“Çünkü gerçekleşen tüm düşler ağızlara düşüp sakız olanlar değil, yürekte bir hazine gibi nazikçe tutulanlardır. Tıpkı zamanı gelince kozasından çıkan ,parlak ve alımlı kelebekler gibi…”
“Uykuya dalmak, tatlı bir meltem ve ferah ,ılık nefesler arasında çok sevdikleri birine sarılmak, onun kokusunu duymak gibi, doyulmaz bir lezzetti, sadece bebeklerin bilebildiği, büyürken unutulan güzelliklerden birisi….İnsanın dertsiz ,gamsız ve pişmanlıkların henüz oluşmadığı taptaze yüreğinin hafifliğine denk ,âdeta süzülürken titreşen bembeyaz bir kuş tüyünün yere inişi gibi renkli rüyalara düştüğü mutluluk tarlası…”