Busygraphy

Busygraphy
@A12try
öğretmen
lisans
1997
40 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Fakat ruhunun derinliklerinde bir sancı saklıydı olduğundan farklı olma arzusu bu bir insanın kaderden yiyebileceği en büyük silledir olduğundan farklı olma arzusu katre yanan hiçbir arzu daha acı verici olamaz çünkü insan hayatı ancak kendi kendisi ve dünya için taşıdığı anlamla uzlaşarak katlanabilir nasılsa öyle olduğu gerçek ile Uzlaşlı ve bu bilece davranış için hayattan Övgü almayacağını kibirli egoist kel ya da göbekli olduğunu bildiği ve buna katlandığı zaman göğsüne madalya takılmayacağını bilmelidir hayır özgü ya da ödül almayacağını bilmelidirinsan katlanmak zorundadır işin sırrı budur kendi karakterine kendi tabanına katlanmak zorundadır çünkü ne tecrübe ne de kendi eksikliklerine şahsi menfaatlerine ve aç gözlülüğü üne dair içgörü bir şey değiştirir arzularınızın dünyada tam bir yankısı olmayışına katlanmak zorundayız sevdiklerimizin bizi sevmemesini ya da umduğumuz gibi sevmemesine katlanmak zorundayız insan ihanete sadakatsizliğe katlanmak zorundadır ve son olarak ki bu bütün görevlerin en zoru birisinin karakter ya da zeka yönünden kendisinden üstün olmasına da katlanmak zorunda.
Sayfa 72·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Peki bir dost doğru dürüst bir dost olmadığı için hata yaptığında onun karakterinden zayıf yanlarından şikayet etmeye hakkımız var mı insanın karşısındakini erdemlerisadakati istikrari için sevdiği bir dostluğun ne değeri var kendini feda eden sadık dost gibi sadakatsiz dostu da kabul etmek vazifemiz sayılmaz mı her insan ilişkisinin gerçek yüzü ötekinden hiçbir şey hiç ama hiçbir şey talep etmeyen ve beklemeyen bu özveri değil mi ve kendisi daha fazla verdikçe daha da az bekleyen peki ya ötekine gençlik yıllarının güvenini ardından bütün bir yetişkinlik dönemini fedakarlığını ve en sonunda bir insanın diğerine verebileceği en yüksek şeyi kayıtsız şartsız tutkulu kör bir güveni gösterip sonra da ötekinin sadakatsiz ve alçak olduğunu görürse isyan Edip intikam isteyebilir mi ve isyan Edip intikam çığlıkları atarsa bu aldatılmışlı terk edilmiş kişi gerçek bir dost sayılır mı?
Sayfa 60·Kitabı okudu
Yalnızlıkta vahşi orman kadar gizemlidir diye tekrarlıyor inatçı bir tavırla bir düzene göre yaşar ve günün birinde senin Malaylar gibi Amok koşucusu olur bir evi ünvanı mevki ve hiçbir şekilde şaşmayan bir yaşam şekli vardır ve bir gün bütün bunlardan koşarak kaçar elinde silahla ya da bazen silahsız ki bu ikincisi daha bile tehlikeli gözlerinde donuk bir bakışla koşarak dünyaya çıkar yol arkadaşları eski dostları ondan uzaklaşırlar büyük şehre gider kendine kadınlar satın alır etrafındaki her şeyi havaya uçar bela arar ve bulur fakat dediğim gibi en kötüsü bu da değildir belki koşarken bir yumrukla uyuz kuduz bir köpek gibi serilir belki duvara hayatın engellerine doğru koşar ve bütün kemiklerini kırar daha kötüsü insanın yalnız geçen yıllar boyunca ruhunda oluşan Buğalı bastırmasıdır ve hiçbir yere koşmaması kimseyi öldürmemesi o zaman ne yapar yaşar bekler düzeni korur bir keşiş gibi yaşar ama kutsal kitapsız dünyevi bir düzende bununla birlikte keşişin işi kolaydır çünkü inancı vardır ruhunu ve kaderini yalnızlığa teslim eden bir insansa inançlı olamaz sadece bekleyebilir onu yalnızlığa mahkum eden her şeyi kendisini bu duruma getirenlerle ya da getirenle bir kez daha konuşac günü ya da anı.
Sayfa 56·Kitabı okudu
Bu nasıl biri iktidardı ? kurulan her iktidarda neredeyse hissedilmeyen hafif bir küçümseme vardır üzerinde hakimiyet kurulana yönelik bir küçümseme bir insan ruhuna ancak o insanı tanıyarak anlayarak ve çok Ölçülü bir şekilde küçümseyerek hakim olunabilir.
Sayfa 35·Kitabı okudu
Ve insanlar Ukraynalılar almanlar Yahudiler Ruslar burada resmi makamlar tarafından bastırılan zapt edilen bir tür kargaşa içinde yaşıyorlardı şehirde loş ve havasız evlerde sürekli bir şey Malanıyor gibiydi bir ayaklanma ya da belki sadece zavallı geveze bir memnuniyetsizlik hatta bu bile değil bir kervan sanayi bunaltıcı temposu ve teyakkuz hali bu evlerde meydanlarda şehirdeki hayatın her noktasına hissediliyordu Yalnızca katedral kulesi geniş kemerlere ve bütün sükuneti ile sanki şehirde kesin ve tek bir kerede geri alınamaz mutlak ve nihai bir şey ilan edilmiş gibi süren bu bağış çağrıış yaygara ve fısıltıların üstünde kalıyordu.
Sayfa 26·Kitabı okudu