Yazarligin zekâtını etrafta yazarım diye gezenlere versen de nasiplenseler be üstat!..
Bu kitap için ne desem ne söylesem onu açıklamaya yetmez.Aklınızı başınızdan alacak,kitabın içindeymiş hissi uyandıracak,sanki kitaptaki bir kahramanmissiniz da olayları siz yasiyormussunuz gibi gelecek; aşkın,nefretin,yanlış toplum düzeninin,emeğin,sevginin ilmek ilmek işlendiğini göreceğiniz mükemmel bir kitap.
Kitap ülkemizdeki hukuk düzeninin(!) ne kadar düzensiz olduğunu igneleyerek dile getirmiş.Ayrica dile gereken önemin verilmediğini,internetin iyi ve kötü yanlarının olabilecegini,gençlerin bu internetten nasıl kötü etkilenebilecegini,gençlerin ergenlik dönemindeki durumlarını,toplumun yargısız infazını,savaşın dünyayı ne hale getirdiğini,gerçek aşkın ne demek olduğunu,ne kadar kötü durumda olursak olalım silkelenip ayağa kalkabilecegimizi...Bunun gibi birçok alanda mesaj veren tüm dersler kitabı gibi bir şey olmuş açıkçası.
Kitap sizi asla sıkmayacak bir düzen içinde ilerliyor.Bircok yerinde derine inmeden tarihi bilgiler de veriyor.Ozellikle Struma gemisi eminim sizi de çok etkileyecek.Sadece kitabın ortasında bir otuz kırk sayfa aynı konu üzerinde gereksiz bir uzatma olduğu için o anda ufak bir bezginlik gelebilir ama o da nazar boncuğu olsun.
Konusuna gelecek olursak:İstanbul Üniversitesinde halkla ilişkiler bölümünde çalışan Maya Duran'ın üniversitede konuşma yapmak için gelen,yıllar önce İstanbul'da bulunup hayatının aşkını yaşayan ve son kez o aşkına veda için gelen profesör Maxilimian Wagner'e yardımcı olarak gorevlendirmesiyle başlayan olaylar Maya'nın profesör hakkında öğrendiği bilgilerden sonra aralarında bir dostluk başlar.Profesor için elinden geleni yapıp onu ölüm döşeğinde ziyaret eden ve huzura kavuşturan Maya'nın dostluğu ustalıkla anlatılmış.
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164,1bin okunma
Oohooo” dedi. “Buna gelene kadar ne haksızlıklar oluyor bu ülkede. Adam öldürenler serbest bırakılıyor, tecavüz edenler bir iki sene yatıp çıkıyor. Haksızlık mı ararsın! Bu seninki çok küçük bir olay. İnan bana.”