Metropol yaşantısı çetin ve meşakkatliydi, insanı eziyordu, taşı da toprağı da altındır diyerek taşradan göçüp gelenler düş kırıklığına uğramış bir simyacı gibi anakentin varoşlarında yitip gidiyorlardı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Kitap okumuyorlar," diyerek yakındı.
"Tipik bir Türk burjuvası davranışıdır bu," dedi Suat Katran. "Niçin mi okumuyoruz? Bunun muhtelif nedenleri var. Her şeyden önce biz göçebelik ruhundan hâlâ daha arınabilmiş değiliz. Kitap göçebe çadırında okunmaz. Köyde de okunmaz. Kitap şehirde okunur. Medeniyet göstergesidir. Sonra yüzyıllardır cahil bırakılmış bir halkımız var. Bahane olarak kitap pahalıdır derler ama bunu söyleyen adamın cebinde Marlboro eksik olmaz. Sigaraya Allah'ın her günü yedi lira veren adam ayda bir kez olsun bir kitaba on lira vermeye erinir. Bütün gelişmiş toplumlarda kitap okuma oranı yüksektir. Bütün geri kalmış toplumlardaysa kitap okuma oranı çok düşüktür."
"Tûranlı kadınlar, kadim zamanlardan on üçüncü yüzyıla kadar Amazon ve Alp Savaşçı Kadın genetiğini Anadolu'ya kadar taşımış, son olarak burada Osmanlı Devletini kurarak tarih sahnesinden belki de şimdilik çekilmiş, ya da uykuya yatmıştır. Kim bilir!"
Necati Gültepe, Türk Kadın Tarihine Giriş