Kadınlarımızın yüzü acılarımızın kitabıdır
Acılarımız,ayıplarımız ve döktüğümüz kan
Karabasanlar gibi çizer kadınların yüzünü
Ve sevinçlerimiz vurur gözlerine kadınların
Göllerde ışıyan seher vakitleri gibi
Kimi insan otların kimi insan balıkların çeşidini bilir
Ben ayrılıkların
Kimi insan ezbere sayar yıldızların adını
Ben hasretlerin
Hapislerde de yattım büyük otellerde de
Açlık çektim açlık grevi de içinde ve tatmadığım yemek yok gibidir.
Otuzumda asılmamı istediler
Kırk sekizimde barış madalyasının bana verilmesini
BİR ŞEHİR
Birkaç yokuş tırmandım bir iki dönemeç döndüm ve yürüdüm
Burnumun doğrusuna yürüdüm yürüdüm
Bir kapı açıldı girdim
Yitirdim kendimi kendi içimde