gül ︎ᝰ.ᐟ

gül ︎ᝰ.ᐟ
Ruhum, dalgaları biteviye dövüşen deniz gibi mi olmalı, Yoksa birbiriyle savaşan rüzgârların kasırgaya dönüştüğü gök gibi mi? Kör bir zerreden ibaret bir insan olsaydım, Sabreder, ruhumu bulurdum.
Töretanımaz der ki: Arzu etmesi koşuluyla, bir filozofu hiçbir şey insandan daha çok rahatsız etmez... İnsanı yalnızca eylem içinde gördüğünde, zorlukların labirentinde şaşırıp kalmış bu en cesur ve en kurnaz, en dayanıklı hayvanı gördüğünde, hayran kalınacak bir görüntü sunar ona insan! Onu cesaretlendirecek sözler söyler bir de... Oysa filozof, arzulayan insanı aşağılar, "arzulanan" insanı da, insanın bütün istemlerini, bütün ülkülerini de. Bir filozof nihilist olabilseydi, insanın bütün o ülkülerinin ardında hiçliği bulduğu için böyle olurdu. Ya da hiçliği bile değil - yalnızca namert olanı, saçma olanı, hasta, korkak, bitkin olanı, yaşamının içi lip boşaltılmış kadehinde, kalan her türden tortuyu... Gerçeklik olarak bu denli saygıdeğer olan insan, nasıl olur da arzuladığında aşağılanır?
Sayfa 75·Kitabı okudu
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bir doktora tezinden: "Yüksek öğrenimin görevi nedir?" - İnsandan bir makine yapmak. - "Hangi araçlarla sağlanacak bu?"- Can sıkıntısı çekmeyi öğrenerek. "Buna nasıl ulaşılır?" - Görev kavramıyla. - "Bunun için rol model kimdir?" - Dilbilimci: İneklemeyi öğreten. - "Kusursuz insan kimdir?" - Devlet memuru. "Devlet memurlarına üstünlüğün formülünü hangi felsefe verir?" - Kant felsefesi: Aslında nesne olan devlet memuru, görünürde yargıç olarak devlet memurunun üzerinde konumlandırılır.
Sayfa 74·Kitabı okudu
Alıntı
Tinsel açıdan en zengin insanlar, en cesur olmaları koşuluyla, başlarına açık ara en acıklı trajedilerin geldiği insanlardır: İşte tam bu yüzden, yaşama saygı gösterirler, çünkü yaşam onları en büyük düşmanlığıyla yüz yüze getirmiştir.
Sayfa 68·Kitabı okudu
Alıntı
Türler gelişirken kusursuzlaşmaz: Zayıf olan tekrar tekrar güçlüye baskın çıkar; nedeni, çoğunlukta olmaları ve daha zeki olmalarıdır... Darwin, tini unutmuştur (İngilizlere özgüdür bu!), güçsüzlerin tini daha fazladır... Tin sahibi olabilmek için tine gereksinim duyulması gerekir - gereksinim kalmamışsa, tin de yitip gider. Güçlü olan, tinden vazgeçer. ("Bırak nereye giderse gitsin!" diye düşünülüyor bugün Almanya'da, "Devlet bize kalsın yeter!")- Görüldüğü gibi ben tinden öngörüyü, sabrı, hüneri, riyayı, büyük özdenetimi ve mimicry¹ olan her şeyi anlıyorum. (Sonuncusu erdem denen şeyin büyük bir bölümünü içerir.)
Sayfa 67 - 1. (İng.) Benzerlik; taklit. (Y.N.)·Kitabı okudu
Alıntı
Pulchrum est paucorum hominum¹
Sayfa 55 - 1. (Lat.) Güzellik, azınlığa mahsustur. (Y.N.)·Kitabı okudu
Alıntı