Böyle herkesin başına gelebilecek bir aşağılamanın beni bu kadar etkilemesine şaşıyorum. Bitmek bilmeyen bir korku içinde yaşıyorum sanki. Bu sürekli korkumun kaynağı, her şeye hazır olma isteğim. Sanki bütün korkular önceden karşıma çıkmış, sanki bütün korkuları yaşamışım da artık her biri için tek tek korkmama gerek kalmamış gibi davranıyorum kendime.
"Çocuk mu bozacak ilişkimizi?"
"Kadınlar hep daha fazla mutluluk istiyor" diyorum. "İnsanda huzur bırakmadıkları için eldeki mutluluktan da oluyorlar."
"Bu tüm erkeklerin korkusu" diyor Traudel, "Bir aşk nesnesi olarak kadının değişmeye hakkı yok."
Gökyüzünde martıların çığlıkları yankılanıyor. Havaya bakıp martıların gümüş beyazı bedenlerini görmek mutlu ediyor beni. Gökyüzünden çığlıkların yükselmesi hoşuma gidiyor. Yukarısı buradan daha iyi değil. Beni durmadan zamanımı boşa harcamakla suçlayan ölmüş annem geliyor aklıma. Hem de kendi hayatını hiç farkına varmadan bomboş geçiren annem.