İnsanın yol haritasını çizen yaşadıklarıdır. Bazen yaşadığın bir ihanet ,bir kayıp, bir ölüm çukurların en derine düşmene sebep olduğu gibi, bazense en yüksek dağın zirvesine ulaştırır. İnsan yaşadıklarının yorumlamak suç ve suçluyu kendi içinde veya kendi dışında aradığı gibi, cezayı da kendine veya çevresine vermeyi seçer. Bu seçim yol haritasının rotalarıdır ve gidilecek yol dört yol kavşağındaki tercihe bağlıdır. Tercih ettiğimiz yol bizi belki bir gül bahçesine veya bir bataklığa götürecektir. Eğer elimizdeki pusula sağlam ve yol arkadaşın gönül ehli ise yolun dikenli, fırtınalı , dalgalı olmasının önemi yoktur mutlaka seni bir gülistana götürecektir. Eğer pusula bozuk ,yol arkadaşın menfaat ehli ise mutlaka gideceğin yer bataklıktır. Vicdan pusulasının bozulmamasına dikkat etmeli ,eğer vicdan pusulası kırılır, puslanır veya ibreyi şaşırtacak maddeler sarmışsa etrafını o zaman vicdan pusulası yanlışı gösterecek ve bizi pişman olacağımız ve dönülmez ufuklara götürecektir…
Turgut KARABACAK
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Eline ,beline diline sahip ol! olmalısın, olacaksın! Ne demek bu? Eline sahip olmak demek ne demek? Beline sahip olmak ne demek ve diline sahip olmak…ne demek?
Şudur: El.. ülke demektir. Bel, ise sınır demektir, hudut, dildiğimiz hudut demektir. Dil ise bildiğimiz Türkçe’dir, milletimizin dili! Yâni diyorum ki ay dost, ülkene, ülkenin sınırlarına ,ülkende senin milletinin konuştuğu dile…yâni şu güzel Türkçe’mize bizim dilimize sahip çık! Bunların üzerlerine titre, gözet bunları, koru ve güzelleştir ve geliştir ve yücelt! Bunların kıskancı olmalısın bir tek bunların kıskancı olmalısın kıskanacaksan bunları kıskanacaksın! Kıskanma bir tek bu konuda, bu üç meselede sevaptır ve haktır!”
“Türkçe güzel dildir, zengin dildir. Bir gün gelecek herkes Türkçe öğrenmeye can atacak! Oğuz Soyu birbirinden kopmamalı, konuştuğunu bir özel dil bellememeli .Türkçedir akan nehir, o nehiri denizlendirmeli, hepimiz o nehrin suyundan içmeliyiz!...”