Oidipus, bu tragedyada gerçekleri sindirmiş, isyan ve inkârdan arınmış bir bilgeliği temsil eder. Acıları onu tüketmemiş, aksine olgunlaştırmıştır. Bu kabulleniş, trajedinin yıkıcılıgı karşısında ruhun nasıl dinginleşebileceğini hissettirir. Eser, vefa ve adalet kavramlarını da en saf haliyle işler. Sadakatin sadece sözde değil, zor zamanlarda gösterilen emekten doğduğunu öğretir. Duygusallığa yenilmeyen, hakikati ve vicdanı temel alan bir adalet anlayışı sunar. Zor durumlarda bile karakterinden ödün vermeden onurlu bir duruş sergilemenin mümkün olduğunu tüm gerçekliğiyle gösterir. Kitap, dua ve inanc atmosferiyle de birleşince okura şu hissi bırakır:
Bir insan vicdanını, vefayı ve adaleti rehber edindiğinde, ölümü bile bir yok oluş değil, ardında kalanlar için manevi bir mirastır.