Atasözü deyiştir; "Cahil cesur olur" ifadesine tam anlamıyla uygun düşen bir manzara var ülkemde. Bir gerçeği görmeliyiz; cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır. Bunun içindir ki kompleks yumağı haline gelmiş bilgisiz, yetersiz, yeteneksiz, kin ve nefret destekli hırs manyağı muhterisler cesurdurlar...
Biat kültürünün esiri olmuş toplumlar, ya da tembel beyinli toplumlarda bireylerde şu kanı yaygındır; ‘O benim yerime düşünüyor’ ya da ‘büyüklerimiz iyisini bilir’ algılamalar nedeniyle başkasının kendi yerine düşündüğünü varsayarak kendisinin düşünmesine gerek olmadığı, hatta kendisine ‘hacet’ olmadığı fikri yaygınlaşır… Böylece beynini kullanmayan beyin tembeli düşünme fukarası bir toplum oluşur...
Düşünmeyen beyne siz ne kadar bilgi yüklerseniz yükleyin anlamı olmaz. Tıpkı kopi-pas yapmış olursunuz. Kopyaladığı bilgiler ise beyne yük olur, tıpkı taş taşıyormuş gibi olur. Beyin düşünmedikçe kopyaladığı bilgiler taş karda ağır ve yararsız kalır beyin için!
Okumayan beyin, hurafeye inanacağı için de zihnini, aklını, dimağını sınırlıyor.
Beyin gücü ya dedikodu ya renkli medya ya da sınırlı gazete sayfalarla kısıtlanıyor, okumayan beyin dimağına ihanet ediyor demektir!
Okuyan beyin bir merkez görevini üstlenir, vücudun tüm organlarını bu esasa göre yönlendirir… Dolayısıyla bedenin tüm organları, okuyucu olur beyinle birlikte! Bu, müthiş bir varsayımdır…