Ruhum, dalgaları biteviye dövüşen deniz gibi mi olmalı,
Yoksa birbiriyle savaşan rüzgârların kasırgaya dönüştüğü gök gibi mi?
Kör bir zerreden ibaret bir insan olsaydım,
Sabreder, ruhumu bulurdum.
Kafasını yastığına koyar koymaz uykudan önce gelen o ilk fantastik uyuşukluk haline girmiş. Bu ruh halinde duyular bulanıklaşır ve yaşam azar azar çekilir; düşünceler tamamına ermez, duyularımızın bu son sarsıntıları bizi adeta bir rüya âlemine sokar.