Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 43 dk.
Sayfa Sayısı:
96
Basım Tarihi:
Temmuz 2021
Yayınevi:
Can Yayınları
Orijinal Adı:
Lavinia
Orijinal Dil:
Fransızca
Orijinal Ülke:
Fransa
ISBN:
9789750751721
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2025 29. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2025 13:59
Bir erkeğin uzantısı olmayı reddeden iki kadın: Lavinia ve Markiz. Karakterler aşkın içinde kaybolmayıp, kendi seslerini bulmaya çalışıyor. Kadının kuşatılmışlığını kurduğu diyaloglarla zihnimizde canlandırıyor Sand. Çok söylemeden çok anlatıyor. Aşkın kadının yaşamındaki, politik ve toplumsal kimyasını ustalıkla irdeliyor. Özgürlük aşk için feda edilmesi gereken bir şey mi? Kısa, okunması kolay, iki sıcak öykü, tavsiye ederim.
LaviniaGeorge Sand · Can Yayınları · 20211,290 okunma
Her kadının okuması gereken bir kitap
10/10
·96 syf.··
2021 18. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2021 19:31
Kitapta karşımıza iki hikaye çıkıyor : Lavinia ve Markiz. Lavinia, eski sevgilisi Lionel tarafından terk edilen bir Portekiz soylusu. Lionel ve toplum, bir erkek tarafından terk edildiği ve bunun
Edebiyat
LaviniaGeorge Sand · Can Yayınları · 20211,290 okunma
Ben artık dokunulmazım.
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
Can Yayınlarının "Kısa Klasikler" serisini incelerken dikkatimi çekip aldığım kitabı okumak nasip oldu. Adı üstünde kısa. Epey kısa. Bir çırpıda okursunuz. Yazarın edebi hayatının
LaviniaGeorge Sand · Can Yayınları · 20211,290 okunma
Puan vermedi·96 syf.·
2021 172. kitabı
Her, zaman aşkın kölesi olup toplum için yanıp tutuşan değilde, kendi gücünün farkına varıp isteklerini gerçekleştirme gücüne sahip karakterler her zaman olması gerekenlerdir. Bu kitap, 18. yyda iki kadının topluma karşı fikirlerini her zaman savunmalarını gösteriyor. Gayet akıcı, akılda kalıcı iki hikaye, iki güçlü kadın okudum...okunası güzel bir kitap/dı..
LaviniaGeorge Sand · Can Yayınları · 20211,290 okunma
7/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2023 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Eylül 2023 18:36
“Hayaller ve hüsran! Bu delice tutkuya gücüm yetmedi. Karanlıkta kaldım.” Öncellikle kitabın yazarından biraz bahsetmek istiyorum. Kitabın kapağında da gördüğünüz gibi yazar “George Sand”dır. Ancak
Edebiyat
LaviniaGeorge Sand · Can Yayınları · 20211,290 okunma
8/10
·96 syf.·
Beğendi
·
2022 29. kitabı
Herkese merhaba,George Sand’ın Lavinia isimli kitabından bahsetmek istiyorum.Ama öncesinde yazardan kısaca bahsetmem gerekiyor. Sadece yaşadığı çağın sorunlarını kaleme almakla kalmayıp, bilinçaltının derinliklerine inmek isteyen, düşlerin gerçeğini anlayan, tanıtan öncü kadın yazar. “düşlerin yalnızca rastlantıların bir sonucu olduğunu mu sanıyorsunuz? insanoğlunda gizli, bulanık, içgüdüsel pişmanlıklar vardır, uykunun kabusları, batıl inançların korkuları ile ortaya çıkar bunlar. izleri beynin bir köşesine sıkışıp kalmıştır, zekanın öteki bölümleri uykudayken onlar uyanırlar”.Bu düşüncesini Sigmund Freud ve Carl Gustav Jung’dan önce kağıda dökmüştür.Simokin giyen,sigara içen bir kadın erkekleri aşkından öldüren kadın.Toplum tarafından feminist kabul edilse bile kendisini asla feminist olarak kabul etmemiştir.Kitaptan bahsetmem gerekirse. İki kısa öyküden oluşan bu kitap kelimenin tam anlamıyla kalbimde buruk bir iz bıraktı.Müthişti... Yazarın aşıklar ve hayranlarla çevrili bir hayatının olması mı sevgiyi ya da aşkı -ne derseniz deyin- bu kadar güzel anlatmasına sebep, bilmek isterdim. Hikayelerin akışından büyük keyif aldım, özellikle Lavinia'dan. "Ben ölümcül bir yara aldım: Bu yara bendeki sevme yetisini sonsuza dek öldürdü; yanılsamaların yaktığı ateşi söndürdü, ben artık hayatın yavan ve acıklı yanlarını görüyorum”. Yazarla tanışmak açısından güzel bir kitap tavsiye ederim
Edebiyat
LaviniaGeorge Sand · Can Yayınları · 20211,290 okunma
8/10
·96 syf.·
2022 77. kitabı
19. yüzyıl Fransa’sının en ünlü kadın yazarı olan George Sand aynı zamanda büyük kitlelere hitap eden ilk kadındır yazardır. Lavinia ve Markiz de yine kural tanımazlığıyla, yaşadığı çağın geleneklerine karşı çıkarak kadın karakterleri hikayesinin anlatıcısı yapan Sand’in bu derlemedeki iki novellasının adları. Çok iyi tanıdığı Fransız toplumunu, kadınlara biçilen kısıtlayıcı rolleri, karşılaştıkları adaletsizlikleri alabildiğine yeren Sand bu kez de eli daha da yükseltiyor; novellanın birinde karakterine o zamanlar fazlasıyla cüretkar sayılan üçüncü bir seçenek sunuyor, diğerinde ise bir erkeği arzu nesnesine dönüştürüyor. Keyifli okumalar…
Edebiyat
LaviniaGeorge Sand · Can Yayınları · 20211,290 okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2025 436. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2025 22:33
İlk novellamızda, güzel Lavinia on altı yaşındayken Sir Lionel'e aşık olur, ama iki yıl sonra terk edilir. Saygın görünebilmek için yaşlı bir İngiliz lorduyla evlenir. Dul kaldığında ise birden karşısında onunla evlenmek isteyen iki kişiyi bulur. Lavinia'nın gönlünü kim kazanacaktır? Onu terk ettiğine pişman olmuş Sir Lionel mi, zengin genç kont mu? Yoksa bizi bir sürpriz mi beklemektedir? Yaşadığı dönemde toplum kurallarına kendisi de şiddetle karşı çıkmış olan George Sand, bu kısa romanında çok iyi bildiği 19. yüzyıl Fransız toplumunu, kadınlara biçilen kısıtlayıcı rolleri, karşılaştığı adaletsizlikleri alabildiğine yermektedir. İkinci novellada, on altı yaşındayken manastırdan ayrılan Markiz elli yaşındaki bir soyluyla evlenir, altı ay sonra dul kalır. Deli gibi aşık olduğu aktör Lelio'yu sahnede seyredebilmek için erkek kılığına girer. George Sand yine kural tanımazlığıyla 19. yüzyıl geleneklerine karşı çıkarak kadın kahramanı hikayesinin anlatıcısı yapar. Hikayenin diğer kahramanı Lelio ise "iğfal eden erkek" efsanesinin tersine, Markiz'in arzu nesnesine dönüştürülmüştür. Markiz ile yazar arasında paralellikler kurmak mümkündür.
Hayata Dair
LaviniaGeorge Sand · Can Yayınları · 20211,290 okunma
Dönem Kitabı
8/10
·96 syf.··
2022 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2022 19:50
Kitabı arka kapağındaki anlatımı beğenerek almıştım. İçerisinde iki farklı hikaye var. İkisi de farklı iki kadının aşk hayatıyla ilgili. Kitap adı olan Lavinia ise kitaptaki ilk öykü. Akıcı ve kısa, klasik dönem kitabı diyebilirim.
Edebiyat
LaviniaGeorge Sand · Can Yayınları · 20211,290 okunma
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2022 33. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2022 22:45
Öncelikle yazarımız George Sand takma adını kullanan asıl adı ise Amandine Aurore Lucile Dupin olan bir kadın yazar. İlk kadın Fransız yazar olarak anılan George Sand, eserlerinde güçlü kadın karakterler yaratan ve sosyal hayatındaki tavırları ile feminist olmakla yorumlanmış ancak kendisi bunu hiçbir zaman kabul etmemiştir. Muhtemelen feminist gibi katı bir söylemden öte amacı kadınların da erkekler kadar güçlü ve eşit olduğu bir dünyayı yansıtan eserler oluşturmak ve kısacık bir kalıplaşmış ifadenin altında hapsolmamaktı. Lavinia isimli kitabına geldiğimizde, eserde iki farklı hikaye yer alıyor. Hikayelerin konuları birbirinden oldukça farklı olsa da ortak olan tek noktaları güçlü bir kadın karaktere sahip olmaları. Kitaba da ismini veren Lavinia isimli hikâyede sevdiği erkek tarafından terk edilen kadının bu aşk acısından da son derece olgun ve güçlü çıkarak baş edebileceğini gösteriyor. Hatalarından ders çıkaran bir kadın kendine duyduğu güvenle birlikte yoluna devam etmeyi başarıyor. Markiz adlı hikâyede ise kendisini hiçbir zaman kıskanç kocasına ait hissedemeyen bir kadının platonik olarak aşık olduğu bir tiyatro oyuncusu çevresinde yaşadığı aşk ve hayal kırıklığını okuyoruz. Ben kitabı, hikâyeleri gerçekten çok sevdim. Sizlere de okumanızı tavsiye ederim.
Edebiyat
LaviniaGeorge Sand · Can Yayınları · 20211,290 okunma

Yazar Hakkında

George SandYazar · 19 kitap
19. yüzyıl, şüphesiz, edebiyat tarihinde eleştiri ve nitelikli yapıtların üretimi alanında en önemli yüzyılıdır. Dönemin burjuva sınıfının zeka inceliği, iyi ile kötü yapıtı birbirinden ayırabilme gibi özelliklerini göz önünde bulundurduğumuzda, kendini diğer çağlardan ayıran farklı bir cemiyetin oluşumuna tanıklık ederiz. Elbette bu kadar değil; yayıncılık alanında devrim niteliği taşıyan değişimlerin getirdiği birçok yeni gazete ve dergilerin bu alana dahil olması ve üniversite çevresinin de bu edebî hareketlenmede kendine yer bulması, yeni polemiklerin oluşmasına ve bu dönemi diğer dönemlerden daha cesur ve üstün kılmasına sebeptir. İşte bu çağ, Tanrı’yı duyma ve güzelliğin sırrını anlama arzusuyla, insanlar için en büyük meselenin aşk ve açlık olduğunu yazdıklarıyla ısrarla savunan Aurore Dupin’in (Duderant Baroniçesi) doğduğu çağdır. Oğlak Yayınları tarafından yayımlanan "George Sand-Hayatımın Hikâyesi" adlı kitap, bizi dönemin bu önemli kadın yazarının belki marazî ruhuna değil ama dünyadaki seyahatine davet ediyor. Asıl adı Aurore Dupin olan Sand, 1804’te Paris’te doğar. İtalya ordusunda subay olan babasının 1808’de görevi dolayısıyla Madrid’e gitmesiyle 1812’ye kadar bu şehirde kalır. Babasının ani ölümüyle birlikte Mayıs 1812’den itibaren büyükannesi ile yaşamaya başlayan Sand burada gramer, Latince ve bilim öğrenimi görürken aynı zamanda müzik eğitimi de alır. Ocak 1818’de Paris’teki İngiliz Dame Agustine Manastırı’na girmesiyle Sand’ın hayatında mistik bir süreç başlar. Bu süreçte, büyükannesinin ölmesiyle birlikte yazar kendini büyük bir boşlukta bulur ve annenin hegemonyasından da kurtulmak amacıyla bir imparatorluk baronunun oğlu olan subay Casimir Dudevant’la evlenir. Artık can sıkıntısının sık sık yer değiştirdiği, mutluluğun sorgulandığı, mutsuzluğunsa kâğıtlara teslim edildiği yeni bir süreç başlamıştır: Le voyage chez M. Blaise-1829... 1831 yılı Sand’ın edebiyat yaşamına artık iyiden iyiye atıldığı yıllardır. Paris’tedir ve daha şimdiden Balzac, Latouche, Felix Pia gibi birçok yazarla ilişki kurmuştur. Kocasından da ayrılan George Sand’ın kendini dönemin edebiyat ortamında var etme mücadelesinde ilk ürünü Jules Sandeau ile 1831 Aralık sonunda yayımlanan Pembe ve Beyaz adındaki romandır. Bu romanda imza J.Sand’a aittir (bu mahlas, sevgilisi olan Jules Sandeau’dan gelir.) Ve ertesi yıl, G.Sand imzasıyla büyük ilgi uyandıran "Indiana" ve "Valentine" adlı iki romanı yayımlanır. 1833’ten 1835’e kadar çağın en büyük şairlerinden Alfred De Musset ile bir ilişki yaşar. 1838’e kadar olan süreçte Sand birçok roman yazar. Bunlardan en önemlisi 1837 tarihli "Mauprat"tır. Görüldüğü üzere Sand’ın hayatı sürekli yazmak ve zamanın önemli kişilikleriyle yaşanan aşklarla geçer. Kısa süren ilişkiler ve bunların getirdiği açmazlar, onu kısa süreli de olsa insancıl (!), biraz da yavan bir mistisizme yönlendirir. Bu dönemde en uzun ilişkisini yaşayacağı Chopin ile tanışır. Nohant-Paris arasında yazmaya devam eder. Daha çok sosyalist eğilimli olan bu yeni romanlar pek hoş karşılanmaz. Biraz da bu durumun getirdiği farklı bir duyarlılıkla kır romanları yazmaya başlar. Bu dönemin en önemli romanı: "Şeytanlı Göl"dür. Hep Tanrı’yı aradı ama... 1848’de başlayan ihtilalle birlikte Sand, politik hayata karışma arzusuyla kendini tekrar Paris’te bulur. Kısa süreli bazı siyasal çalışmalardan sonra 1849’da bir daha dönmeme kararı üzerine Nohant’a gider ve politik hayattan kendini soyutlayarak daha çok tiyatro eserlerine yönelir. Bu alandaki önemli eserleri, "Claudie", "Mauprat", "Flaminio" ve "Maitre Fauilla"dır. Nihayetinde sade ve sakin bir yaşamın içindedir artık. 1856’dan itibaren Nohant’ta yazarak, botaniğe merak sararak ve tiyatro düzenleyerek vaktini geçirir. Bu sakin yaşam içinde hayatına tesadüf eden en önemli olay, 1857’de Flaubert’le tanışmasıdır. Sand, ölümüne kadar kâh aşk romanı kâh kır romanları yazmış, geriye onlarca ilişki, yüzlerce yapıt ve sonuçsuz kalan Tanrı arayışını bırakmıştır. George Sand, coşkun ve ihtiraslı tabiatıyla yaşadığı dönemin neredeyse bütün edebi ve toplumsal cereyanlarına sürüklenmiş, Musset ve Chopin gibi büyük dehalarla girdiği ilişkilerle (yapay da olsa) yazdıklarına bir estetik duygusu kazandırmayı becerebilmiş bir kadın yazar olarak XIX. yüzyıl edebiyatında iz bırakabilmiştir. Sonuç olarak bence, onun yazarlığını ne Baudelaire’in: "George Sand; tüylerim diken diken olmadan düşünemiyorum bu aptal yaratığı, o ki hiçbir zaman sanatçı olamadı." sözü derecesinde aşağılayabilir ne de M. Caro’nun: "George Sand; şüphenin ince azabına karışan öyle insan üstü emelleri temsil ediyor ki..." sözü mertebesine kadar yüceltebiliriz. Ama Sand’ın hayat hikayesi hiç şüphe yok ki yazar olsun olmasın, birçok insanın hayretle ve imrenerek bakabileceği bir ihtiras ve özgürlükle örülüdür. Hayatımın Hikayesi - George Sand