Düşünsene bir özentiyle tuttuğun sigaranı yakıyorum
Hafifçe başını eğiyorsun, bahar bahçe saçların dökülüyor yüzüne
Avuçlarımda ki ateş tir tir titriyor seni görünce Lara
Sonra tatlı başını yavaş yavaş kaldırıyorsun
Sanki yıllardır karşında seni bekler gibiyim, derken işte işte kılıçtan keskin ve zindanlardan derin gözlerin.
Tarifinden acizim ben bu güzelliğin, bilmiyorum Lara ben kimin şairiyim?
Dışarıda olup biten her şeyden haberim var aslında
ama ben Lara, hayatı kalbimin içinde yaşıyorum, zamansız, mekansız, nefessiz..
ama sensiz diyemiyorum Lara diyemiyorum.
Gözlerimin ve gözlerin görmediği yerdesin sen Lara!
İçimdesin içimdesin diyorum sana, beni anla!
Beklenen güzel haber gibisin, ama sen gelmesen de güzelsin.
Ah Lara! Bir cenk meydanı kuruluyor içimde seni düşününce
Senin için kınından çekiliyor kılıçlar, duvarlar yıkılıyor, yeniden çiziliyor hudutlar
Öyle şanlı, öyle asil ilan ediyorsun ki zaferini
Hayran hayran sana bakarken görüyorum, esir düşen bir kumandanın gözlerini
Sonra, baktığım yerde seni göremiyorum, parmak uçlarında nazlı nazlı, berrak bir suyun üzerinde yürürken seyrediyorum seni
Dur Lara ! Dur!
Sakın gitme! Sen uzakları göremezsin. Tamam, gideceğin yollar senin
Ama ayaklarına serilmiş basıp basıp geçtiğin yollar benim! Bilmezsin.
Artık seni yazmam, vazgeçtim dillere düşürmem demiştim, görüyor musun Lara? Ben yine bana yenildim.
Ömrümün neresindeyim bilmiyorum
Neler neler geçti başımdan bir sen geçmiyorsun
Ah Lara..
Senden başka güzel bilmem ben, buhtunnasr kabrinden kalksa
Babil şehrini yeniden kursa, bin bir güzelleri karşıma dikse,
Değişmem değişmem saçlarının tek bir teline.
Fatih Buhara Benzek
Bu kuklaların kukla olmadığı besbelli
Ne söyledilerse tıpıtıpına gerçek besbelli
Altın saçlarını yana atışı yok mu Lilinin
Lilinin yağdan kıl çekercesine inanışı
Lilinin yağdan kıl çekercesine yaşayışı yok mu
Kuklalar titremesin ne yapsın
Adam konuşmasını bilmezse ne yapsın
Kuklaların kukla olmadığı besbelli
Lilinin çekip gideceği besbelli
Lilinin dönüp geleceği besbelli
Ekmek ha bakkalın olmuş ha Cabaret de Paris'nin
Sen herhangi bir ekmek yiyeceksin işte Lili
Ekmek ne kadar Allahınsa Lili de o kadar Allahın Lili
Yüzün ruhun kadar aydınlık ya Lili
Gönlün soğuk sular güzel aynalar gibi ya Lili
Anladın ya kutunun içinden çıkan mendil
Olamaz Üsküdardan geçeriken bulduğun mendil
-Bizi bırakıp nereye gidiyorsun Lili
Demek bizi bırakıp gidiyorsun Lili
Sen daima güzeller güzelini bulursun Lili
Sen istesen de taş yürekli olamazsın
Sen daima güzeller güzeli olursun Lili
Demek gideceksin arkana dönüp bakmayacaksın
Hangi kuş hangi şafakta ölecek görmeyeceksin
Öyleyse al bu kürkü bu veda kürkünü Lili
Tüyleri şiirler olan bu mahcup kürkü
Sen daima Sultanlar Sultanı olursun Lili
Demek sen gidiyorsun Lili