"Ama burada hiçbiri yok. Sadece ben. Sensiz bir ben. Ve gözlerim hâlâ seni arıyor, çünkü onlar ölümü bilmiyor, sevgilim. Gözlerim, sensizliğe açılmayı bilmiyor. Bense bekliyorum. Son nefesi bekliyorum. Her ne kadar sensiz geçirdiğim her gün, kalbimin bileğini bir kez burksa da bekliyorum. Beklerken de bileniyorum."
Sana baktığımı. Bir kıtanın diğerine baktığı gibi, Aralarındaki okyanusa rağmen, aralarındaki okyanus sayesinde haberleşebilen iki kıta gibi. Kelimelerini dalgalara bindirip gönderen iki aşık kıta gibi. O dalgaların odamın sahiline vurması için günlerce beklediğimi hatırlıyorum. Tek bir kelimeni duymak için. Tek bir heceni...
"Kendini bıraktığın günü hatırlıyor musun, Yonina? Seni tutamadığım günü. Kollarıma değil de, kendini boşluğa bıraktığın günü. Ben hiç unutmadım, sevgilim. Çünkü o gün yırtıldı, zihnimdeki takvim. Sonra o yırtıktan geçti bütün zaman. O günden bu güne beni getiren zaman.''