Bir de yıldızları seyre dalıp ileriye dönük birtakım mucizevi vaatlerde bulunup umut simsarlığı yapan kâhinler vardır. Bunlar o kadar mahirdir ki sihirbazlar yanaşamaz yanlarına. Her daim şansları yaver giden bu tipler kendilerine inanacak gafiller bulmakta da bir o kadar mahirdir.
İşledikleri günahların affedileceği umuduyla işlenmedik halt bırakmayan bu zevat henüz dünyasını dahi değiştirmeden kendini cennette hisseder. Araf'ta geçirecekleri sürenin on yıllara, yıllara, aylara, günlere ve hatta saatlere dağılımını ince ince hesaplar bunlar.
Peki ya hakaret, onur kırma, rezalet ve paylama? Bunlar insana hissedildiği oranda acı verir, hissedilmiyorsa fena şeyler değildir. İsterse bütün halk insanı ıslıkla aşağılasın, o kendini alkışlamakla meşgulse ne zararı var bunun?
Sayfa 42 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu