Kara Kitap

Orhan Pamuk

Yorumlar ve İncelemeler

Hiçbir zaman kendisi olamaz insan
9/10
·426 syf.··
Beğendi
·
2022 2. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2022 23:43
Bu kitaptan ya nefret eder, ya da onu çok seversiniz tıpkı Tutunamayanlar gibi, belki de kaliteli bir eseri belli eden bir niteliktir bu. İşin aslı zor bir kitap bunu inkar edemem. Bu kitabı okuyup anlamak, anlamlandırabilmek için belirli bir bilgi birikimi olmalı insanın. Merkezine bir aşk hikayesini oturtan kitap; bir kış günü karısı Rüya’nın arkada küçük bir not bırakarak kendisini terk ettiğini öğrenen Galip’in şehirde dolaşıp nerede olabileceğine dair ipuçlarını aramasıyla başlıyor. Bu arayışta kendisine kuzeni, Celal Salik’in köşe yazıları da yol gösteriyor. Bu hikaye kitabın içinde resmen eriyor ve elbet -ucu açıkta olsa- bir “oldukça ilginç” sonuca bağlanıyor. Bununla ilgili varsayımlarımı yazarsam spoiler vermiş olurum bu sebeple ben incelememi yaparken daha çok kitabın işleyişi ve bize anlatmak istedikleriyle ilgili fikirlerimi yazacağım. Kitaptaki işleyiş çok farklı bir sarmal halinde ilerliyor. Çok katmanlı bir kitap olduğu bir gerçek. İçerisinde bir sürü bilgi, hikaye ve gizem barındırıyor. Yazarın öyle bir üslubu var ki herhangi bir kitap okurken pek de önem taşımayan ifadeler parantez aralarında bir bilgi dağarcığına dönüşüp hayrete düşürüyor insanı. Toplu iğnenin Türkiye'de ilk hangi fabrikada üretildiğini başka yerde okumazsınız mesela. Ya da hiç olmadık bir konuda Kur'an'dan deliller sunarken bunu Marcel Proust 'un görüşleriyle destekleyen bir yazara eminim denk gelmemişsinizdir. Bir bakarsınız kahraman yazarın kendisidir aslında, bir bakarsınız yazar anlatıcıdır. Yazarın konudan uzaklaştığını düşünürken bir de bakarsınız ki aslında tam ortasına düşmüşsünüz anlatılmak istenenin. Kitap bir dünyadan başkasına sürükler sizi. Hurufilikten, Mevlana'nın aşkı Şems'e nasıl geçtiğini alamazsınız. Sonra bir bakarsınız Binbirgece masallarının birinin içinde
1000Kitap
Kara KitapOrhan Pamuk · Can Yayınları · 199011,6bin okunma
9/10
·426 syf.··
Beğendi
·
2021 14. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2021 00:50
O neydi ya? Bitirdiğimde tam da bunu söyledim. Birkaç yıl önce Benim Adım Kırmızı'yı okumuştum, okuduğum ilk Orhan Pamuk eseriydi. Şimdi de ikinci olarak Kara Kitap'ı okudum. Kara Kitap'ın eşsiz olduğunu düşünüyorum. Uzun cümleleri anlamak, varsa alt anlamlarını çıkarmak konusunda oldukça iyi olduğumu düşünürdüm. Ama Kara Kitap'a kadar düşünürdüm. Orhan Pamuk; biz okuyuculara öyle anlatıyor ki, eğer cümleden kopmazsak anlatılan her şeyi bir köşeden izliyoruz. Bazen yaşıyoruz. Bana "O neydi ya?" sorusunu sorduran durum, bu kadar ayrıntılı anlatım içerisinde hâlâ üstü kapalı kalan meseleler. Avukat Galip, Galip'in biricik eşi, kuzeni, sevgili Rüya ve diğer kuzeni Celal. Rüya, eşi Galip'i kısacık bir notla terk eder, Celal de bu sıralar ortalıktan kaybolur. Biz okuyucular Galip'in Rüya'yı arayışını okuduk. Galip yalnızca Rüya'yı mı aradı yoksa kendini de arıyor muydu? O kısacık notu okuyamadık, Rüya'yı Galip'in gözünden gördük. Rüya gerçekten Galip'in anlattığı gibi miydi? Celal'in köşe yazılarını da okuduk. O köşe yazılarında cevherler vardı. Bazen gizliydiler, bazen de apaçık ortada. Cellatlı olanını elim göğsümde okudum, çok etkileyiciydi. Birkaç kere olmuyor deyip yarıda bırakmak istedim. İstanbul'un o sokaklarında boğuldum. Uzun cümleler soluğumu kesti. Sırf sonu ne olacak, Rüya nerede acaba merakıyla zorladım kendimi. Sonuysa tokat gibi çarptı. Mutlaka birkaç sene sonra "sakin kafayla" tekrar okuyacağım. Kara Kitap'ı tek seferde anlayabileceğime inanmıyorum. Okuyucusunun ortası olacağına -haddim olmasa da- pek ihtimal de veremiyorum, bana kalırsa Kara Kitap ya sevilir ya da hiç sevilmez. Daha önce Orhan Pamuk okumamış birisi için ön yargı sebebi olabilir, bu duruma başlı başına müsait bir kitap olduğunu düşünüyorum. Okuyacaklara şimdiden iyi okumalar.
Kara KitapOrhan Pamuk · Can Yayınları · 199011,6bin okunma
9/10
·426 syf.··
2025 71. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2025 04:32
Orhan Pamuk’un daha önce Kırmızı Saçlı Kadın kitabını okumuş biri olarak Kara Kitap, beni hem dil hem yapı hem de anlatım tarzı bakımından şaşırttı. Bu iki kitap arasındaki fark o kadar büyük ki, sanki aynı yazarın kaleminden çıkmamışlar gibi hissettirdi. Kırmızı saçlı kadın daha basit ve dolambaçsız bir hikayeyken Kara Kitap’ta Galip’in karısı Rüya’yı arayışı romanın omurgasını oluştursa da, bu omurga bazen o kadar silikleşiyor ki, kendimi “Ben ne okuyordum en son?” derken buldum. Ama garip bir şekilde bu da hoşuma gitti. Çünkü o yan hikâyeler, Celâl’in köşe yazıları, anlatının arasında dolanıp duran kısa paragraflar, çoğu zaman ana hikâyeden daha ilgi çekiciydi. Gazete yazılarında kurduğu üslup, küçük hikâyelerin içindeki fikirler, sanki bağımsız birer edebi eser gibi… Hepsinin içinde kaybolmak hem zor hem keyifliydi. Okurken fark ettiğim bir diğer şey de şu oldu: Bu kitap beni çok fazla “araştırmaya” itti. Normalde bir kitapta her şeyi anlamaya çalışmam. Anlamadığım yerleri geçerim, metin beni nereye götürüyorsa oraya giderim. Ama Kara Kitap’ta öyle olmadı. Sürekli “Bu neye gönderme yapıyor?”, “Burada ne anlatmak istiyor?”, “Bu kelimenin altındaki başka anlam nedir?” gibi sorularla kaldım. Ve çoğu zaman da cevapları bulamadım. Kitabı okurken edebiyat bilgimin ne kadar yetersiz olduğunu hissettim. Hem bir şeyleri kaçırdığımı düşündüm hem de bunun da kitabın bir parçası olduğunu fark ettim. Her kitap için söylemem ama bazı kitaplar vardır, “Bunu yıllar sonra yeniden okumalıyım” dersiniz. Robert Musil’in Niteliksiz Adam’ı öyleydi benim için. Şimdi Kara Kitap da o listeye eklendi. Çünkü bu kitap yaşla, birikimle, belki İstanbul’la geçirilen yıllarla birlikte farklı açılardan okunabilir. Tek okumaya sığacak bir roman değil. İşin ilginç yanı, dili aslında oldukça akıcı.
Kara KitapOrhan Pamuk · Can Yayınları · 199011,6bin okunma
İnsanın kendisini ve kimliğini arayış romanı: Varoluşsal
9/10
·426 syf.··
Beğendi
·
2021 161. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2021 01:57
Temelinde bir arayış, aşk hatta İstanbul romanı. Avukat Galip'in amcasının kızı kayıp karısı Rüya'yı, üvey kardeşi ünlü köşe yazarı Celal'in yazıları izinde İstanbul sokaklarında arayışı. Celal'in köşe yazılarıyla Galip'in arayışı içinde geçen kurgu; sizi Decameron, Mevlana'nın Mesnevi'si, Binbir Gece Masalları'ndaki hikayeler ile kendisi olamayan, sırlar ve kokular şehri Istanbul sokaklarına götürüyor. Tarihten Hazar Türkleri, Fevzi Çakmak, Babil'e de uğrayacağınız bu sapaklarda, Mehdi'nin geleceğine köşe yazılarından inanabilen insanları, şehrin çöküşüyle sinemaların yükselişe geçtiği sorgularını, yine kendini arayan Cellat, Şehzade gibi hikayeleri de göreceksiniz. Eski vitrin mankenleri dahil her insan suretlerinin işaret edebildiği Hurufilik inancı altında bir Varoluş sorgusu okuyacaksınız. Değişik konularda bahsi geçen Yeşil (kalem, mürekkep) ile kara (kitap, talih) renk metaforlarıdır. Yazarın romanın sonunu bağlarken anlatıcı olarak araya girişleri de güzeldi. #blanchot #beckett gibi varoluşu sorgulayan metindeki kahramanların ve şehrin bir kimlik krizi yaşadıkları gerçeği özelinde bu kitap, yazarın Nobel alabilmesinin önemli sebebini göstermesi bir yana, yazarın sonradan pek çok taklidini yaptığı ve yapıldığı gibi, tarihi metinler üzerine kurgular serisinin başyapıtını oluşturuyor #beyazkale eseri ile birlikte. Dolayısıyla, kitaplarının arka kapağındaki bir yorumda yazdığı üzere, en iyi eserlerini Nobel'den sonra verdiği bilgisine katılmıyorum. İnsanın kendisini bulması için kendisi olması gerçeğini anımsatan bir kaybolmuş kimlikleri arayış romanı belki de: Okuyun...
Edebiyat
Kara KitapOrhan Pamuk · Can Yayınları · 199011,6bin okunma
10/10
·426 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
Çok fazla etkilendiğim bir kitap oldu. Üstüne çok fazla bir şey söyleyemeyeceğimi düşünüyorum. :) Kendini dışardan görmek isteyenler için çok iyi bir deneyim olabilir.
Kara KitapOrhan Pamuk · Can Yayınları · 199011,6bin okunma
10/10
·426 syf.··
Beğendi
·
2024 60. kitabı
Herkese keyifli okumalar selamlar. Harikulade bir kitap bırakıyorum buraya. Pamuk'a nobeli getiren, güçlü kurgu ve akıcı bir anlatım diline sahip eseri Kara Kitap. Postmodern edebiyatın en iyi örneklerinden. Bana göre "İşte roman bu!" diyebileceğim bir yapıt. Tekrar tekrar okunmayı hak ediyor. Metaforlar, semboller, imgelemler yoğun.. Karakterlerin özellikleri, iç içe geçişleri (özellikle Galip'in Celal oluşu, Tutunamayanlar Turgut Selim ikilisini akla getiriyor.) Romanın tarihi etkisi, polisiye havası, mistik durumu ve iç içe geçmiş yol yolculuk serüven durumu eseri müthiş büyüleyici kılıyor. Okurken birçok yapıtı, akımı, düşünürü, uluslararası ve yerel ölçekte kültürel politik durumu inceliyorsunuz. Yazar sizi hikayeye dahil ediyor.. Bir de şehrin (İstanbul) silueti ve dokusu üzerine harikulade tasvirler ve yorumlar sizi bekliyor. Anlatmaya lisan yetmez.. Üzerine uzun uzun sohbet ve tartışma ortamı yaratacak bir eser bence. O yüzden kitap hakkında bir fikir olsun diye kısacık yorumlamak istedim. Muhakkak okuyun edinin derim. Kara Kitap Orhan Pamuk
Edebiyat
Kara KitapOrhan Pamuk · Can Yayınları · 199011,6bin okunma
7/10
·535 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 22:16
Bitirebilmek için kendimle mücadele verdim. Son 20 sayfada kendi kendime dedim ki “ben bırakmalıyım!” Evet Orhan Pamuk, eserleriyle Türk dünyasını ulusal platformda temsil etmiş bir yazarımız. Lakin bu eseri diğer okuduğum Masumiyet Müzesi ve Kırmızı Saçlı Kadın ‘a göre çok daha farklı. Edebi yönden zengin (sadece edebi yönle kalmayıp, tarihi siyasi de diyeyim), oldukça baş döndürücü yalnız Pamuk bu eserinde yıllarca biriktirdiklerini aynı çatı altında toplayıp anlatmaya çalışmış gibi. Elbette bölümler arası geçişler kopuk değil (bunu yazarın yılların verdiği tecrübesine ve iyi bir okur olmasına bağlıyorum) ama çok fazla olaya yer vermek anlatının giderek hızlanan ivmesini biraz sekteye uğratmaktan başka bir işe yaramıyor gibiydi. Bence Orhan Pamuk’un başarı sıralamasında (bakın kötü demiyorum) sonlara denk gelebilecek bir eseri, yine de okurunu kitaba kilitlemeyi bir şekilde başarıyor.
Kara KitapOrhan Pamuk · Can Yayınları · 199011,6bin okunma
ÖN İNCELEME
Puan vermedi·426 syf.··
2021 2. kitabı
·
250 günde okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2021 21:50
Gerçeküstü bir romanın Orhan Pamuk tatafından kalem alınmasıyla: Kara Kitap adını da hak ettiği yolcuğa başlıyorduk. Yazar ile birlikte Türkiye`nin geçmişten geleceğe ağır yaptırımları gözler önüne sererek, toplumu göz göre göre nasıl bozulduğunu dile getirirken, hiç çekinmemiş. Gerek din`e gerekse toplum yaşayışına, gerek yazarlar, gazetecilere, köşe yazarlarına kısacası kalemi elinde bulunduran, aydın olarak bakılan her kişiye de sert uslubuyla giydirmekten kaçınmmış. Rüya isminde kadını anlatırken, acaba rüya ismini (bilerek küçük yazdım) sağlam bir mesaj vererek mi Rüya karakterini oluşturmuştu? Gerçekten uyuyoruz muyuz, hâlâ? Peki ya Galip ismini ne olarak kullanmıştı yazar? Malubiyetimizin bir sembolü olarak mı görüyordu, her birimizin yaşayışını, karakterini ya da geleceğini? Yazarın sağlam dilli (kalemi) oluşu da Nobel Edebiyat Ödülü`nün gelme sebeplerinden biriydi Kara Kitap`ı. Kişilerce bu ödül tartışılabilir, söz konusu Nobel EDEBIYAT ödülü ise, burada "Edebiyat" ödülünü başka hangi vasıfta verilebilirdi ki yazara (yazarın kitabına) . Kimilerine göre politik bir ödüldü Orhan Pamuk`un kitap rafının arasına koymuş olduğu ödül. Kimine göre, haindi satmıştı ülkesini, ucube göstermişti -biz ne olarak görüyorduk? Devletin malı deniz, yemeyen keriz mi?- Kimine göre de din düşmanıydı? - insan dinini yaşarken kendini mi düşünmeliydi? - (varsa bir hatası, kişilerle olan davası : adaletin gerçek tecelli edeceği bir mecra vardı: sonunu o düşünmeliydi - -) Ne ben ne sen. *Kitabın edebiyat yüzü *Kalemin sağlamlığı *Bulunduğu mekanı sıkı kavrayıp okurun damağına sunması *Bildiği yoldan geri adım atmadan, sert dil üslûbunu * Hikayeyi, İstanbul`a hakim oluşuyla bir Şef`in baharatı hangi oranda serpiştireceğinin hesabını iyi tutuşu *Acemi bir yazarlıktan epey yol almış
Edebiyat
Kara KitapOrhan Pamuk · Can Yayınları · 199011,6bin okunma
Yıllar önce üniversite öğrencisiyken okuduğum kitabı ellili yaşların dinginliği ile tekrar okuyayım dedim ve 194.sayfaya kadar sabredebildim. Beğenen insanların beğenilerine saygı duymakla birlikte şunu söylemeden geçemeyeceğim, çoğu insan bu kitabın kültleşmesinden kaynaklı kitabı eleştirmekten geri duruyor kanısındayım. Marquez'i de ya çok sever insanlar ya da nefret eder üslubundan, onun 'büyülü gerçekçilik' akımı gibi ilerleyen bir kurgu var kitapta. Buram buram sanat yapmak için ayrıntı kalabalığına boğulmuş bir kitap ve sabrın sınırlarını zorluyor. Öte yandan 84.sayfanın sonlarına doğru gazetedeki iki ihtiyar yazarla sohbetinden sonra Galip'in zikrettiği şu cümle romanın neresine hizmet ediyor ve kimi kastediyor acaba? " Hayatının tek tutkusu Muhammed'in yedi kat gökte yaptığı gezintiyi yazmak olan, ama yıllar sonra, Dante'nin bunun benzerini yaptığını öğrenince kederlenen bahtsız köşe yazarının gülünç ve acıklı hikayesi; çocukluğunda bostanlarda kızkardeşiyle birlikte karga kovalayan çılgın ve sapık padişahın hikayesi... " Biraz izanı ve kültürü olan biri, alakasız bir yerde bu ülkenin kurucusuna adi bir hakareti yerleştirerek "Bakın ben onlardan değilim, beni beğenin, yüceltin, gerekirse ileride yazacağım ve bu minvalde yaklaşımlar içeren 'Kar' dan sonra da nobel verirsiniz inşallah" tavrını görebilir. Cümle yapılarındaki yetersizliklere, yanlışlara değinmiyorum bile. Merak edenler Tahsin Yücel'den öğrenirler.
Kara KitapOrhan Pamuk · Can Yayınları · 199011,6bin okunma
Gerçek ve hayal arasında bir kitap…
Puan vermedi·487 syf.··
2023 35. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2023 13:29
Beyin yakan kitaplardan biri olsa gerek, aslında bütünüyle bakınca güzel ve yazar ciddi bir titizlikle yazmış fakat okurken anlamak için iyice odaklanmayı gerektiriyor. Çünkü dili yalın ve anlaşılır fakat uzun uzadıya karmakarışık metinler dönüyor kitapta. Galip’in aşkı, Rüya’nın peşinde oluşu (ki zaman zaman acaba bu Rüya bir insan mı yoksa bir rüya mı diye düşünüyor insan), köşe yazarına hayranlığı, Galip’in kendi benliği ile iç hesapları, varlığını sorgulayışları, telefondaki sesler… Kısacası okurken kafa yorduğum ve zaman zaman kendimi kitabın içinde bulup çok da ürperdiğim bir kitap oldu. Kitabın, “Kara Kitap” adını almasının sebebi ise, kahramanımızın hikayesinin karanlık bir hikaye olmasındandır, sayfalarının karanlık olmasından, yaşadığı her şeyden ona kalanın kara, kapkara sayfalar olmasıdır. Biraz melankolik hava biraz karamsarlık biraz duygu biraz varoluş meselesi her şeyden bir parça... Keyifli okumalar.
Edebiyat & Roman
Kara KitapOrhan Pamuk · Can Yayınları · 199011,6bin okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Orhan PamukYazar · 33 kitap
Ferit Orhan Pamuk (d. 7 Haziran 1952, İstanbul), Türk yazar. Birçok başka edebiyat ödülünün yanı sıra 2006 yılında Nobel Ödülünü kazanarak bu ödülü alan en genç yaşta alan iki kişiden biri olmuştur. Kitapları altmış dile çevrildi, yüzü aşkın ülkede yayımlandı ve 11 milyon baskı yaptı. 2006 yılında TIME dergisi tarafından dünyanın en etkili 100 kişisinden biri seçilen Pamuk, Nobel edebiyat ödülünü alan ilk Türk'tür. Yaşam öyküsü Orhan Pamuk yazarlığa 1974 yılında başladı. 1979 yılında ilk romanı olan "Karanlık ve Işık" ile katıldığı Milliyet Roman Yarışmasında birincilik ödülünü Mehmet Eroğlu ile paylaştı. Bu romanı ancak 1982 yılında Cevdet Bey ve Oğulları adıyla yayımlandı. 1983 yılında bu kitapla Orhan Kemal Roman Ödülüne layık görüldü. Pamuk'un daha sonra yazdığı kitaplar da çok sayıda ödül kazandı. İkinci romanı olan Sessiz Ev 1984 yılında Madaralı Roman Ödülünü kazandı. Bu romanın Fransızca tercümesi de 1991 yılında Prix de la Découverte Européenne ödülüne hak kazandı. 1985 yılında yayımlanan tarihi romanı Beyaz Kale ile 1990 yılında ABD'de Independent Award for Foreign Fiction ödülünü kazandı ve yurtdışında tanınmaya başlandı. Orhan Pamuk, 2002 yılında yayımlanan Kar kitabını, Türkiye'nin etnik ve politik meseleleri üzerine kurulu bir politik roman olarak tanımlamaktadır. Kar romanı Amerika'da 2004 yılında "yılın en iyi 10 kitabından biri" olarak gösterilmiştir. Yıllar geçtikçe Orhan Pamuk'un Türkiye dışındaki ünü artmaya devam etti. 1998 yılında yayımlanan Benim Adım Kırmızı 24 dile çevrildi ve 2003 yılında İrlanda'nın ünlü International IMPAC Dublin Literary Award ödülünü kazandı. Romanlarının dışında, yazılarından ve söyleşilerinden seçmelerin ve bir hikâyesinin yer aldığı Öteki Renkler (1999) ve Ömer Kavur'un yönettiği Gizli Yüz adlı filmin senaryosu (1992) vardır. Bu senaryo, 1990 yılında yayımladığı Kara Kitap romanındaki bir bölümden yola çıkılarak yazılmıştır. Orhan Pamuk ABD'de yayımlanan Time dergisinin 8 Mayıs 2006 tarihli sayısının "Time 100: Dünyamızı Biçimlendiren Kişiler" başlıklı kapak yazısında tanıtılan 100 kişiden biri oldu. 2007 Mayıs'ında yapılan 60. Cannes Film Festivali'nde jüri üyeliği yapmıştır. Nobel Ödülü Orhan Pamuk 12 Ekim 2006 tarihinde Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanarak Nobel Ödülü kazanan ilk Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak tarihe geçmiştir. Akademi'nin 12 Ekim 2006 günü saat 14:00 civarında yayımladığı, “ 2006 Nobel Edebiyat Ödülü 'Kentinin melankolik ruhunun izlerini sürerken kültürlerin birbiriyle çatışması ve örülmesi için yeni simgeler bulan' Orhan Pamuk'a verilmiştir. ” şeklindeki basın bildirisiyle Nobel Edebiyat Ödülü'nün Orhan Pamuk'a verildiği resmen açıklandı. Pamuk 7 Aralık 2006'da, İsveç Akademisi'nde Babamın Bavulu başlığı altında hazırladığı Nobel konuşmasını Türkçe yaptı, Türkçe bilmeyen izleyiciler ellerindeki çeviri metinden konuşmayı takip etti, birçok televizyon kanalı konuşmasını canlı yayınladı. Orhan Pamuk ödülünü 10 Aralık 2006 günü Stockholm Konser Salonu'nda düzenlenen ödül töreninde İsveç kralı XVI. Carl Gustaf'ın elinden aldı. Romancılığı Orhan Pamuk'un romancılığı postmodern roman kategorisinde değerlendirilmektedir. Eleştirmen Yıldız Ecevit Orhan Pamuk'u Okumak adlı kitabında onun avangard romancılığını değerlendirmektedir. Özellikle Beyaz Kale, Kara Kitap, Yeni Hayat, Benim Adım Kırmızı'dan yola çıkarak bize kendisini ve olayların gelişimini anlatır. Aynı şekilde edebiyat tarihçisi Jale Parla da Don Kişot'tan Günümüze Roman adlı kapsamlı yapıtında, Benim Adım Kırmızı'dan hareketle Orhan Pamuk'un eserlerini karşılaştırmalı edebiyat bağlamında irdeler. Parla'ya göre Pamuk, Türk romanının aldığı önemli dönemeçlerin sahibi olan bir yazardır. Doğu-batı sorunsalıyla estetik düzeyde hesaplaşmaya yönelen Ahmet Hamdi Tanpınar ve Oğuz Atay gibi önemli yazarlardan birisidir Pamuk, bu sorunsalı kültürel ve felsefi içerimleriyle edebiyatına taşımış, özellikle Kara Kitap'ta bu tema bağlamında önemli, çok katmanlı bir edebi metin örneği sergilemiştir. Eleştiriler Orhan Pamuk'un Nobel Edebiyat Ödülünü kazanması değişik tepkilerle karşılaştı. Ödülün Pamuk'a Türkiye tarihi ile ilgili demeçleri dolayısıyla verildiği iddiasında bulunuldu. Orhan Pamuk Nobel ödülünü almadan on ay önce 19 Aralık 2005 Cumhuriyet Gazetesi'nde yayımlanan Erol Manisalı'nın "Orhan Pamuk Nobel'i Garantiledi" başlıklı yazısı Pamuk'un ödülü almasının ardından popülerleşti ve Orhan Pamuk'un Nobeli hakkındaki olumsuz eleştiriler bu yönde gelişti. TRT'de Banu Avar'ın hazırlayıp sunduğu "Sınırlar Arasında" adlı belgeselin Pamuk'un Nobel ödülünü almasından bir gün sonra yayımlanan bölümünde Pamuk, Nobel ödülleri ve İsveç ile ilgili olumsuz eleştiriler yer aldı. Demirtaş Ceyhun hazırladığı imza metninde Orhan Pamuk'un kitaplarını "Amerikan patentli postmodern romanlar olarak" adlandırmış ve "Nobel ödülünün Pamuk'a verilmiş bir ücret" olduğunu söylemiştir. Basında Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Orhan Pamuk'u kutlamadığına dikkat çekildi. Ödüle yabancı basından olumsuz eleştiriler de gelmiş, ödülün siyasi sebeplerden dolayı verildiği belirtilmiştir. Orhan Pamuk'un eserlerinde Atatürk hakkında kullandığı üslup ve yazıları da kimi eleştirilere uğradı. Bir kısım edebiyatçı Orhan Pamuk'un eserlerindeki bazı bölümlerin diğer yazarlara ait başka eserlerden fazlasıyla esinlendiğini savunmakta, özellikle bazı romanlarındaki belli kısımların diğer kitaplardan neredeyse tamamen alıntı olduğunu öne sürmektedir. Hürriyet Gazetesi yazarı Murat Bardakçı 26 Mayıs 2002 tarihinde belgeleri ile yazarı sahtecilik ve intihal ile suçlamıştır. Murat Bardakçı'ya göre Orhan Pamuk'un Benim Adım Kırmızı romanı, hikâyesi ve anlatım şekli ile Amerikalı yazar Norman Mailer'in Ancient Evenings adlı romanının bir kopyasıdır. Ayrıca suçlamalara göre Orhan Pamuk'un Beyaz Kale adlı romanı Mehmet Fuat Carım'ın Kanuni Devrinde İstanbul isimli eserinden birebir pasajlar içermektedir. Orhan Pamuk günümüze dek bu konuyla ilgili herhangi bir açıklamada bulunmamıştır. Orhan Pamuk'un Sri Lanka'da düzenlenecek olan Edebiyat Festivaline katılması Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (Reporters sans frontières) tarafından eleştirildi. Örgüt Orhan Pamuk'u ve festivale katılmak isteyen diğer edebiyatçıları Sri Lanka'daki baskıları meşru hale getirmekle suçladı. Orhan Pamuk davası Yazar Orhan Pamuk, Das Magazin adlı haftalık İsviçre dergisine verdiği bir röportajda, "Bu topraklarda 30 bin Kürt ve 1 milyon Ermeni öldürüldü. Benden başka kimse bundan bahsetmeye cesaret edemedi" açıklamasında bulununca hakkında TCK'nın 301. maddesinden ‘Türklüğe hakaret’ davası açıldı. 16 Aralık 2005'de ilk duruşması yapılan Pamuk davası Adalet Bakanlığı'ndan beklenen yazı gelmediği için 7 Şubat 2006 tarihine ertelendi. Şişli Asliye Ceza Mahkemesi, bu tür davalar için Adalet Bakanlığı'nın yazılı izninin gerektiğini belirterek izin verilip verilmediğinin sorulması için bakanlığa yazı yazılmasına karar verdi ve duruşmayı da 7 Şubat'a erteledi. Duruşmanın ertelenmesi kararına AB yetkililerinden tepkiler geldi. Dava günü Şişli Adliyesi önündeki Pamuk ve yabancı yetkililere yönelik protesto gösterileri, Türkiye ve dünya basınında önemli yer tuttu. AB - Türkiye Karma Parlamento Eş Başkanı Joost Lagendijk, "hükümet, parlamentoya değişiklik yasası getirebilir. Yapılacak şey budur. Türkiye'nin imajına büyük bir zarar vermiştir. Avrupa'da kötü bir imaj doğmuştur. Ünlü bir yazar hakkında dava açarsanız, dışarıda milliyetçiler bu yazarı dövmek için arabasına saldırırsa, burada ciddi bir sorun vardır" dedi. AP Türkiye Raportörü Camiel Eurlings de, hükümetin yazar Orhan Pamuk davasını düşürmesi gerektiğini belirterek, hükümet reform taahhüdüne sadık kalmalı şeklinde konuştu. Türkiye ile AB arasında ciddi gerilime neden olan Orhan Pamuk’un hakkındaki dava 22 Ocak 2006 tarihinde düştü. Adalet Bakanlığı, Şişli İkinci Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderdiği yazıda, Yeni Ceza Yasası gereği izin yetkisi olmadığını hatırlatarak, Pamuk'un yargılanması için Adalet Bakanlığı’nın izin verdiğine ilişkin belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın düşmesine karar verdi. Ödülleri 1979 Milliyet Roman Yarışması Ödülü Karanlık ve Işık (iki yazar arasında paylaşıldı) 1983 Orhan Kemal Roman Ödülü Cevdet Bey ve Oğulları 1984 Madaralı Roman Ödülü Sessiz Ev 1990 Independent Yabancı Roman Ödülü (Birleşik Krallık) Beyaz Kale 1991 Prix de la Découverte Européene (Fransa) Sessiz Ev (Fransızca çevirisi nedeniyle) 1991 Antalya Altın Portakal film festivali en iyi senaryo Gizli Yüz 1995 Prix France Culture (Fransa) Kara Kitap 2002 Prix du Meilleur Livre Etranger (Fransa) Benim Adım Kırmızı 2002 Premio Grinzane Cavour (İtalya) Benim Adım Kırmızı 2003 Premio rinzane Cavour (İtalya) Benim Adım Kırmızı 2003 International Impac-Dublin Literary Award (İrlanda) 2005 Prix Médicis Etranger (Fransa) Kar 2005 Alman Yayıncılar Birliği'nin Barış Ödülü (Almanya) 2005 Richarda Huch Ödülü (Almanya) 2006 Le Prix Méditerranée étranger Ödülü (Fransa) Kar 2006 Nobel Edebiyat Ödülü (İsveç) 2006 Washington University'nin Seçkin Hümanist Ödülü (Amerika Birleşik Devletleri)[24] 2006 Commandeur de l'ordre des arts et des lettres (Fransa) 2008 Ovid Ödülü (Romanya) 2010 Norman Mailer Yaşam Boyu Başarı Ödülü (Amerika Birleşik Devletleri) 2012 Sonning Ödülü Fahri Doktoraları 2006 Tiflis Üniversitesi 2007 Berlin Serbest Üniversitesi 2007 Boğaziçi Üniversitesi 2007 Georgetown Üniversitesi 2007 Tilburg Üniversitesi 2007 Madrid Üniversitesi 2008 Floransa Üniversitesi 2008 Beyrut Amerikan Üniversitesi 2009 Rouen Üniversitesi 2010 Tiran Üniversitesi 2010 Yale Üniversitesi 2011 Sofya Üniversitesi Onur üyelikleri 2005 American Academy of Arts and Letters Onur Üyesi (Amerika Birleşik Devletleri) 2008 Social Sciences of Chinese Academy Onur Üyesi (Çin) 2008 American Academy of Arts and Sciences Onur Üyesi (Amerika Birleşik Devletleri)