Uzun, akıl almayacak kadar uzun dakikaların ördüğü, o yıllar boyunca süren, her biri bir başkasına aitmiş sanılan yıllar boyunca süren zaman, yani harp, insanlardan ayrılamaz dedikleri taraflarından çoğunu silip süpürüp götürmüştü. Konuşmak yok, düşünmek, hatta düşünmek bile değil de, hatırlamak, ümit etmek, hayal kurmak, ümitsizliklerle ürpermek, can korkusundan donup kalmak vardı.