Guineess Rekorlar Kitabı, Fas'ın Fez kentinde 859'da kurulan Karaviyyin Üniversitesi'ni dünyanın çalışan en eski üniversitesi kabul ediyor. Kahire' de 975'te kurulan El-Ezher Üniversitesi de hemen arkasından geliyor.
Sayfa 84 - Ketebe·Kitabı okudu
Alıntı
İbn Arabi’nin belirttiği gibi harflerin ilmi veliler ilmidir. Hakim Tirmizi de (Hicri 245- 320; Milâdi 859-932) bu ilme veliler ilmi (ilmü’l-evliya) adını vermiştir. Şunu hemen belirtmek gerekir ki burada söz konusu edilen şeylerin kâhinlikle ya da büyü yöntemleriyle hiçbir ilgisi yoktur: Harflerin ilmiyle onları birbirine kesinlikle karıştırmamak gerekir. ​İbn Arabi’ye göre, harfler birer soyut gösterge değildir. Harfler de diğer varlıklar gibi bir “ümmet”tir...
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Tarihte Pers adı ilk kez yirmi yedi *Parsuwaş -Pārsa* topraklarında yaşayanlar- hanından haraç aldığını iddia eden güçlü Asur (modern kuzey Irak, MÖ 859-824) Kralı III. Şalmaneser'in kayıtlarında geçmektedir. *Pārsa* adı “dağ kolu” anlamındaki eski Hint-İran *Pārcwa* sözcüğünden gelmektedir. Dolayısıyla, etimolojik olarak Persler “dağ kolundaki toprakların halkları” idi. Tabii burada “dağ kolu” ile Perslerin gölgesine yerleştiği heybetli Zagros sıradağlarını oluşturan büyük dağ sıraları kastedilmektedir.
Vahşilik mi Ararsın, Her Devirde
Lénin'in 1917'de kurmaya başladığı Rus Sovyet idaresi tarafından 1923 tarihine kadar beş sene içinde imha edilmiş muhtelif meslek mensuplarının sayıları şöyle sıralanmaktadır: 28 Piskopos. 1215 Papaz. 6575 Profesör. 8800 Hekim 54.850 Subay. 260.000 Ег. 105.000 Polis memuru. 48.000 Jandarma. 12.850 Memur. 355.250 Aydın. 192.000 İşçi 815.000 Köylü. Bunların yekūnu 1.859.568'i bulmakta, yani iki milyona yaklaşmaktadır. Bu müthiş rakamlar içinde akla durgunluk verenler 192.000 işçi ile 815.000 köylünün idamıdır. Yekun itibariyle en çok gazaba uğrayanların da köylü zümresiyle aydın kitle olması bilhassa dikkat edilecek bir noktadır. Fakat ondan mühim bir nokta daha vardır. İki milyona yaklaşan yukarıki rakam, yalnız 1923 resmî istatistiğindeki kurbanların rakamıdır. O tarihten 1965 tarihine kadar geçen kırkiki yılın kurbanları da o yekûna eklenecek olsa genel rakamın herhalde yirmibeş milyonu aşması lazım gelir.
Sayfa 376 - Tercüman Yayınları 1979 Baskısı·Kitabı okudu
1.ZUNNUN-İ MISRİ
Allahu Teala sırrının kutsiyetini arttırsın evliyanın ilk tabakasındandır yani ilk gelen büyüklerdendir esas adı sevban olup babasının adı da ibrahim'dir künyesi ebulfeyz lakabası ise zünnun dur.. Zünnün Malik Bin Enes'in talebesi olmuştur onun yolunda gitmiştir muvatta adlı eseri dahi ondan dinlemiştir kendisinden aynı zamanda fıkıh dersi okumuştur Zunnuni Mısri hicret'in 245. M.859 yılında ahirete göç etmiştir. Allah ondan razı olsun.
1000Kitap
ERMENİLERİ HASTALIK KIRDI
6 Ekim 1915'te Lordlar Kamarası'nda Ermeni mültecilerin durumu görüşülürken, Malazgirt ve Van' dan gelen çok sayıdaki mültecinin Eçmiyazin ve Erivan'ın farklı yerlerine vardıkları, 160 kadarının Iğdır ve Eçmiyazin yönüne gittikleri, hastalık ve açlık sebebiyle durumlarını çok kötü olduğu, günde 100 kişinin öldüğü, Ağrı Dağı'nın ötesindeki 9000 mültecinin de diğerlerinden daha iyi bir vaziyette bulunmadığı açıklanmıştır. Bir Alman kaynağı ise Osmanlı topraklarından Kafkasya'ya giden 139 bin Ermeni'nin bulaşıcı hastalık ve açlık sebebiyle öldüğünü bildirmektedir. Justin Mc. Carthy, 1918'de Ahılkelek'te 30 bin kişinin koleradan, 1919'da da 200 bin kişinin tifüsten hayatını kaybettiğini yazıyor. 16 Mart 1916 tarihli bir kayıta göre Konya civarındaki kampta bulunan 5 yaşının altındaki, 15 bin çocuk açlıktan, yorgunluktan, bir tehcir kampındaki 55 bin kişinin 12 bini de tifo sebebiyle ölmüştür. Burada hatırlatmamız gerekir ki; Kafkasya'dan, savaş sebebiyle Anadolu'ya sürülen Müslüman halkın yaklaşık yarısı hayatını kaybetmiştir. İstatistikler, sürgüne tâbi tutulan 1.5 milyon Müslümandan sâdece 700 bin kişinin Anadolu'ya gelebildiğini göstermektedir. 22 Eylül 1915 tarihli bir belgeden; Eskişehir ve Kütahya Mutasarrıflıkları'ndan Afyonkarahisar'a gönderilen 10.170 Ermeni arasında dizanteri, 17 Ekim 1915 tarihli bir başka belgede de Hama'da bulunan 20 bine yakın Ermeni muhaciri arasında dizanteri ve tifo salgınının başladığı ve her gün 70-80 kişinin öldüğü bildirilerek, bunların bir an önce iskân yerlerine gönderilmeleri Talat Paşa tarafından emredilmektedir. O yıllarda Anadolu'nun bu gibi salgın hastalıklardan kırıldığı bilindiğine göre herhalde hiç kimse "Ermeniler tehcir edilmeselerdi bulaşıcı hastalıklara yakalanmazlardı" diyemeyecektir. Sadece 1918-1919 yılında Sovyet
Sayfa 252 - Bilgeoğuz Yayınları·Kitabı okudu
Tarih