The Mysteries Of The Honey Milk

The Mysteries Of The Honey Milk
@Abolish
"Kimseyi değiştiremezsin hayatta. Ve kimse için de değişmemelisin. Kimliğini kaybettiğin an, yaşamını çöpe attın demektir. İstemediğin sürece, hiçbir şey için ödün vermeyeceksin. Çünkü gün gelir, verecek hiçbir şeyin kalmaz. Her şeyi sen istediğin için yapacaksın, Başkası senden istediği için değil. Ve sen, sen olarak kaldığın sürece senin yanında olanlar da mutlu olacaktır. Bırak hayatına eşlik etmek isteyenler gelsin seninle. Yolun bitimine kadar gelmeleri şart değil. Herkesin gidebileceği bir yol vardır. Sen yeter ki, yanında yer almayı bil. Ne sen kimse için mecburi istikametsin, Ne de bir başkası senin için. Seninle gelmek isteyenleri yanına al. Belki beraber daha çok şey katabilirsiniz bu hayata. Yanındaki seni mutlu ettiği sürece kalsın hayatında, zorlama kendini. Hayat rahat ve anlayışlı insanlarla. Ve hayat hak ettiği gibi yaşandığında güzel. Ve unutma; aynı dili konuşanlar değil, Aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilir."
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yalnızken mutlu olduğunda, kendi başına yaşayabildiğinde, bir ilişkiye girmek için içinde bir gereksinim duymazsın. Bu, ilişki kurmayacaksın anlamına gelmiyor. İlişki kurmak başka bir şey, ilişki içinde olmaksa oldukça başka bir şeydir. İlişki içinde olmak bir nevî tutsaklıktır, ilişki kurmak ise paylaşmaktır. Birçok insanla ilişki kuracaksın, birçok insanla neşeni ve sevincini paylaşacaksın ama belirli bir insana bağımlı olmayacaksın ve kimsenin de sana bağımlı olmasına izin vermeyeceksin. O zaman özgürlük içerisinde, neşe ve sevgi içerisinde yaşarsın.
Mutlu, mutsuz
Mutlu olmak için bir sürü faktörün bir araya gelmesi gerekir. Mutsuzluk için tek neden yeter.
Ana Oğul
"Dinç bakan bir çocuk, Ana baba acınma yatak yorgan toprak, Ve ezgilerden elini çekmiş, Şimdi gördüğün resim net, İşte siyah karanlık cife, Ve işte ciğerlerinin üstünden kalksın diye, Parmaklarını kaburgalarına takmış, Bir savaşçı nefes. Dağ ona söyledi arzum şudur: - Gömleğimde uyu, Yanağını tenime koy, Bir savaşçı uyuyor, Biri baskın, Biri şehitlik işinde. Toprak söyledi: Doldum Tenimde dur! Fakat, Ana bir yangın yeri, Dehşet içinde saçı dağınık, Oysa sevin, Acın kutlu, Kocan oğulların şehit, İşte getiriyorlar onu da anladın, Yaşamakta olan son oğlun, İsli dağların yamacında, Beşon evlik bir köyün kıraç tarlasında, Toprağı bellerken durup, Ağırlaşmış yüzünü, Bakışını, Çok uzaklardaki atlılara çevirdi ana
Özleyiş Türküsü
"Ruhum, rüyalarım, sevgim ve sesim, Şimdi bir özleyiş türküsü söyler Dinleyecek beni acep kaç mevsim Siyah bir kuş gibi böyle geceler. Saçların kimbilir hangi gündüzün Avucundan alıyor aydınlığını? Taşıyor mu hâlâ o süzgün yüzün, Yaseminlerimin beyazlığını. Ruhumda yeşeren hasretin kalbi Rüyalarda açan beyaz zambaklar. Saçların, gözlerin ve yüzün gibi Varsın gözlerime dolsun uzaklar."
Sayfa 53