Ama bence, söylemesi ne kadar üzücü olsa da, insanlar bazen sevdiklerine pek de iyi davranmayabiliyor.
Ivan soluğunu vererek sinirle hafifçe gülüyor. Madem öyle, diyor. Birini sevmek ne anlama geliyor, o zaman? Merak ettim de. Karşındaki kişinin duygularını önemsemiyorsan ve ona iyi davranmıyorsan, gerçekte mutlu olmasını da istemiyorsan buna nasıl sevgi denebiliyor, sence?
Ne istiyorsun onu bile bilmiyorum, diyor. Ne yaparsam yapayım yetmiyor sana. Yapamayacağım tek şey birden senin istediğin tek şeye dönüşüyor. Acı çektiğin için bana da acı çektirmek istiyor gibisin.
Bilinçlilik, diye düşünüyor. Beden bilinçsiz bir nesne, tıpkı bilinçli bir şoför tarafından kullanılan bilinçsiz bir araba gibi ortak olmadığı bir bilinçle canlılık kazanıyor. Hemen herkes bedenin ve zihnin ölümünü belli bir yerden sonra, mesela doksan yaşından sonra kabullenebiliyor veya en azından üstüne fazla düşünmezseniz teoride
kabullenilebilecek bir şey haline geliyor. Fakat beden zaman içinde er ya da geç ölecek diye zihnin de öleceğini öylece kabullenmek mi gerekiyor?