“İnsan bu demektir,” diye düşünüyordum. Acı duyduğu zaman, gerçek iri gözyaşları döken. sevinirken de sevincini, ince, metafizik eleklerden
geçirerek onu, boşuna harcamayan, sıcakkanlı ve sağlam kemikli insan.
Ölüm her an ölüyor, her an hayat gibi yeniden doğuyordu. Genç kızlarla delikanlılar, binlerce yıldan beri yeni dallanmış ağaçların; salkımsöğütlerin. çam ların, meşelerin, çınarların, kılıç dallı hurmaların altında hora teperler ve istekten yıpranmış yüzleriyle daha binlerce yıl tepeceklerdir. Yüzler toprağa dökülür, her yirmi yılda bir değişir, başkaları gelir. Ama haz tektir ve her zaman hora tepmek için, yirmi yaşındaki aynı ölümsüz âşık olarak kalacaktır.