830
aşkı dilinden düşürmeyen sözde aşıklar aşkın terazisinde kalbinizi kefeye koyma cesaretiniz yoksa boşuna çıkmayın tartıya ve uğraşmayın boşuna hiçbir alicengiz oyununuz hiçbir hilebazlığınız denkleş(ebil)mez sevgi dolu bir kalp ile Cevahir Sevil 1.4.2026/Ö.S.11.25
ra n 1001gm, 532-533/830
"لاكن، -چوبانه قوالينى چالديرتان- قوزينك مه له ييشى؛ قورتده، قوزييى بوغازلاماق اشتهاسينى اويانديرير!"
Reklam
alaaddin_358/830 1001g m
اوت، بيك بر كيجه'ده، علاءالدين'ك سروونينه كلدك واردق. شهبندرزاده علاءالدين، جارشو'نك سوروجى°باشى سى مقدم ايله برابر، تجارت سياحتى ايچون، سفره نيت ايدر.
先 生 semizotu
Hz. Peygamber'den (sav) rivayet edildiğine göre ayağında yara vardı, onu suya yatırdı, sonra onun üzerine semizotu sıktı ve iyileşti. Bunun üzerine şöyle buyurdu: Allah seni mübarek kılsın! Dilediğin yerde bitmesin. (Ebu Nu'aym, et-Tibbu-n-Nebevi, s.830; Suyuti, el-Cami'ul-kebir,12128)
Alıntı
Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun!
Ve 30 Ekim 1923 sabahı Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk başbakanı İsmet İnönü’ne şöyle yazdı: “Sevgili paşam, Cumhuriyet’in ilk başbakanı olarak seni düşünüyorum. Dur, hiç itiraz etme. Niye seni seçtiğimi şimdi anlayacaksın. Bizi yine büyük bir savaş bekliyor. Durumumuzun bir bölümünü Cephe Komutanı ve Lozan Baş Delegesi olarak elbette biliyorsun. Büyük devletlerin bu sefil duruma bakarak, kısa zamanda pes edeceğimizi sandıklarını Lozan dönüşü sen bize anlattın. Ben sana şimdi bildiğinden daha da acıklı olan genel durumu özetleyeceğim. Bize geri, borçlu, hastalıklı bir vatan miras kaldı. Yoksul bir köylü devletiyiz. Dört mevsim kullanılabilir karayollarımız yok denecek kadar az. 4.000 km. kadar demiryolu var. Bir metresi bile bizim değil. Üstelik yetersiz. Ülkenin kuzeyini güneyine, batısını doğusuna bağlamamız, vatanın bütünlüğünü sağlamamız şart. Denizciliğimiz acınacak durumda. Köylümüzü topraklandırmalı, ihtiyacı olan bir çift öküz ile bir saban vererek çiftçi yapmalıyız. Doğudaki aşiret, bey, ağa, şeyh düzeni Cumhuriyet’le de insanlıkla da bağdaşmaz. Bu durumu düzeltmeli, halkı kurtarmalıyız. Her yerde tefeciler halkı eziyor. Güya tarım ülkesiyiz ama ekmeklik unumuzun çoğunu dışarıdan getirtiyoruz. Sığır vebası hayvancılığımızı öldürüyor. Doktor sayımız 337, sağlık memuru 434, ebe sayısı 136. Pek az şehirde eczane var. Salgın hastalıklar insanlarımızı kırıyor. Üç milyon insanımız trahomlu. Sıtma, tifüs, verem, frengi, tifo salgın halinde. Bit ciddi sorun. Nüfusumuzun yarısı hasta. Bebek ölüm oranı %60’ı geçiyor. Nüfusun yüzde 80’i kırsal bölgede yaşıyor. Bunun önemli bölümü göçebe. Telefon, motor, makine yok. Sanayi ürünlerini dışarıdan alıyoruz. Kiremiti bile ithal ediyoruz.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
2 yıllık sistematik bir soykırım'ın istatistikleri:
• 76 bin Şehit. 18 bin'i çocuk. Ve henüz 1 yaşını bile doldurmamış 1000 bebek şehit. • 100 binlerce yaralı ve yaklaşık 9 bin kayıp. Her 4 yaralıdan biri yine çocuk. (40 bin çocuk) • 4800 ampute ile ampute oranı %225'lik bir artış gösterdi. ve Gazze ampute çocuk sayısıyla dünyada başı çekiyor. • Gazze'de her gün yaklaşık 28 çocuk öldü. • Ve 1.2 milyon çocuk hâlâ açlıktan ölme tehlikesiyle karşı karşıya. • 40 bin bebek süt ve mama kıtlığı sebebiyle açlıktan ölebilir. • 107 bin hamile ve süt veren annenin canı sağlık hizmetlerine erişemediği için tehlikede. • 12 bin kadın düşük yaptı. • 22 bin hasta acil tedavi için Gazze dışına çıkmak zorundayken 17 bin'i israil ablukası yüzünden gidemiyor ve ölümü bekliyor. • 12.500 kanser hastası tedavi olamadığı için ölmek üzere. Ve 350 bin kronik hasta abluka sebebiyle ilaçlara erişemediği için hayati tehlikede. • 38 hastane'nin 25'i tamamen yok edildi, hizmete kapalı. • Okulların %95'i zarar gördü. 163 okul ve üniversite tamamen yıkıldı. • 13 bin öğrenci, 830 öğretmen ve 193 akademisyen şehit oldu. • Gazze'ye 200 bin ton patlayıcı atıldı. • 39 bin aile soykırıma uğradı ve bunlardan 2700 aile tüm fertlerini yitirerek kayıtlardan tamamen silindi. • 915 bin kişi eğitimden mahrum kaldı. • 109 kez insani yardım bölgesi olduğu söylenen yerlere saldırıldı. bunlardan 46'sı aşevleriydi. Yüzlerce insan yemek bulmak için gittiği yerde canından oldu. • 1670 sağlıkçı ve 248 gazeteci şehit edildi. • 1013 cami ve 3 kilise yok edildi. • 208 tarihi ve kültürel alan hedef alındı. Ve bu liste daha da uzar gider maalesef. Unutmayın... tüm bunlar sadece kağıt üstünde yazılı istatistikler değil. Hepsi birer candı ve tüm dünyanın gözü önünde işlenen vahşetli bir cinayete kurban gittiler. Soykırım haberlerine alışmamalı, normalleştirmemeliyiz! Gazze hâlâ
Filistin
Reklam
Reklam