Allah isteseydi yirmi dört saatimiz aydınlık olurdu.Gecenin ve gündüzün peşi sıra olmasında hikmetler vardır. Elektriğin bulunmasından sonra sokaklar ışıl ışıl, kafamızı dinleyecek
karanlık ortam bulamıyoruz. Ölümü unuttuk.
Beş vakit namaz kılmayıp Cumayı, Bayram namazını, teravih namazını kaçırmayışımız bana biraz ticarî geliyor. Çünkü
saydığımız namaz türleri cemaatle oluyor. Mahallenin esnafı en
azından Cuma günleri camide görünerek diğer Müslümanları
kendisine müşteri olarak tutabiliyor.
Hepimiz, huzura çıkmış huzursuz Müslümanlarız! Namaz anı küçük ölümlerdir. Namaz esnasında dünyadan kopup tekrar geri dönmemiz gerekiyor ama tabi ki bu şu demek değil:
“Tamamdır, namazı kıldık, şimdi vur patlasın, çal oynasın... ”
İslam ordularındaki namaz, düşmanın moralini bozardı...
"Bunlar" diyorlardı... “Bunlar, öyle bir yere teslim olmuşlar ki,
katiyen kimseye teslim olmazlar.”