Ayşe

Söylediklerinize dikkat edin; düşünceleriniz olur. Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınız olur. Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınız olur. Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınız olur. Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerleriniz olur. Değerlerinize dikkat edin; karakteriniz olur. Karakterinize dikkat edin; KADERİNİZ olur. `Gandhi
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Cennetin Özlediği Yiğit!
...Ama böyle yiğitler, Efendimize(sav) lazımdı. Bu tavsiyeyi de Onun için yapmıştı. Ammar(ra) da Ona aşıktı. Onun için yaşamak istiyordu. Sonunda korktuğu başına geldi. Bir gün işkence altında Ebu Cehil'in dediklerini sadece diliyle istemeye istemeye tekrarlamak zorunda kaldı. Haber, ondan önce Efendimize(sav) ulaştı: -Ey Allah'ın Resûlü! Ammar dininden döndü! Efendimiz(sav), bu habere ilgi göstermedi: -Hayır! Ammar baştan ayağa imanla dolu. İman, onun etine kanına karışmıştır, buyurdu.¹¹⁷
Sayfa 185 - Timaş Yay., Salih Suruç, ¹¹⁷:Nesâî, Sünen, 8/111·Kitabı yarım bıraktı
İman
Cennetin Özlediği Yiğit!
Bir keresinde farklı bir işkence uygulamaya kalktılar. Ebu Cehil ve birkaç yandaşı, zırh gibi demirden bir yelek giydirdiler ona. Güneşin cehennem ateşini andıran sıcaklığı altında kumların üzerine yatırdılar. Saatlerce öylece bıraktıktan sonra yine: -Dininden hâlâ dönmeyecek misin Ammar, diye bağırdılar. Uğursuz yüzlerine bir süre anlamlı anlamlı bakıp önce. İmansızlıklarına mı acıyordu, yoksa "İnsan denen bu varlık nasıl böylesine zalim olabilir?" diye mi düşünüyordu, pek belli değildi. Sonra da yiğitçe: -Hayır, dinimden dönmektense ölümü tercih ederim. Bunu böyle bilin, diye haykırdı. •Ebu Cehil, "Muhammed(sav) bunlara nasıl bir iman aşılamış, nasıl bir güç vermiş, anlamak mümkün değil!"• dedi arkadaşlarına. Sonra da öfkesinden kudurmuşçasıma uzaklaştı oradan.
Sayfa 184 - Timaş Yay., Salih Suruç·Kitabı yarım bıraktı
İman
Hasedini Yenemeyen Ebu Cehil
Bir gün kendisine "Ebu Cehil! Muhammed(sav), senin Müslüman olmanı özellikle arzu ettiği halde ve sen Onun peygamber olduğunu bile bile neden iman etmiyorsun?" diye soruldu. Yüzünü buruşturup kaşlarını çattı. Derin bir iç çektikten sonra da şu cevabı verdi: "Biz ve Haşimoğulları (Peygamberimizin mensup olduğu kabile) şan ve şerefte yıllardır yarışır dururuz. Onlar halkı yedirip içirdiler. Biz de yedirdik, içirdik. Onlar insanlar arasında arabuluculuk yaptılar, biz de yaptık... Şimdi onlar, "Kendisine gökten vahiy gelen bir Peygamberimiz var." diyorlar. Biz, bunun dengini nereden bulup onlara yetişelim. Vallahi, hiçbir zaman Ona iman etmeyecek, Onu doğrulamayacağız!"¹¹⁰
Sayfa 176 - Timaş Yay., Salih Suruç, ¹¹⁰: İbnu Hişam, a.g.e., 1/338 ; Buharî a.g.e., 5/229 ; Tirmizî a.g.e., 11/304·Kitabı yarım bıraktı
Kitap Alıntısı