Abdulhamit yiğit

Abdulhamit yiğit
@Abdulhamityigit2
Serbest
Lisans
Ankara
Ocak 2026 tarihinde katıldı
Dil-i virânıma sermâye-i envârdır aşk, Cân u ten mülkünü yandıran o nîrândır aşk. Gonce-i sînem açıp bülbül-i âhım çağırır, Gülşen-i rûhumu mest eyleyen efkârdır aşk. Sanma kim heves-i fânî ile mest oldu gönül, Levh-i takdîrde yazılmış o esrârdır aşk. Bir nigâh eyledi ol çeşm-i siyâhım ki bana, Mâsivâ perdesini yırtan o tîgârdır aşk. Sûz-ı hicrân ile her dem yanar âvâre gönül, Kül içinde yine gizlenen envârdır aşk. Rûy-i yâr oldu bana âyine-i sırr-ı hakîkat, Anda gördüm ki cihân içre ne vardır aşk. Ben fakîr-i der-i yârım ne gamım var iki âlem, Bana taht-ı dil içinde nice dîdârdır aşk. Bir tebessümle harâb eyledi mülk-i sabrımı, Şimdi gönlümde tüten bir nice dîvârdır aşk. Gerçi bîkes ü perîşân bir abd-i hakîrim ben, Taht-ı kalbimde beni eyleyen ikrârdır aşk. Derdimi sorma tabîbâ ki devâsı yine derd, Âşıka rahmet olup inen ihsârdır aşk.
Şiir
Reklam
Nâm ü nişânım fenâya teslim, cemâlin bâkîdir
Bezm-i elestte yazılmış bir hükm-i kadîm idim, Seyr ü sülûk zannıma düştüm, yol sandım kendimi. Ne ben var imiş ne yol, Yürüyen yalnız aşk-ı lâyezâl imiş. Vücûd vehmi bir hicâb-ı vahim idi, Ref‘ olunca ayân oldu cemâl. Fenâ ateşinde mahv oldum sandım, Meğer külümden doğan bekâ imiş visâl. Lisân kesildi, sükût nutka geldi, Secde mahall-i keşf ü sır oldu. Muhabbet dediğim o nisbî hâl, Mahbûbda fânî olmaktan ibaretmiş meğer. Âlem serâb-ı müsteâr, Ömür emanet-i meçhûl. “Geldim” demek edebe muhâlif düştü bana, Zîrâ ben ezelden mevcûd olan da‘vete icâbet edip Aslıma rücû eyleyen bir nefes imişim.
Şiir

Abdulhamit yiğit

, 1000Kitap'a katıldı.