Kuşku gelince huzur gidiyor, huzur gidince de gül dikene dönüyordu; dikenden medet umsan sana vereceği ancak acıdır.. kuşku ise dikenlerin en acımasızı..
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ödüllenenin ödüllendirme çabasını! Tabiat, özüyle birlikte yaradılmış olmayı bir ödül bilir, mevsim mevsim, her değişmesi o ödüle karşı bir teşekkür ediştir. Çiçeğin nazını düşün, kime? Ne için? Yaprağın niyazını düşün.. dalın tomurcuklanması, kuru çalının yeşermesi.. nedir bunlar? Herşey şükrediyor, her an şükrediyor; "
Oğuz Han gecikme korkusu içinde konuştu; sesi yeniden hastalık halsizliğinde çatallaşmıştı; gırtlağına takılıyor, dudaklardan dökülürken neredeyse kuruyordu: "Bir iken kırmak kolaydır; bir ok, tek başına, kolay kırılır. İkisi üçü bir araya gelince... gelirse bire göre çok daha zor kırılır; beşi onu birleşince kıramazsın! Kimse kıramaz, bükemez de kıramaz da. Halkı ok gibi düşüneceksin. Dağınık halkı herkes ezer; birleşince halkın kırılması zorlaşır.. kenetlenmiş ise dağıtamazsın bile, imkânsızdır! Senden istediğim.. hepinizden.. siz de sizden sonrakilerden aynını isteyeceksiniz; dağılmayın, parçalanmayın, birbiri nize kenetlenin. Suları bol, denizleri geniş topraklarda on ok kenetlenmesinde yerleşmesini bileni kimse kıramaz, yerinden oynatamaz! Bir, çabuk kırılır; iki direnebilir, üç, korkutur•• unutma!”