The Mysteries Of The Honey Milk

The Mysteries Of The Honey Milk
@Abolish
ibrahim içimdeki putları devir elindeki baltayla kırılan putların yerine yenilerini koyan kim. güneş buzdan evimi yıktı koca buzlar düştü putların boyunları kırıldı ibrahim güneşi evime sokan kim. asma bahçelerinde dolaşan güzelleri buhtunnasır put yaptı ben ki zamansız bahçeleri kucakladım güzeller bende kaldı. ibrahim gönlümü put sanıp da kıran kim? - Asaf Hâlet Çelebi
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ne diyebilirim ki sana, varlığın sırları saklı senden benden; Bir düğüm ki ne sen çözebilirsin,ne ben. Bizimki perde arkasında dedikodu; Bir indi mi perde,ne sen kalırsın, ne ben. - Ömer Hayyam
Şiir
Bir Organ Nakli Gibi Sevmiştim Seni
"Bir organ nakli gibi sevmiştim seni;  Çürük gözlerine bağışlanan ellerim,  Yırtık dudaklarına bağışlanan şiirlerim. Darmadağın kadınların, darmadağın ettiği erkekler gibi, Sevmiştim seni. Çok eskitilmiş bir aşkın hatırlanması,  Sevgilinin resmi karşısında çocuksu bir iç kanaması, Aslında işin açıkçası; Rüzgârın fırtınaya dönüşmesi gibi, Hayatına yönelik bombalı bir saldırı gibi, Geriye çekilirken herkesi öldürmek gibi. Sevmiştim seni. Ruhum kan kaybederken nasıl tutarım seni şimdi deniz gibi,  Neticesi olmayan herhangi bir sebep gibi,  Ortalık yerde durup dururken, Sevmiştim seni. Atlara kalırsa çoktan kaybettik savaşı,  Mızraklar kırıldı, kalkanlar delindi, ganimetler paylaşıldı.  Kasaba meydanında birbirini dövmekten  Yorulan iki kovboy gibi,  Bir tabancanın namlusuyla tetiğiyle,  Kendisinden farklı,  Kendisinden ayrı,  Bir silahın şarjöründe tanışan iki soğuk mermi gibi,  Aynı bedene sıkılan iki el kurşun gibi,  Katille kurban arasında o birkaç saniyelik telaşla, Sevmiştim seni." -Küçük İskender
Macbeth
"Yapmakla olup bitseydi bu iş, Hemen yapardım, olup biterdi. Döktüğüm kanla akıp gitse her şey, Bir vuruşta sonuna varılsa işin, Bir anda bu dünyayı olsun kazanıversen, Zaman denizinin bir kumsalı olan bu dünyayı, Öbür dünyayı gözden çıkarır insan. Ama bu işlerin daha burada görülüyor hesabı. Verdiğimiz kanlı dersi alan, Gelip bize veriyor aldığı dersi. Doğruluğun şaşmaz eli bize sunuyor, İçine zehir döktüğümüz kupayı. Adam burada, iki katlı güvenlikte. Bir kere akrabası ve adamıyım; Ona kötülük etmemem için iki zorlu sebep. Sonra misafirim;  Değil kendim bıçaklamak, El bıçağına karşı korumam gerek onu. Üstelik bu Duncan, ne iyi yürekli bir insan, Ve ne bulunmaz bir kral. Her değeri ayrı bir İsrafil borusu olur, Lânet okumak için onu öldürene! Acımak yeni doğmuş bir çocuk olur, çırılçıplak, Kasırganın yelesine sarılmış, Ya da bir melek, görülmez atlarına binmiş göklerin, Ve gider dört bir yana haber verir, Bu yürekler acısı cinayeti, Göz yaşı savrulur esen yellerde. Sebep yok onu öldürmem için, Beni mahmuzlayan tek şey, kendi yükselme hırsım; O da bir atlayış atlıyor ki atın üstüne,
"Ölmek, uyumak sadece! Düşünün ki uyumakla yalnız Bitebilir bütün acıları yüreğin, Çektiği bütün kahırlar insanoğlunun. Uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü! Çünkü o ölüm uykularında, Sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından, Ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu. Bu düşüncedir uzun yaşamayı cehennem eden. Kim dayanabilir zamanın kırbacına? Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine, Sevgisinin kepaze edilmesine, Kanunların bu kadar yavaş Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine, Kötülere kul olmasına iyi insanın Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken? Kim ister bütün bunlara katlanmak Ağır bir hayatın altından inleyip terlemek, Ölümden sonraki bir şeyden korkmasa, O kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya Ürkütmese yüreğini? Bilmediğimiz belalara atılmaktansa Çektiklerine razı etmese insanı? Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi: Düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor Yürekten gelenin doğal rengini. Ve nice büyük, yiğitçe atılışlar Yollarını değiştirip bu yüzden, Bir iş, bir eylem olma gücünü yitiriyorlar." William Shakespeare - Hamlet