“Yalnız beşer olmakta birleşen insan,gâyede birbirinde ne kadar ayrı ve uzak,esâsen dünyânın bu çekişme naraları,bu cenk ve nizâ gürültüleri de hep o ayrılığın birer tezâhürü değil mi?
“Yol gönüldür,yolcu sensin.Bu yolu geçmek için nefs ferâgatından başka ne çâre?Geç…fakat cennete varmak için değil ,kopup geldiğin noktaya ulaşmak,asıl benliğini bulmak için geç!”
"Sen sarhoşluk dâvâsında bulundukça mest değilsin!
Mest o kimsedir ki ne söyleyecek sözü, ne de dinleyecek iktidârı vardır. Gören göz, işiten kulak mest olamaz. Mest olan, Sûr'un üflenmesinden bile kendine gelmez.
Ben göz gibi tek toz tânesine bile yer vermeyen bir yürek isterim.. tâ ki orada, kayıtsız ve şartsız saltanat süreyim. Gerçi ben her girdiğim mâmûrenin çatısını çökertirsem de onu yeniden kendi varlığımda kurarım. Ben her suâlin âşikâr cevâbı, her dudağı kuruyanın gizli rahmetiyiml. Her maksûdun yolun sonu bana ulaşır. Gelin, benim aşkım içkisinin sarhoşu olarak bana gelin!”