İbn Arabi’nin belirttiği gibi harflerin ilmi veliler ilmidir. Hakim Tirmizi de (Hicri 245- 320; Milâdi 859-932) bu ilme veliler ilmi (ilmü’l-evliya) adını vermiştir. Şunu hemen belirtmek gerekir ki burada söz konusu edilen şeylerin kâhinlikle ya da büyü yöntemleriyle hiçbir ilgisi yoktur: Harflerin ilmiyle onları birbirine kesinlikle karıştırmamak gerekir. ​İbn Arabi’ye göre, harfler birer soyut gösterge değildir. Harfler de diğer varlıklar gibi bir “ümmet”tir...
Seyyid Kutub şöyle demiştir: "Şüphe yok ki bu Kur'an, bu ümmetin öğreticisi, mürşidi, öncüsü ve tüm yol boyunca kılavuzudur. O, ümmetin düşmanlarının Allah'ın hidâyetine karşı takındıkları tavırları, karakterleri ve tarihleri hakkında bilgi verir. Eğer bu ümmet, Kur'an'a danışırsa, direktif-lerini dinlerse, kanunlarını ve hükümlerini hayatında uygularsa, düşmanları hiçbir zaman kendisine bir zarar veremez. Fakat Allah ile olan sözleşmelerini bozsalar, Kur'an'ı yürürlükten kaldırıp onu sadece vaaz, nasihat ve dualarda kullansılar.onu güzel sesle okumalarına rağmen hayatlarından uzaklaştırsa-lar başlarına birçok belâ gelir. " Fî Zilâli'l Kur'ân, c.2, s. 859.
Hayata Dair
Tarihte Pers adı ilk kez yirmi yedi *Parsuwaş -Pārsa* topraklarında yaşayanlar- hanından haraç aldığını iddia eden güçlü Asur (modern kuzey Irak, MÖ 859-824) Kralı III. Şalmaneser'in kayıtlarında geçmektedir. *Pārsa* adı “dağ kolu” anlamındaki eski Hint-İran *Pārcwa* sözcüğünden gelmektedir. Dolayısıyla, etimolojik olarak Persler “dağ kolundaki toprakların halkları” idi. Tabii burada “dağ kolu” ile Perslerin gölgesine yerleştiği heybetli Zagros sıradağlarını oluşturan büyük dağ sıraları kastedilmektedir.
''Oxford Üniversitesi dünya üniversiteler atlası yayınladı. İlk üç üniversite bize / Müslümanlara ait: 1-Zeytuniyye Üniversitesi-Tunus-737 2-Kayrevan Üniversitesi-Fas-859 3-El-Ezher Üniversitesi-Kahire-972 Ama şu an iki asırdır öyle bir yok oluş felaketinin eşiğine sürüklendik ki, bizim bize ait bir üniversite modelimiz yok. Meselenin özü, püf noktası şu: Özünüz ne kadar gür’se o kadar özgürsünüz demektir. Ancak şu an dünyada ruh, bu topraklarda var. Yarın, akıl, kalp ve ruhu aynı anda hayata ve harekete geçirecek büyük medeniyet yolculuğuna biz öncülük edeceğiz yine yeniden ve yenilenerek… Aslan düştüğü yerden kalkacak inşallah... Onun için durmak yorulmak nedir demeden geleceğimizi inşa edecek, hem İslâm’ı hem de dünyayı çok iyi tanıyan, özgüveni yüksek parlak bir öncü kuşak yetiştirmek için koşturup duruyoruz… Sözü özü: Dün olan, yarın olacak olanın teminatıdır.''
Edebiyat
Biraz daha çift foroğraflarına bakarsam 859 km yolu ışınlanarak gideceğim
859
hani başaklar dövülünce ortaya çıkıyor ya o misal işte nefes a(o)lmak için cevahiR 15.4.2026/Ö.Ö.9.08