İSHAK

Ruhun mu ateș, yoksa o gözler mil alevden? Bilmem, bu yanardağ ne biçim korla tutuștu? Pervane olan kendini gizler mi alevden? Sen istedin, ondan bu gönül zorla tutuştu... Gün senden ışık alsa da bir renge bürünse; Ay secde edip çehrene yerlerde sürünse; Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse... Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla, Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla! Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince Gönlümdeki azgın devi rüzgârlara attım; Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım. Gözler ki birer parçasıdır senden ilahın, Gözler ki senin en katı zulmün ve silâhın, Vur şanlı silâhınla, gönül mülkü düzelsin; Sen öldürüyorken de, vururken de güzelsin!' Bir başka füsun fişkırıyor sanki yüzünden, Bir yüz ki yapılmış dişi kaplanla hüzünden... Hasret sana ey yirmi yılın taze baharı, Vasınla da dinmez yine bağrımdaki ağrı. Dinmez! Gönülün, tapmanın, aşkın sesidir bu! Dinmez! Ebedi özleyişin bestesidir bu! Hasret çekerek uğruna ölmek de kolaydı, Görmek seni ukbâdan eğer mümkün olaydı.
Ötüken Neşriyat
Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Hasret sana ey yirmi yılın taze baharı, Vaslınla da dinmez yine bağrımdaki ağrı. Dinmez! Gönülün, tapmanın, aşkın sesidir bu! Dinmez! Ebedi özleyişin bestesidir bu! Hasret çekerek uğruna ölmek de kolaydı, Görmek seni ukbâdan eğer mümkün olaydı.
Sayfa 257 - Ötüken Neşriyat
Alıntı
Gün senden işık alsa da bir renge bürünse; Ay secde edip çehrene yerlerde sürünse; Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse...
Sayfa 256 - Ötüken Neşriyat
Alıntı
Ruhun mu ateș, yoksa o gözler mil alevden? Bilmem, bu yanardağ ne biçim korla tutuștu? Pervane olan kendini gizler mi alevden? Sen istedin, ondan bu gönül zorla tutuştu...
Sayfa 256 - Ötüken Neşriyat
Alıntı
Gönlündeki kasırganın geçmesini bekliyordu ama geçeceğine dair hiçbir belirti gözükmüyordu.
Sayfa 256 - Ötüken Neşriyat
Alıntı