NEBİYE SEVÜK – YAZGI
Selam nasılsınız? Okumalarınız nasıl gidiyor? Ben yazın gelişi işe birlikte kendimi sokaklara attım ve bol bol gezip güzel havanın tadını çıkarıyorum Gezerken yanımdan ayırmadığım, benimle birlikte her yere gelen kitabımı sizlerle tanıştırmak istiyorum.
Bazı kitaplar okunup rafa kaldırılıyor, bazıları ise bittikten sonra da insanın zihninde yaşamaya devam ediyor. Yazgı benim için ikinci gruba giren kitaplardan biri oldu.
Hatice, Reyhan ve Melis'in hikayelerini okurken aslında sadece üç kadının hayatını değil, kuşaktan kuşağa taşınan kaderi, kırgınlıkları, fedakarlıkları ve suskunlukları da okudum. Her karakterin ayrı bir hikayesi, ayrı bir yükü vardı. Özellikle karakterlerin kusurlarıyla, hatalarıyla ve gerçekçi yönleriyle ele alınmış olması onları daha da unutulmaz kıldı. Kendimi zaman zaman bir karaktere kızarken, birkaç sayfa sonra onu anlamaya çalışırken buldum
Yazar Nebiye Sevük'ün kalemini çok sevdim. Duyguyu okuyucuya derinden hissettirebilen bir anlatımı var. Sayfalar boyunca insanların içinde yaşadığı fırtınalara tanıklık ediyoruz. Bu da kitabı daha samimi ve etkili kılıyor. Kitap akıcı bir dille yazılmış olsa da bazı bölümlerde durup düşünme ihtiyacı hissettim. Çünkü anlatılanlar kurgu olmanın ötesinde, hayatın içinden şeylerdi
İki kız annesi olmam nedeniyle bu kitabı belki de farklı bir yerden okudum. Anne kız ilişkilerinin işlendiği bölümlerde sık sık durup düşündüm. Çocuklarımıza bıraktığımız şeylerin sadece maddi miras olmadığını, davranışlarımızın, suskunluklarımızın, korkularımızın ve sevgimizin de nesilden nesile aktarıldığını bir kez daha hissettim. Kızlarımı düşünerek okuduğum çok fazla satır oldu
Yazgı, kadınların arasında ki görünmez bağları anlatan bir romandı.Bazen alınan bir kararın, bazen söylenmeyen bir sözün yıllar