📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Oğuz Atay’ın kendi hayatı gibi noktasız biten romanı…
Eylembilim’de, bir matematik profesörünün gözünden 12 Mart öncesi Türkiye anlatılıyor:
Kalem yerine silah tutan öğrenciler, kurşunlanan karşıt düşünceler, işgal edilen üniversiteler, ekseni bozuk eğitim çarkı, eylemler, eylemleri destekleyen ve eylemlere karşı çıkan öğretim üyeleri, bir yanda eylem bir yanda bilim…
Tamamlanamamış bu kısa romanında Oğuz Atay, tüm çıplaklığıyla bir kez daha kelimelerin ustası olarak karşımıza çıkıyor:
* “Yaşayışını tasarruf esası üzerine kurmuştur: Kelimelerini bile israftan çekinir.”
* “Kurnazlar arasında kaldık diye tembel tembel düşündüm.”
* “Bence insanlar bu yüzden anlaşamıyorlardı: Herkes başka dili konuşuyordu.”
* “Herkesle herkes gibi olmanın rahatlığına kapılırdım kolayca: …”
Ayrıca anlatılan dönem ile günümüzün benzerliği, Oğuz Atay’In toplumu derinlemesine analiz gücünü de ortaya koyuyor:
* “Devrimci ya da karşı devrimci -yani bir bakıma kendi açısından devrimci- çözümler, tutucu matematik formüllerini ezip geçmişti. Tek yol devrimdi, hayır İslâmdı, hayır milliyetçilikti. Kopya formüllerinde büyük bir uyum içinde sıraların üzerini süsleyen öğrenciler ülkenin kurtuluşuna çıkan yollar bakımından derin anlaşmazlıklar içindeydiler.”
* “Kötülükler yazılmazsa, insanlar bu kötülükleri duymazlardı, bu kötülükleri öğrenmezlerdi. Devlet Baba, sevgili çocuklarını ‘muzır cereyanlar’dan aynı titizlikle koruyordu. Yahu böyle şey olur muydu? Buna çocuklar gülerdi.”
* “… düşünceleri yüzünden kimse yargılanamaz. Bu, anayasal bir haktır.”
* “Kafamızda yaşadığımız olaylarsa, devlet adamlarının uykularını kaçırabilecek hayallerdi.”
Kitap, Oğuz Atay’ın yakın arkadaşı Altay Gündüz’ün Oğuz Atay’ı anlatan satırlarıyla bitiyor ve son sayfada, bir insanın hayatının noktasız son