Tüm bunlar, sözünü etmeye bile değmeyecek,son derece aptalca bir nedenden dolayı ortaya çıkıyor; insan, her nerede ya da her kim olursa olsun, daima aklının ve çıkarının ona gösterdiği şekilde değil, canının istediği gibi hareket etmeyi sever. İnsan, kendi çıkarlarına ters düşen seçimler yapabilir, hatta bazen yapmalıdır da (benim kişisel görüşüm budur). Kişinin sınır tanımayan, özgür arzuları, ne kadar çılgınca olursa olsun o kaprisleri, bazen çılgınlık derecesine varan hayalleri... İşte daha önce ele aldığımız, hiçbir sınıflandırmaya girmediği için unutulan, bütün sistem ve kuramları delip geçen o en önemli ve avantajlı çıkar dediğimiz şey tam da budur.