Abonman

Abonman
31 okur puanı
Ocak 2023 tarihinde katıldı
MUTLU AŞK YOKTUR Hiçbir şey elinde değildir insanın: Ne gücü, ne güçsüzlüğü, ne de yüreği. Açtığını sansa da kollarını, gölgesi bir haçtır onun. Paramparça olur avucunda sımsıkı tuttuğu mutluluk. Bir garip, bir acılı boşluktur günleri. Mutlu aşk yoktur. Bir başka kader için giydirilmiş Silahsız askerlere benzer hayatı. Çaresiz, kararsız kaldıktan sonra akşamları, Neye yarar ki sabahları erkenden uyanmaları. Söyle bunları bir tanem, tut gözyaşlarını. Mutlu aşk yoktur. Güzelim, sevgilim, kanayan yaram benim. Yaralı bir kuş gibi taşırım yüreğimde seni. Ve onlar bakarlar bilmeksizin, geçerken biz, Tekrarlayıp ardımdan benim ördüğüm sözleri: Ve apansız ölürler iri gözlerin için Mutlu aşk yoktur. Vakit yok artık öğrenmeye hayatı. Ağlasın birlikte yüreklerimiz gün ışıyıncaya dek. Küçümencik bir şarkı için bile nice mutsuzluk gerek. Bir ürperişi bile nice pişmanlıkla ödemek. Bir ezgi için bile nice gözyaşları dökmek Mutlu aşk yoktur.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ayrılık ne biliyor musun? Ne araya yolların girmesi, ne kapanan kapılar, ne yıldız kayması gecede, ne ceplerde tren tarifesi, ne de turna katarı gökte. İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık! İpi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini, birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine. Ardında dünyalar ışıyan camlar dururken, duvarlara dalıp dalıp gitmesi. Türküsünü söylecek kimsesi kalmamak ayrılık. Saçına rüzgar, sesine ışık düşürememek kimsenin. Çiçekçilerden uzağa düşmesi insanın yolunun. Güneşin bir ceza gibi doğması dünyaya. İki adımdan biri insanın, sevincin kundakçısı, hüznün arması ayrılık. O küçük ölüm! Usta dokunuşlarla bizi büyük ölüme hazırlayan. Ayrılık, o köpüklü öpüşlerin ardından gidip ağzını yıkadığında başlamıştı. Ben bulutları gösterirken, ‘bulmacanın beş harfli yemek sorusuna’ yanıt aramanla halkalanmış, ‘Aşkın şarabının ağzını açtım, yar yüzünden içti murt bende kaldı’ türküsü tenimde düğümlenirken, odadan çıkışınla yolunu tutmuş, Dağlarda öldürülen çocukların fotoğraflarını bir kenara itip,
KARARTMA Kapılar tutulmuş neylersin Neylersin içerde kalmışız Yollar kesilmiş Şehir yenilmiş neylersin Açlıktır başlamış Elde silah kalmamış neylersin Neylersin karanlık bastırmış Sevişmezsin de neylersin. Paul Eluard
Bu Aşk Burada Biter Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider Bir hatıradır şimdi dalgın uyuyan şehir Solarken albümlerde çocuklar ve askerler Yüzün bir kır çiçeği gibi usulca söner Uyku ve unutkanlık gittikçe derinleşir Yan yana uzanırdık ve ıslaktı çimenler Ne kadar güzeldin sen! nasıl eşsiz bir yazdı! Bunu anlattılar hep, yani yiten bir aşkı Geçerek bu dünyadan bütün ölü şairler Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider. Ataol Behramoğlu
Bir gün gelir de unuturmuş insan En sevdiği hatıraları bile Bari sen her gece yorgun sesiyle Saat on ikiyi vurduğu zaman Beni unutma Çünkü ben her gece o saatlerde Seni yaşar ve seni düşünürüm Hayal içinde perişan yürürüm Sen de karanlığın sustuğu yerde Beni unutma O saatlerde serpilir gülüşün Bir avuç su gibi içime, ey yar Senin de başında o çılgın rüzgar Deli esiverirse bir gün Beni unutma Ben ayağımda çarık, elimde asa Senin için su yollara düşmüşüm Senelerce sonra sana dönüşüm Bir mahşer gününe de rastlasa Beni unutma Hala duruyorsa yeşil elbisen Onu bir gün benim için giy Saksıdaki pembe karanfilde çiğ Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen Beni unutma Büyük acılara tutuştuğum gün Çok uzaklarda da olsan yine gel Bu ölürcesine sevdiğine gel Ne olur Tanrıya kavuştuğum gün Beni unutma Ümit Yaşar Oğuzcan