Dil-i virânıma sermâye-i envârdır aşk,
Cân u ten mülkünü yandıran o nîrândır aşk.
Gonce-i sînem açıp bülbül-i âhım çağırır,
Gülşen-i rûhumu mest eyleyen efkârdır aşk.
Sanma kim heves-i fânî ile mest oldu gönül,
Levh-i takdîrde yazılmış o esrârdır aşk.
Bir nigâh eyledi ol çeşm-i siyâhım ki bana,
Mâsivâ perdesini yırtan o tîgârdır aşk.
Sûz-ı hicrân ile her dem yanar âvâre gönül,
Kül içinde yine gizlenen envârdır aşk.
Rûy-i yâr oldu bana âyine-i sırr-ı hakîkat,
Anda gördüm ki cihân içre ne vardır aşk.
Ben fakîr-i der-i yârım ne gamım var iki âlem,
Bana taht-ı dil içinde nice dîdârdır aşk.
Bir tebessümle harâb eyledi mülk-i sabrımı,
Şimdi gönlümde tüten bir nice dîvârdır aşk.
Gerçi bîkes ü perîşân bir abd-i hakîrim ben,
Taht-ı kalbimde beni eyleyen ikrârdır aşk.
Derdimi sorma tabîbâ ki devâsı yine derd,
Âşıka rahmet olup inen ihsârdır aşk.