Hüseyin Hilmi bin Saîd hazretleri buyuruyorlar ki, “Bir hizmet ne kadar çile-liyse, o kadar uzun ömrlü olur. Meselâ, İslâmiyyet’in gelişi, yayılması, başdan
aşağı çiledir. Peygamber Efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm” İslâmiyyet’i teb-liğ ederken; Âdem aleyhisselâmdan kıyâmete kadar hiçbir Allah’ın kulu Onun
çekdiği acıyı, çileyi çekmemişdir ve çekmiyecekdir. Nitekim Efendimiz, “Benim
çekdiğim acı gibi hiçbir Peygamber acı çekmedi” buyurdular. Hâlbuki, Allahü teâlânın en sevdiği kulu idi. Öyle bir kul ki; bütün kâinât, yer, gök, her şey Onun hürmetine yaratılmışdı. İşte bu çile, Cenâb-ı Hakkın, O kulunu çok sevdiğinin alâmetidir. Çünki aşkda merhamet olmaz. İnsan sevdiğini üzer. Bu yolun sünne-ti, çile çekmekdir. Çilenin büyüğü küçüğü, hizmetin büyüklüğüne bağlıdır. Onun için İslâmiyyet, kıyâmete kadar bâkî kalacakdır.”