Mormoritanya

İyi geceler 1K
Peygamber Efendimiz muhataplarına dini öğretirken bedevisiyle medenîsiyle Cahiliyye zihniyetinin hüküm sürdüğü bir coğrafyada yaşadıklarını göz önünde bulunduruyor, onlara daima sabır ve merhametle, hoşgörüyle yaklaşıyordu. Nitekim Sülem Kabilesi’nden Muâviye b. el-Hakem, Medine’ye geldiğinde onunla yaşadığı bir hatırasını şöyle anlatmaktaydı: “Bir defasında Resûlullah (s.a.s.) ile birlikte namaz kılarken cemaatten biri aksırdı. Ben de namaz içinde, ‘Yerhamükâllah’ (Allah sana merhamet etsin!) dedim. İnsanlar bundan rahatsız olup bana ters ters baktılar. Ben, ‘Ne oldu yahu! Neden bana öyle bakıyorsunuz!’ dedim. Bunun üzerine elleriyle dizlerine vurmaya başladılar. Beni susturmak istediklerini anlayınca sustum. Resûlullah (s.a.s.) namazı bitirdi. Anam babam uğruna feda olsun! Ne ondan evvel ne de sonra daha güzel öğreten birini gördüm! Vallahi ne bana surat astı, ne vurdu ne de beni azarladı. Sadece şöyle dedi:‘Bu, namazdır. Namaz kılarken konuşulmaz. Namaz, tesbihtir, tekbirdir ve Kur’an okumaktır.’” (Müslim, Mesâcid, 33).
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Okuyunuz dostlar ..
İbrahim sûresi 42. ayette, “Sakın, Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! O sadece, onların işini bir güne erteliyor ki, o gün gözler dehşetten dışarı fırlamış“ buyurmaktadır. Ayette ifade edilen zalimler –kavram olarak– Hz. Peygamber zamanının müşriklerini içine aldığı gibi, müşriklerin dışındaki zulme bulaşan herkesi kapsamaktadır.##Bu sebeple bazı müfessirler bu ayetin mazlumlar için bir teselli, zalimler için bir tehdit ifade ettiğini söylemişlerdir. Allah Teala’nın, zalimleri yaptıklarından dolayı hemen cezalandırmayıp onlara mühlet vermesi, yani zaman tanıması zalimin yaptıklarından habersiz olduğu anlamına gelmez. Ayrıca bu zaman tanıma, Allah’ın zulme razı olduğu yahut zalimi cezalandırmaktan âciz kaldığı şeklinde de anlaşılmamalıdır. Bu, onlara tövbe etme imkânı tanımak, tövbe etmedikleri takdirde ahirette gereken cezayı vermek içindir.##Nitekim ayetler zalimlerin ahiretteki durumlarını tasvir etmekte ve oradaki cezanın daha şiddetli olacağını göstermektedir.
Hızlı değilsiniz ...! Sadece biz artık koşmuyoruz ..
Gençlere kulak verin ..!
Gençle sağlıklı iletişim kurmak isteyen bir yetişkin, söyledikleri önemsiz bile görünse onu dikkatle dinlemeli, sözünü kesmeden, eleştirmeden ona zaman ayırmalıdır. Kendisine kulak veren, fikirlerini önemseyen birinin olması, gencin kendisine güven duymasını ve kendisini dinleyen ile sıkı bağlar geliştirmesini sağlar. Bir seferinde gencin biri nefsine hâkim olamadığı için artık zina etmek istediğini söyler. Gencin, sıkıntı ve talebini duyan bazı sahabiler hemen onu susturmaya kalkışırlar. Ancak Resûlullah onlara müsaade etmez, genci yanına oturtur ve ona sırasıyla sormaya başlar: Bir başkasının kendi annesiyle, kızıyla, kız kardeşiyle, halasıyla ve teyzesiyle zina etmesine razı olacak mıdır? Genç her seferinde “Hayır” cevabını verir. Resûlullah da her seferinde diğer insanların da buna razı olmayacağını sakin bir dille anlatır. Nihayet bu niyetinden vazgeçtiğini söyleyen genç, Peygamber duasıyla şereflenir: “Allah’ım, bu gencin günahını bağışla, kalbini temizle, ırzını koru!” (İbn Hanbel, V, 257). Unutmamalıyız ki, problemlerini dinlemediğimiz gençler, bizim bulduğumuz çözümleri dinlemeyecektir.
İhanetin hakiki eleştirisi mezar taşlarına yazılır. Gelgelelim kendi acılarımız bizi başkalarının yalanlarından daha çok yanıltabilir. Aptallığın konsantrasyonu ve özeti, cezalandırma konusundaki ataklıkta ortaya çıkar.
Sayfa 113·Kitabı okudu