hikâyesini, abartılı bir "alafranga züppe" karakterinin etrafında anlatan Araba Sevdası, Türkçe edebiyatın en özgün örneklerinden biridir. Daha sonra pek çok romanda benzer örnekleri yaratılacak, aşırı Batılılaşmış, özenti karakterlerin dramı, en yoğun olarak Araba Sevdası'nın kahramanı Bihruz Bey'in şahsında ete kemiğe bürünür ve bir klasik haline gelir. Bu sadeleştirilmiş basımda, Araba Sevdası'nın orijinalinde yer alan resimlerin yanı sıra romanın kaynaklarını ve göndermelerini belirginleştiren metinlere, haritalara ve resimlere de yer verilmiştir.

"Eğer Tanzimat romanına bir Batılılaşma romanı değil de bir modernleşme romanı olarak bakarsak, Araba Sevdası gerçek 
anlamda modern ilk romandır."
-JALE PARLA-

"Bu köksüz gölgeler kitabında asıl kahraman, Bihruz Bey'in parasını tam olarak ödemediği ve sonunda elinden aldıkları arabasıdır. O, kitabın sembolü ve fatalitesidir."
-AHMET HAMDİ TANPINAR-
(Tanıtım Bülteninden)
Bu kitap sade dille anlatılmış bir kitap güzel akıcı şekilde okuyabilirsiniz benim hoşuma gitti ağır dille yazılmıştır aslında
yazarı Recaizade Mahmut Ekrem romanda çoğunlukla osmanlıca kelimeler kullanılmıştur.Arada Fransızca kelimeler de kullanılmaktadır.Araba sevdası romanının dili bu yüzden anlaşılır nitelikte değildir .Bu yüzden sadeleştirilmiştir güzel akıcu şekilde okudum ben ef fazla 3 günümü aldı benim. Konusu ise bir sokak kadını uğruna bütün varlığını düşünmeden , sorumsuzca harcayan ve nihayet düştüğünü farkettiğinde ise çok geç kaldığını gören Bihruz Bey’in kişiliğinde dönemin traji komik durumu ele almaktaır kitabı çok severek okumaya başladım tavsiye ederim sizlerede..
"Bunca çaba bunun için miydi?" Kitabın son sayfasını kapatırken aklımdan geçen ilk bu cümle oldu. Eserin konusu güzel, kaleme alındığı dönemin sosyal ve aşk hayatını konu alıyor. Fakat yazar eseri ne amaçla böyle bitirmiş hiç anlam veremedim. Bihruz Bey'in aşkı; sevgisinden, emeğinden ve sadakatinden dolayı saygı duyulması gereken bir aşk olması gerekirken, Periveş Hanımın son derece anlamsız bir şekilde Bihruz Bey'i karşılıksız bırakması tarif edilemez bir duygu olsa gerek.

Son olarakta eserin dilinden bahsetmek istiyorum; yayınevi'nin beceriksizliğinden miydi bilmiyorum ama eseri çevirisini zahmet edip hiç çevirmemişler gibi. Yarısı eski Türkçe veya yabancı kelime yarısınıda Allah'tan zahmet edip çevirmişler. Çevirilerini parantez içinde belirtip her yeri parantezlerle dolduracaklarına adam akıllı çeviri yapıp öyle yayınlasalardı keşke.

Neyse sonuç olarak fok balıkları çok yanlız:) Eserin okunup okunmama tavsiyesi hakkında bişi söylemek istemiyorum, o okura kalsın, o derece belirsiz bir kitaptı.
Herkese keyifli okumalar...
  • İntibah
    7.6/10 (895 Oy)744 beğeni4.693 okunma902 alıntı16.441 gösterim
  • Eylül
    7.6/10 (1.113 Oy)969 beğeni5.662 okunma747 alıntı22.828 gösterim
  • Sergüzeşt
    7.7/10 (1.212 Oy)972 beğeni6.513 okunma741 alıntı18.205 gösterim
  • Sinekli Bakkal
    8.0/10 (611 Oy)589 beğeni3.456 okunma253 alıntı12.456 gösterim
  • Madame Bovary
    7.8/10 (876 Oy)727 beğeni4.164 okunma917 alıntı25.006 gösterim
  • Mai ve Siyah
    7.9/10 (662 Oy)640 beğeni3.100 okunma391 alıntı16.878 gösterim
  • Yaban
    8.2/10 (1.347 Oy)1.198 beğeni6.489 okunma649 alıntı18.804 gösterim
  • Seksen Günde Dünya Gezisi
    8.3/10 (713 Oy)590 beğeni4.038 okunma41 alıntı12.268 gösterim
  • Kaşağı
    8.1/10 (719 Oy)617 beğeni5.531 okunma92 alıntı16.894 gösterim
  • Yaprak Dökümü
    8.0/10 (966 Oy)847 beğeni5.922 okunma252 alıntı16.208 gösterim
Gözlerinizi kapatın ve kendisine söylenen yalanlarla hayatı mahvolan birini hayal edin. ( Brezilya dizilerine dönmesin olay dikkat )
Şimdi açın gözlerinizi, beyninizdeki kurmacayı bir kenara bırakın ve elinize 'Araba Sevdası' nı alın zira bu kitapta çok daha fazlasını bulacaksınız.
Recaizade Mahmut Ekrem çok güzel bir şey söylemiş: Herkes bilir ki insan eğlencesiz yaşayamaz. Bendeniz gibi yaradılıştan yalnızlığı sevenler içinse okumak ya da yazmaktan iyi eğlence olamaz.
Bu sözünün ardında dururcasına yazmış bence bu romanı. Her ne kadar Bihruz Bey'in her şeye hemen inanmasına sinir olsam da, yazıldığı dönemin eğlence anlayışını, yaşayış tarzını, yabancılaşan konuşma dilini pek güzel yansıtmış kitaba eğlenceli bir dille. Benim gibi sıkıcı bir kitap olacağını düşünerek başlarsanız da gayet keyifle okuyacağınız bir kitap olacaktır. Özellikle Bihruz Bey ve annesinin karşılıklı konuşması günümüzün anne-baba ve çocuk arası kuşak çatışmasıyla birebir aynı ve eğlenceli.
Ahmet Hamdi Tanpınar bu roman için 'Arabadan sonra romanda en önemli yeri yalan alır.' demiş. Çok haklı. Zavallı Bihruz Bey'e yalan söylemeyen kim kaldı; arkadaşından tutun kürekçilere, hocasından tutun arabacısına herkes bir ucundan tuttu farklı yalanların. Hepsi birlik olup Bihruz Bey'i ölmekten beter ettiler.
Son olarak Ahmet Hamdi'nin bu roman için sözleriyle tamamlıyorum. " Bütün roman bir şakaya benzer. Hatta ölüm bile bir şakadır ve yalandır. Yalnız ağır basan bir tek gerçek vardır: Para işleri."
Keyifli bir roman okumak isterseniz biraz rota değiştirip bu kitaba yönelebilirsiniz.
Kitabı bir solukta okudum diyemeyeceğim malesef. Hatta bitirmek için kendimle mücadele ettim resmen (: İçinde çok fazla Fransızca kelime ve cümle bulundurması bir yerden sonra konudan kopmama sebep oluyordu.
Bilmeyenler için kitabın konusu 2. Abdulaziz Dönemi'nin ardından Osmanlı'da yaşanan Batılılaşma rüzgarları ve günlük hayattaki değişimleri anlatıyor. Birde Bihruz beyin aşkını (:
Ana karakter olan Bihruz beyin babasından kalan mirası fütursuzca harcaması, konuşmalarının arasına bolca Fransızca kelimeler serpiştirmesi ve bunu dışardan bakılınca iyi birşeymiş gibi görmesi hala günümüzde "özellikle gençlerin" benimsediği özenti hayat tarzını da özetliyor gibiydi. Son olarak hayatı ve yasam tarzı yalan üzerine kurulu olan Keşfi beyin ise böyle bir hayat tarzı benimsemesinde yani karakterinin bu şekilde oluşmasında küçükken ailesinin ona karşı olan davranış şeklinin sebep olduğunuda dikkat çekilmişti. Sözün özü büyük bir hayranlıkla okumamısta olsam yinede o döneminin yasam tarzını anlama açısından okunulabilir bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Sevgiler (:
Türk Edebiyatının ilk realist eseri olan bu kitap; mirasyedi, batılılaşmaya yönelmiş ama bunun farkında bile olmayan kendi özünden bihaber gösteriş meraklısı bir karakter olan Bihruz Beyi ve onun büyük aşkını anlatır, tabi bu gerçek bir aşksa. .. Kitapta öyle tasvirler vardır ki Bihruz Beyin aşkına dair..ama asıl olan kalbi değil, gözüyle görüp, bilinçsizce inandığı bir gösteriş oyunudur. Hakikati öğrendiğinde ki tepkisizliğide buna kanıttır. Bazı kısımlar fazlaca uzatıldığı için sıkabiliyor ama konu itibarı ile bakıldığında ders çıkarılacak bir kitap olduğunu düşünerek tavsiye ederim..
Sanat sanat için mi,sanat toplum için mi bilemiyorum ama Araba Sevdası benim için değilmiş onu anladım.Bugüne kadarki en düşük puanımı bu kitaba verirken Recaizade Mahmut Ekrem'den özür diliyorum.Kitap babasından kalan mirası har vurup harman savuran Bihruz Bey'in günün birinde gösterişli bir arabadan inen sarışın,güzel,alımlı Periveş Hanım'a aşık olması ve deyimi yerindeyse peşinden koşturmasını konu alıyor.Kitabı kapattığımda aklımda hikayeye dair çok az ayrıntı kaldı çünkü bir türlü karakterleri benimseyip olaya giremedim.Zaten Fransızca özentiliği olan Bihruz Bey sayesinde kitabın yarısı Fransızca neredeyse.Belki kitabın bana en büyük faydası bu yönde oldu.Ufaktan Fransızcayı çözdüm. :)
Araba Sevdası, MEB cebri ile okutulan veya Türkçe kitaplarında kuş afedersinizi kadar özetleri bulunan kitaplardan biridir. Daha Vira Bismillah demeden, yazarın kitabı yazma nedenini açıklamasında “napayım mevsim uygun olsaydı, yazmak yerine bahçe kazardım” demesi, inşallah dedeciğim nüktedan bir yazardı, inşallah gerçek bir açıklama değildi, diye dua ettiriyor.

Kitabımız ; Susuzluk heeeeç bir şey, Ambalaj ise her şey görüşüne sahip olduğunu iddia ettiği, yeni nesile karşı , haddini bildirmek isteyen eski nesil temsilcisi tarafından, bir eleştiri romanı olarak yazılmış. Hiç de yabancı gelmedi değil mi ?

Yakın tarihimizde de , Kenarları sarı raptiyeli plastik araba nesli, atari neslinin; atari nesli, bilgisayar neslinin; Bilgisayar nesli, akıllı telefon neslinin; akıllı telefon nesli……. Ne kadar boş olduğundan bahsetti ve bahsedecek….

Acaba bu şikayetlerin temelinde, değişime ayak uyduramadığımızdan dolayı ortaya çıkan kaçınılmaz mutsuzluğa bir günah keçisi arıyor ve nedensizliğin, sebepsizliğin arafında kalmaktansa (gücümüz yetiyor ya) yeni nesile Allah ne verdiyse ağız burun girmeye çalıştığımızdan, temcit pilavı gibi hep aynı teraneye mi (içi boş gençlik, nerede o eski ramazanlar) devam ettiriyoruz…. ( Tam bu konuyla ilgili çok güzel bir film önerim var. Woody Allen filmleri genel olarak bana seslenmese de bu filmde konuyu çok iyi özetlenmiş amcam. http://www.imdb.com/title/tt1605783/ )

Acaba ; ateşi bulan kişilerden, daha önceki nesle ait olanlar, ateşin bulunduğuna mı sevindiler yoksa ilk yorumları “bu şerefsizler kesin biz yakacak” mı oldu ? …. Uzar bu muhabbet neyse….

Kitaba dönersek; İstanbul Anadolu yakasını bilenler mekanları rahatlıkla gözünde canlandırabiliyor. Yazar üçüncü kişi ağzı ile yalın ( aslında basit demek daha doğru olsa da tarihi değerinden mütevellit dilimiz parantez dışında varmıyor) bir dille anlatmaya çalışsa da aynı zamanda kitabın kahramanı Bihruz Bey’in ne kadar boş bir adam olduğunu gözümüze gözümüze sokmak da istediğinden; kahramanın konuşmalarının arasına sürekli Fransızca kelimeler iliştiriyor, Fransızca kelimenin anlamına bakayım derken kitabın sanki boğazınızı sıktığını hissetmeye başlıyorsunuz, sonucunda tam artık nefes alamadığınızı düşünüyorken, hemen ardından gelen, Fransızca kelimelerin söylenişlerinin, Türkçe kelimelere benzerliğinden ortaya çıkan espriler sonrasında ise fotosenteze başlıyorsunuz….

Kitap boyunca; herkes aldanıyor, üstüne üstlük herkes, herkesi aldattığını sanıyor. Bu da tanıdık geldi di mi ?
Klasik ilk realist roman olarak bilinir.Donemin edebiyat ozellikleri goz onune alindiginda hak versemde asiri betimlemeleri can sikici olabiliyor.Turk edebiyati severler icin tavsiye edilebilir.
Bihruz Bey'in yanlış batılılaşmasını anlatır. Bihruz Bey Arapça,Farsça,Fransızca özel dersine rağmen çok iyi Fransızcası yoktur. Garsonlarla, berber çıraklarıyla laf aralarında Fransızca kelimeler ekleyerek konuşur. Babasından kalan mirası Lando tipli arabayı satın almak için kullanır ve bu mirasın asla bitmeyeceğinden emindir. Bihruz Bey aslında saftır da. Çünkü, Periveş'i ilk gördüğü zaman onun makul bir ailenin kızı olduğuna inanır ve romanın sonuna kadar ona olan aşkını okuruz. Yani, Bihruz Bey'e gelişmeyen karakter diyebiliriz. Çünkü hep aynı seviyede devam eder. Kendini hiç geliştirmez. Sonuç olarak, Bihruz Bey batılılaşmayı yanlış yorumlayan Türkçeyi hiç beğenmeyen ama Fransızcayı da yarım yamalak bilen-konuşan bir tip.
Bihruz Bey şık görünmeyi seven, valide parası yiyen tutarsız ve savurgan bir genç. İnsanların dış görünümüne önem verir. Kendi kendine gelin güvey olur.
Perviş Hanım Bihruz Beyin zengin bir hanım sanıp, gönlünü kaptırdığı kişi.
Keşfi Bey Bihruz Bey'e yalan söylemiştir. Şakacı bir yapısı vardır.
Mişel Bihruz Bey'in hizmetkarıdır. Her zaman kibar görünür ve Bihruz Bey gibi Fransızca ile karışık bir dil konuşur.
Andon Bihruz'un arabacısıdır.
Müsyü Piyer Bihruz Bey'e öğretmenlik yapan ona kitaplar getirip, okuyan orta halli profesördür.
Kondaraki Araba tamir fabrikasının müdürüdür. Bihruz Bey'in arabasını pek beğenmiş ve göz koymuştur.
Bir görüşte aşık olan Fransız hayranı savurgan bir şahsın, kendi kendine gelin- güvey olarak yaşadıklarını anlatmaktadır.
Kitap yokluğunda mecburiyetten okudum itiraf ediyorum. Edebi yönden günün şartları göz önünde bulundurulursa çok fazla sözüm yok. Türk romanının emekleme döneminde bütün taklitleri elinin tersiyle itip iddiasız olarak böyle bir şeye girişmek ciddi bir özgüven işi. Yazarın kendi ifadesi de bu yönde zaten yapacak başka bir şey olsa onu yapardım diyor. Son derece basit bir hikaye inanılmaz mübalağalarla aktarılıyor bu roman denemesinde. Meb uzunca bir zaman kaynak eser olarak dayattı bunu halen okutuyorlar mı bilmem. Ama ben merhumu tanımak fırsatı bulsam abi keşke başka bir uğraş bulsaydın eziyet etmişsin kendine de bize de derdim.Ama resimlerine bakmak için olur...
bıhruz bey, osmanlı paşasının ogludur . zengin, sımarık buyutulmus , batılılasmayı yanlıs anlamıs bır genctır . sık elbıselerle ve guzel arabalarla kendını batılı sanan bır ınsandır . sırf gosterıs olsun dıye fransız hocasından ogrendıgı fransızca kelımelerı sokaktakı sıradan ınsanlarla fransızca konusmaya calısır. babası olunce buyuk mıras ona kalmıstır ve bu serveti bos seylerle harcamaya koyulur......
Kâfur gibi ten ile o bâlâ kadd-i nâzik
San kamet-i şem'i asel-i câmi-i ândır.

*O beyaz, ince ve uzun boylu nazik sevgili, güzellik camisinin balmumundan yapılmış mumu gibidir.
Recaizade Mahmut Ekrem
Sayfa 83 - Bilge Kültür Sanat
Aşk!.. Aşk!.. Bana bu keskin ateşleri hissettirmekliğin bilahare meprize olmuş, şiddetli bir pasyonun ümitsizliği içinde terk etmek içinse beni bitirdin!
Recaizade Mahmut Ekrem
Sayfa 131 - Bilge Kültür Sanat
Bûs-ı lâ'linle çıkar evce nevâ-yı âşıkân
Ey büt-i hânende ma'cûn-ı sadâ-efzâ bûyâ

*Ey şarkı söyleyen put gibi güzel sevgili, senin dudaklarından öpünce, âşıkların sesi, güzel kokulu ses artıran macun gibi göklerin en yüksek katlarına yükselir.
Recaizade Mahmut Ekrem
Sayfa 86 - Bilge Kültür Sanat
Kadınlar azap meleklerinin yer yüzünde ortaya çıkmış benzerleridir ki bizi cennet kapısından cehenneme atarlar.
Recaizade Mahmut Ekrem
Sayfa 129 - Bilge Kültür Sanat
Sizden kaçmalıyım ;sizi o kadarcık bile görmemeliydim;biliyor musunuz ki aşkınız beni harap ediyor?.. Biliyor musunuz ki ben sizi bir gün görmezsem çıldırıyorum?..
Recaizade Mahmut Ekrem
Sayfa 119 - Bilge Kültür Sanat

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Araba Sevdası
Alt başlık:
Sadeleştirilmiş Basım
Baskı tarihi:
Kasım 2014
Sayfa sayısı:
311
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750516689
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Araba Sevdası, Tanzimat döneminde rastladığımız diğer roman denemelerinden apayrı, yazarını da benzersiz kılan bir romandır. Sultan Abdülaziz döneminde yaşanan trajikomik bir aşk hikâyesini, abartılı bir "alafranga züppe" karakterinin etrafında anlatan Araba Sevdası, Türkçe edebiyatın en özgün örneklerinden biridir. Daha sonra pek çok romanda benzer örnekleri yaratılacak, aşırı Batılılaşmış, özenti karakterlerin dramı, en yoğun olarak Araba Sevdası'nın kahramanı Bihruz Bey'in şahsında ete kemiğe bürünür ve bir klasik haline gelir. Bu sadeleştirilmiş basımda, Araba Sevdası'nın orijinalinde yer alan resimlerin yanı sıra romanın kaynaklarını ve göndermelerini belirginleştiren metinlere, haritalara ve resimlere de yer verilmiştir.

"Eğer Tanzimat romanına bir Batılılaşma romanı değil de bir modernleşme romanı olarak bakarsak, Araba Sevdası gerçek 
anlamda modern ilk romandır."
-JALE PARLA-

"Bu köksüz gölgeler kitabında asıl kahraman, Bihruz Bey'in parasını tam olarak ödemediği ve sonunda elinden aldıkları arabasıdır. O, kitabın sembolü ve fatalitesidir."
-AHMET HAMDİ TANPINAR-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 3.985 okur

  • gökçe k
  • sena
  • Nurhan Çay
  • Kıvanç Özer
  • Bilge
  • Nazlıcan Adıgüzel
  • Mina Tomaç
  • Beyefendi
  • Melike Balçık
  • Yazar Bayan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%7.5
14-17 Yaş
%9
18-24 Yaş
%29.9
25-34 Yaş
%31.3
35-44 Yaş
%13.8
45-54 Yaş
%6
55-64 Yaş
%1.1
65+ Yaş
%1.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%74.2
Erkek
%25.7

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%10.9 (73)
9
%9.7 (65)
8
%15 (100)
7
%20.2 (135)
6
%13.8 (92)
5
%8.2 (55)
4
%4.6 (31)
3
%3.3 (22)
2
%3.1 (21)
1
%0.9 (6)

Kitabın sıralamaları