Kıskançlık

Marcel Proust
Çevirmen:
Ebru Erbaş
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 2 dk.
Sayfa Sayısı:
72
Basım Tarihi:
1 Ekim 2020
İlk Yayın Tarihi:
8 Haziran 2017
Yayınevi:
Can Yayınları
ISBN:
9789750747014
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

66 Sayfaya Koca Bir Hayat Sığmış, gibi
10/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2021 04:49
Çok heyecanlıyım.... MERHABA PROUST (: Uzun zamandan beri inceleme yapmıyordum. Biraz tembellik biraz atalet hali ve biraz da kendimi ötelediğim için olsa gerek uzaklaşmıştım yazmaktan. Paslanmış her bir yerimden dilim döndüğünce çiziktirelim bişeyler. Neyse. 3000 küsür (yayın evine göre değişir) sayfalık kitabın 5. serisinin adıdır Mahpus ve kıskançlık. İyi bir okur bilir Proust'u ve genelde de ertelenen yazarlardandır. Sağda solda bu konuyla ilgili çok fazla yazı okudum, ordan biliyorum. Ve Proust'u okuyanların ortak derdi de yine onu geç tanımakla ilgili. Gelelim sadede... Şimdi öncelikle Proust' un bu kitabıyla ilgili söyleyeceklerim geneli bağlayan bir durum değildir. Kıskançlık bölümü için sadece şunu söyleyebilirim ki işinizi gücünüzü bırakın ve hemen uygun bir site bulup sipariş verin. (Hala konuya giremedim :) Bazı yemekler vardır, hakikatten hazırlanması uzun sürer fakat uzunca süren emeğin karşılığı da bir o kadar güzel olmasıdır. Değişkenlerle açıklamayı bir kenara koyalım, burda yemeği yapmak için harcanan emeği, Proust' un sadece sevdiği kadının uykuya geçişini 32 sayfada anlatmış olmasından ziyade, yine Proust' un uzun cümlelerini anlamak için ne kadar tavana bakıp zaman geçirdiğinizle alakalı. Ve tabi uzun süren yemeğin size verdiği lezzeti de Arşimet' in Evreka' sına benzetebiliriz. (Teşbihte hata olmaz efennim) Evreka! Sizi çırılçıplak sokağa çıkaran o şey. "Heeeeeeeeeeeeee, o mesele" dedirten şey. "Oha lan" ya da "vay anasssını" da olabilir. (Son teşbih için Feminist dostlardan ve bütün kadınlardan özür diliyorum.) Bu mucize adamın "Kıskançlık" diye anlattığı şey sadece kıskanma duygusunun tanımını yapmaktan öte kıskançlık duymasının nedenlerini kızmadan, mızmızlanmadan, nefret etmeden "neden kıskandım ki acaba" diye kendisini
KıskançlıkMarcel Proust · Can Yayınları · 20202,659 okunma
7/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2023 68. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2023 19:56
Kitap Marcel Proust’un en yetkin eseri, edebiyat tarihine damgasını vuran, yedi ciltten oluşan Kayıp Zamanın İzinde kitabının beşinci cildi Mahpus’tan kısa bir kesit. Kitapta kıskançlık üzerine çok muazzam analizler mevcut. Kıskançlık bir his midir? Yoksa bir duygu mudur? Yoksa kıskançlık bir yanılsama mıdır? Belki de beynimizin bize oynadığı bir oyundur. Proust’un tüm bunları kanepenin üzerinde uyuyan sevgilisinin (Albertine’in) varlığıyla anlatması dimağımızda benzersiz bir tat bırakıyor. Yazarın kıskançlık, aşk, şüphe, yalanlar ve yalancılık hakkında yaptığı çeşitli açıklamalar ve benzetmeler gerçekten muazzam. Kayıp Zamanın İzinde serisine uzun zamandır başlamayı düşünüyordum ama bir o kadar da çekiniyordum açıkcası. Bu kısa eser yazarın kalemini anlamak için büyük bir fırsat oldu benim için. Yazarın dilini çok katmanlı buldum biraz daha korkmadım desem yalan olur. Cümleler çok uzun dolayısıyla bazı cümleleri iki kere okuduğum oldu. Böyle uzun cümlelere Orhan Pamuk ’un Kara Kitap ’ında ve Oğuz Atay ’ın Tutunamayanlar ’ında rastlamıştım ve bir hayli zorlanmıştım. Sanırım İki Şehrin Hikâyesi sinde de böyle uzun cümleler mevcuttu yanlış hatırlamıyorsam. Bu seri de zorlar ama okuyana edebiyat açısından çok şey katar diye düşünüyorum. Keyifli okumalar.
1000Kitap
KıskançlıkMarcel Proust · Can Yayınları · 20202,659 okunma
Kıskançlık çeker yalanın acısını ve görür sakladığından fazlasını
Puan vermedi·72 syf.·
2022 13. kitabı
Marcel Proust Kayıp Zamanın İzinde serisinin yazarı.. Aslında yazacaklarım inceleme ifade etmez . Seriyi okumuş olmama rağmen inceleme yazma yeterliliğinde hissediyorum kendimi.. Yazar ve eserleri için inceleme yazmak bana göre daha akademik bir bilgi gerektiriyor. Kıskançlık* kitabı için söyleyeceğim yazarın Mahpus* eserinin bir bölümü.. Eser, yazarın aşık olduğu Albertine ile karşılıklı mahpus oldukları hayatlarında birbirlerini sınama, sahiplenme eğilimleri, kıskançlığı besleyen kaynaklar, vb psikolojik gözlem; yer, kişi tahlilleriyle özellikle de duygu tahlili ile seriyi okuyanlara bir hatırlatma mahiyetinde .. Ve yazarla tanışmak için de ideal bir başlangıç eseri niteliğinde.. Yani Marcel Proust ile tanışmak isteyenler bu eseri başlangıç eseri seçebilirler. Marcel Proust okuma sürecimde hatrı sayılır alıntılar paylaştım. Merak edenler göz atabilirler eserleri hakkında fikir sahibi olmak için.. Ebebiyat severlerin bir gün muhakkak tanışmak isteyeceğini bir yazar Proust.. ... rezilce çırpındığı bir mücadeleyi fazla uzatmayana ne mutlu!... Tamamıyla sahip olamadığımızı severiz ancak.! Gariptir ki ilk aşk, yüreğimizde bıraktığı kırgınlıklarla sonraki aşkların yolunu açsa da belirtilerin ve çekilen acıların özdeşliği üzerinden olsun, bunlara bir çare bulma imkânı sunmaz bize. Bir pasaj ile bitiriyorum. Neden sonra buz kesmiş halde geri dönüp yorganın altına girdim ve tüm gece ağladım.
Edebiyat
KıskançlıkMarcel Proust · Can Yayınları · 20202,659 okunma
MARCEL PROUST & KISKANÇLIK
Puan vermedi·72 syf.··
2022 92. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2022 09:50
Selam arkadaşlar Bu kitap, yazarın Kayıp Zaman İzinde adlı yedi ciltten oluşan, Nehir romanının beşinci cildi Mahpus'tan alınan bir bölümmüş. 62 sayfadan oluşan bu kitabın temel olarak ele aldığı konu adından da anlaşılacağı gibi kıskançlık. Eser, yazarın aşık olduğu Albertine ile karşılıklı mahpus oldukları hayatlarında birbirlerini sınama, sahiplenme eğilimleri, kıskançlığı besleyen kaynaklar gibi konuları anlatıyor. Yazar olayları anlatırken bir yandan okuyucuyla sohbet havasında olayların psikolojik terimlerini aralara serpiştirmiş. Yani olayları kesik kesik olarak okuyoruz. Bir yandan yazar, kıskançlığın ne raddeye varabileceğini, kıskançlığın duygusal ilişkiler ve insan psikolojisi ile ilişkisi ve bu duygunun Albertine ile Marcel arasındaki ilişkiye vurduğu darbeyi, müthiş bir gözlem ve biçemle kaleme almış. Eğer piskolojiye ilginiz varsa seveceğiniz, fakat psikoloji sevmiyorsanız sıkılacağınız bir eser olabilir. Bu yüzden psikoloji severlere tavsiye ediyorum #kitaplarinperisi #booklover #kitapönerisi #book #bookstagram #keşfet #kıskançlık #marcelprosut
KıskançlıkMarcel Proust · Can Yayınları · 20202,659 okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2021 23. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2021 13:10
Aşk sizce nedir? Hastalık mı, bütünleşmek mi, neşe mi, tutku mu, türünü sürdürme arzusu mu, şehvet mi, özveri mi? Aşkın anlamları kişiden kişiye göre değişebilir. Fransız yazar Proust, bu kitapta Marcel’in Albertine’ye olan aşkını ve kıskançlığını anlatıyor. Bu bölüm, Kayıp Zamanın İzinde Mahpus’ta geçiyor. Kitabı okurken Proust’la tanışmaya çok geç kaldığımı düşündüm. Dili oldukça ağdalı, cümleler ve paragraflar uzun. Bu da anlaşılmasını zorlaştırıyor. Ancak Proust kesinlikle iyi bir gözlemci. Aşkın türlü halleri ve kıskançlık duygusunu milim milim irdeliyor. Siz de kendinizden/çevrenizden parçalar buluyorsunuz. Marcel, Albertine’yi gözünde öyle idealleştiriyor ki, bir gün onun yalan söyleyip kendisini aldattığını öğrenme aşamaları, gel-gitleri tüm çıplaklığıyla anlatılıyor. Aldatan insanın yalana sığınabileceğini, inkar edebileceğini hesaplayan Marcel, Albertine’yle kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor. Sevgilisini kendi silahıyla(ikiyüzlülükle) vuruyor. Bu arada zayıflıkları ve ailesiyle hesaplaşmaları oldukça tarafsız. Romanı kendi dönemiyle değerlendirdiğimizde erkeklerin kadınlara kendi “malıymış” gibi bir bakış açısının olduğunu söyleyebiliriz. Günümüzde de bu anlayış oldukça yaygın. Erkek milletinin kendilerinde olan özgüven eksikliğini kadınlardan çıkarmaları ne acı! Yüzyıllardır kadınlarımız bir nesne gibi alındı, satıldı. “Onu giyme, çok yüksek sesle gülme, gece yarısı sokağa çıkma, gezmelere gitme” denilerek zapturapt altına alındı. Namus iki bacak arasında sanıldı, cinayetler işlendi. Kadınlarımız da tüm bu toplumsal cinsiyet kodlarını içselleştirdi. Sevmek birine sahip olmak değil, onunla birlikte olmaktır. Kadın bedeni ne cinsel bir obje ne de bir erkeğin
Edebiyat
KıskançlıkMarcel Proust · Can Yayınları · 20202,659 okunma
9/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2022 31. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2022 13:27
Kısa ancak derin bir iç ses anlatımıyla karakterimiz hislerini tüm çıplaklığıyla okuruna sunmaktadır. Kıskançlığı, yüreğinin en dip köşelerine bir parazit gibi yayılan insanların anlayabileceği bir eser. İnsanı içten içe ne kadar derin bir düşünce kuyusuna ittiğini, okurken bizzat anlıyorsunuz.
Edebiyat
KıskançlıkMarcel Proust · Can Yayınları · 20202,659 okunma
7/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2021 38. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2021 22:19
Az sayfalık ama içerik açısından hacimli bir kitap. İçerik ise sıfır olay tamamen bir duygunun psikolojik olarak incelemesi. Olay olmadığı için yavaş gidiyor ve beyini yoruyor. Keyifli okumalar
Psikoloji
KıskançlıkMarcel Proust · Can Yayınları · 20202,659 okunma
Kıskanç mıyız, paranoyak mı?
8/10
·72 syf.··
2024 5. kitabı
Fransız bir yazar olan Marcel Proust tarafından Kayıp Zamanın İzinde adlı serinin beşinci cildinden bir parça olan bu bölüm, kısa bir kitap olarak yazılmış ve kıskançlıkla ilgili önemli çıkarımlar yapabilmemizi sağlayacak nitelikte bir eser. Eserde, sevgilisine çok aşık olan yazar, sevgilisinin eşcinsel bir yönelime sahip olduğu kuşkusu ve korkusuyla yaşamaktadır. Eskiden yaşadıkları büyük aşkın, sevgilisi tarafından aynı hissedilmediğini düşünmektedir. Aslında eserde, paranoyak olmaya çok yakın bir adam da işleniyor bence. Aldatılma korkusuyla veya belki de gerçekten aldatılmanın verdiği his sonucunda paranoyak gibi davranıyor olabilir. Eserde psikoanalitik bir nokta da bulunuyor. Buna göre yazar, yaşadığı kıskançlığı, ailesinin ona davranışlarından miras olarak görüyor. Eserin bazı noktalarında kendimi bulmakla birlikte kendi kendime değerlendirme yapmamı da sağladığını eklemeliyim. Eserin dili basit ama tümceler biraz karmaşık gelebilir. İlgililerine iyi okumalar diliyorum. :)
KıskançlıkMarcel Proust · Can Yayınları · 20202,659 okunma
Marcel Proust'la tanışmanın heyecanı ile yazıyorum.
10/10
·72 syf.··
2022 16. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2022 09:59
Kayıp Zamanın İzinde serisini okumadan önce kendimi Proustla tanıştırma evresi rahat geçsin diye tercih ettiğim Can yayınlarının kısa klasiklerinden olan Kıskançlık umduğumdan daha kolay geçti. Proust edebiyatın en usta yazarlarından biri olarak bilinmesinin yanı sıra, kurduğu cümlelerde ki uzun betimlemeler, çoğu okuyucunun ürktüğü bir durumdur. Bende kendimi hazır hissedip hissetmem konusunda bu kitap bana olabilecek en güzel kılavuzluğu yaptı. Benim gibi tereddüt edenler için önce bu kitabı okumanızı tavsiye ediyorum.
1000Kitap
KıskançlıkMarcel Proust · Can Yayınları · 20202,659 okunma
8/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2022 37. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2022 19:07
"Kitap Dünyam Merkez" telegram grubumuzda Proust bahsi geçince, ben de elimdeki kitabını yani Kıskançlık'ı okudum... Kitap Kayıp Zamanın İzinde serisinin 5. kitabı Mahpus'tan bir bölüm... Anlatıcının yani Marcel'in Albertine'e duyduğu kıskançlığı betimlediği satırları... . Sıradan bir kıskançlık anlatmıyor Proust... Enine boyuna derinliğine inip üç boyutlu bir anlatı sunuyor... Kısa ama fazla dolu bir metin... O yoğunluk ara ara boğsa da, Proust'un cümlelerinin hayranıyım ben... . Gözlemleri (ki bu konuda usta), benzetmeleri ile Albertine'e olan hislerini deşiyor resmen Marcel... Uykusunda, onu izleyerek yapıyor bunu... Albertine'in her davranışını hatta yüzünden, yan profil görüntüsünden de irdeliyor, anlamlar çıkarıyor ve bunu büyük bir ustalıkla yapıyor hem de... . Daha önce Proust ile tanışmamışsanız ve üslubunu merak ediyorsanız bu kitap uygun olabilir... Proust'a hayran mı kalacaksınız yoksa çok mu boğucu gelecek anlarsınız... Seriyi okuyanlar içinse bir tutam tadımlık olacak... Keyifli okumalar...
Edebiyat
KıskançlıkMarcel Proust · Can Yayınları · 20202,659 okunma

Yazar Hakkında

Marcel ProustYazar · 33 kitap
Fransız modern edebiyatının temsilcilerinden Marcel Proust, 10 Temmuz 1871'de, Paris yakınlarındaki Auteuil'de doğdu. Babası varlıklı bir profesör olan Adrien Proust ile annesi Jaenne Weil tarafından Paris'te büyütülen Marcel Proust, 10 yaşına geldiğinde bir astım krizi geçirdi ve bundan sonraki yaşamında hastalıkların pençesinden kurtulamadı. Hastalığına rağmen okulunu başarılı bir öğrenci olarak tamamladı ve askeri hizmetinden sonra Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne girdi. Bir yandan üniversiteye devam eden Proust bir yandan da Sorbonne'da felsefeci Henri Bergson'un derslerine katılıyordu. Ailesinin maddi varlığı nedeniyle rahat yaşamı garanti altına alındığından, mesleki bir eğitime gerek duymayan Marcel Proust, tüm zamanını küçüklükten beri ilgi duyduğu yazarlığa ayırmaya karar verdi. Düzyazıları ve makaleleri 1892 yılından itibaren çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanmaya başladı. 1895'ten itibaren Eğitim Bakanlığı'nda çalışmaya başlayan Marcel Proust, Bakanlık'ta kaldığı beş yıl içinde Hazlar ve Günler adlı öykü kitabını yazdı. Gerek eleştirmenler gerekse okur tarafından pek başarılı bulunmayan bu eser bir anlamda yazarın bundan sonra ele alacağı konuların açıklanması açısından önem taşıyordu: Yabancılık çekilen bir dünyadaki yalnızlık ile kendi kimliğinin arayışı içindeyken aşk, hastalık ve zamanın etkileri. Proust, ilk kitabının ardından sekiz yıl boyunca bir kitap üzerinde çalıştı. Kitabı tamamlamasına çok az bir zaman kala uğradığı hayal kırıklığı nedeniyle sekiz yıllık uğraşının ürünü kitabını yırttı ancak onu atamadı. 1952'de Jean Santeuil adı altında yayınlanan bu kitap yazarın başyapıtı olarak değerlendirilen Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde/Kayıp Zaman İzinde adlı romanın bir tür hazırlık çalışması olarak değerlendirildi. Jean Santeuil'in odak noktasının anlatıcının subjektif öyküsü oluşturmuştur. Yazar bu eseriyle geçmiş olaylarla ilgili duyguların içinde bulunulan anda yaşanılanlardan daha kuvvetli olduklarını kanıtlamak istiyordu. Düşüncelerini vurgulamak için her şeyin tekrarlandığı bir anlatım biçimi uyguladı. İlk anlatılanda olayların gerçekten olup bittiği zamanı diğerinde ise akılda kalanları anlatıyordu. 1903 yılında babasını kaybeden ve annesiyle birlikte yaşayan Marcel Proust'un yaşamındaki en önemli olaylardan biri 1905'te annesi Jaenne Weil'i kaybetmesidir. O tarihte 34 yaşına giren eşcinsel yazar için annesi hayatının en önemli kadınıydı. Geçirdiği sinir buhranlarından ve gördüğü tedavilerin ardından Proust, deneme yazılarında önemli edebiyatçıları ve felsefecileri inceledi. Bunların başında çalışmalarını Fransızca'ya çevirdiği John Ruskin ve eleştirilerinin hedefi olan Charleb Augustin Sainte-Beuve geliyordu. Aynı dönemde üzerinde çalıştığı Bergson'un bilgi kuramı, Proust'un anlatım tekniğini düzeltmesindeki en önemli etkendir. 1908'de kaleme almaya başladığı ancak 11 yıl sonra yayınlanan Taklitler ve Seçmeler adlı yapıtı başyapıtı için ön çalışma oldu. 1908'den sonra tamamen inzivaya çekilerek hiç ara vermeksizin yedi bölüme ayırdığı Geçmiş Zaman Peşinde adlı dizi romanı üzerinde çalıştı. Bu roman 1927'ye kadar 15 cilt ve yedi bölüme ayrılmış olarak yayınlandı. 1913 Swannların Semtinde çıktıktan sonra onu izleyen diğer bölümler; Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde, Guermanteslerin Semtinde, Sodom ve Gomorra, Mahpus Kadın, Kaybolan Albertine, Yeniden Kazanılan Zaman yayınlandı. Otobiyografik bir havanın estiği bu roman dizisinde birbirine paralel iki düzlem bulunmaktadır. Proust'un yaşantısından alınan tek tek epizotlar, burjuvazinin tam bir tablosu ve en ince ayrıntılara kadar araştırıp anlattığı aristokrasinin çöküşü olarak yoğunlaşır. Proust bunu yaparken şimdiki zamana ve geçmişe ait bilinç içindekileri çağrışımlı olarak birleştirmek amacıyla olayları kronolojik bir sıraya koymadı. Geçmiş zaman anımsama yoluyla ve birinci şahıs olarak öyküyü anlatan kişinin içsel birliğine uyan kayboluşu zaman yeniden kazanılmaktadır. Sürekli geriye bakışlarla yaşam daimi bir dolaşım halindedir. Roman dizisinin sonunda şair yani Proust, kendi yaşantısını anlatan romanı yeniden yazmaya karar verir. Yazar anlattığı düşünceleri doğrudan doğruya yansıtabilmek için edebi teknik olarak iç monoloğu kullanmıştır. Benliğin zaman içindeki psikolojik değişimi ile güncel ve eski olayları bir bütün haline getirerek insanın ruhsal yaşantısını işleyen Marcel Proust, 18 Kasım 1922'de, Paris'te yaşamanı yitirdi. Eserleri Roman: Swannların Semtinde (Du cote de chez Swann, 1913), Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde/Geçmiş Zaman İzinde (A la recherche du temps perdu,1918), Guermanteslerin Semtinde (Le cote du Guermantes, 1920), Sodom ve Gomorra (Sodome et Gomorrhe, 1921), Mahpus Kadın (La prisonniere, 1923), Kaybolan Albertine (Albertine disparue, 1925), Yeniden Kazanılan Zaman (Le temps retrouve, 1927), Taklitler ve Seçmeler (Pastiches et melanges, 1919) Öykü: Hazlar ve Günler (Les plaisirs et les jours, 1896)