Fars edebiyatında okuduğum ilk kitaptı. Bana göre kitabın adı Yasemin değil de, Behzat olmalıydı. Tüm hikayelerin ortak noktası oydu çünkü. Kitabın konusuna gelirsek; Behzat isimli iyi niyetli, saf ve fakir gencin zengin, güzel bir genç kıza aşık olması ve aşkı için fedakarlı yaptığı bir sırada Hidayet bey ile tanışmasıyla olaylar başlıyor. Hidayet beyin hikayesiydi, Behzat ile Fernuş'un aşklarıydı, Behzat'ın en yakın arkadaşı Kave'nin boş muhabbetiydi derken kitabı 2 günde bitirdim. Kitabı okurken Kave'nin ağzına vurma ve Behzat'ı tutup silkme isteğim son sayfalara doğru yerini onlara sarılma isteğine dönüştü. Ayrıca kitap içerisinde o kadar acı aşk ve hayat hikayesi okudum ki, hiç mi mutlu son yok arkadaş dedirtti yani. Kelebek etkisi misali bir küçük dokunuş insanların hayatında dalgalar yaratıyor. Behzat, Fernuş, Kave, Feriba da bunların birkaçıydı.