"Çoğunlukla nefret ederiz kendimize benzeyenden,kendi kusurlarımızı dışarıdan görmek bizi çileden çıkarır.Hele ki bu kusurların safça sergileneceği yaşı aşmış ve mesela en ateşli anlarda yüzü buz kesen biri; aynı kusurları kendinden genç veya daha saf veya daha şapşal birinde görecek olsa kargışlar onu!"
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Böylesi ilişkiler bana üçüncü bir kişi tarafından ifşa edilmiş olsa beni ölmekten beter edebilirdi ama bunları kendi kendime kurduğumdan acıyı hafifletmek için işin içine yeterince belirsizlik katmayı da ihmal etmiyordum. Aldatılmış olduğu düşüncesi insana yakıcı bir sözle zerk edildiğinde çok düşük dozda dahi öldürücü olabilecekken aynı düşünceyi, kuşku formunda olunca her gün çok yüksek miktarlarda sindirebiliyoruz."
"Belli bir yaşı geçtikten sonra, bir zamanki çocukluk ruhumuz ile soyundan geldiğimiz ölülerin ruhu sökün eder, tüm talihlerini ve talihsizliklerini üzerimize boca eder, yaşadığımız yeni duygulara karışmaya kalkarlar ve biz de o duygular içindeki eski imgelerini silerek onları özgün bir yaratı halinde yeniden biçimlendiririz."
"Aşk; birine yönelik böylesi bir kaygı nöbetinden, onu tutabilecek miyim yoksa kaçıp gidecek mi belirsizliğinden doğunca kendisini yaratan o altüst oluşun izini taşır, o kişiyi düşündüğümüzde o âna dek gözümüzde canlananların pek azı kalır hatırda. Dolayısıyla benim Albertine'e dair, dalgaların kıyısında edindiğim ilk izlenimler de ona olan aşkımda varlıklarını çok sınırlı biçimde sürdürebilirdi."