“Noksanlı kişi noksanını yalnız arar, garibliğini arar. Kalabalık giden kişi çabuk dağılır; sesli arayan seslerle çoğalacağını sanan tezce azalıyor yazık ki! Ben yolumca ,siz yolunuzca. Ben yolumda giderken sevgiyi çağırayım ,siz yolunuzda giderken çağırırsanız yolun sonuna varmadan arınmış oluruz. Sevginin arındırmayacağı ne vardır ki bu dünyada? Kalın sağlıcakla, sanırım yolunuz da aydınlanır ,daha çok aydınlanır…”
“Bir yanı dev aynası, bakınca özünü devimsi görüyorsun, işte bu dünyalı bakıştır. Çevirip öte yan yüzüne bakınca sen sensin ;sen kadarsın, ne isen osun. Bunu insanlar bilmiyor, aynı aynayı aynı Pazar yerinde ellerine alıyor iki yüzüne de bakıyorlar lâkin aynanın söyleyişini duymuyorlar, anlamıyorlar ayna dilinden. Aynanın sesini insanlara duyurmak gerek, çağırıya uyayım diyorum Abla.”
“Güzel öten hoş sesli kuşlar çok yaşamaz çabuk ölürler. Akbabalar ise yüzyılı aşkın bir zaman yaşarmış …neden? Güzel öten dinlendirir, dinlendirdikçe öter ,nefesi tez tükenir bu sebepten. Akbaba karnını doyurmaktan ötesini düşünmez ,leş yer.”
“Ay oğul Tanrı dan uzaklaşmak yiğidi üşütür” dedi.” Tanrıya sığınan kişi ısınan kişidir. Üşüyen kişi üşütür, ısınmış kişi ısıtır. Sen ısıtanlardan olacaksın inşallah”