"Onu artık sevmek istemiyor musun?" diye sordum ve ben so- ruyu sorar sormaz bakışlarının rengi değişti. "Ya da onu unutmak mı istiyorsun?"
Bardağını havaya kaldırıp sonuna kadar içti, sonra bir daha dol- durdu ve onu da içti. "Ben," dedi elinin tersiyle ağzını silerek. "Bartu Sarca, Lâl Sarca'yı unutacak, öyle mi?" Güldü ama ağlasa canımı daha az yakardı. "Ben onu isteyerek sevmedim ki Helin, istediğim zaman unutayım. Hem..." Yutkundu. "Onu sevmeyen bir Bartu'ya ben bile tahammül edemem. Düşünsene. Aklıma geldiği zaman kendimi iyi his- setmeme, hayata bağlanmama neden olacak bir Lâl olmayacak. Böyle bir hayat benim için cehenneme dönüşür."